Fransa Ulusal Meclisi milletvekili, La France Insoumise (Boyun Eğmeyen Fransa) üyesi ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Fransız delegasyonu üyesi Emmanuel Fernandes, Önder Apo üzerindeki 27 yıllık tecrit uygulamasına, Avrupa kurumlarının sorumluluğuna ve Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu. Fernandes, hem Fransız milletvekili hem de AKPM üyesi olarak cezaevi standartları konusunda sorumluluk taşıdıklarını belirterek, Önder Apo'nun tutukluluk koşullarının uluslararası normlara uygun olmadığını vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi olduğunu hatırlatan Fernandes, bu üyeliğin beraberinde uluslararası yükümlülükler getirdiğine dikkat çekti. Özellikle cezaevi koşulları konusunda Avrupa standartlarının bağlayıcı olduğunu ifade eden Fernandes, “Türkiye Avrupa Konseyi üyesidir ve özellikle cezaevi koşulları konusunda uluslararası standartlara uymakla yükümlüdür. Sayın Öcalan 27 yıldır hapiste ve son yıllarda hücre hapsinde tutulmaktadır. Avukatlarıyla düzenli görüşebilmesi, dış dünyayla iletişim kurabilmesi ve bu tecridin sona ermesi kesinlikle şarttır” dedi.
'CPT GÖREVİNİ YERİNE GETİRMELİ
Cezaevi koşullarını denetlemekle görevli kurumun Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) olduğunu hatırlatan Fernandes, Avrupa kurumlarının sorumluluğuna işaret ederek, “Bu koşulları garanti altına almakla görevli olan kurum CPT’dir. En azından cezaevi koşullarına saygı gösterilmelidir” ifadelerini kullandı. Avrupa Konseyi mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini belirten Fernandes, La France Insoumise ve Fransız Ulusal Meclisi adına konuştuğunu ifade ederek, Önder Apo'nun temel haklarının güvence altına alınmasını talep ettiklerini dile getirdi.
Fernandes, cezaevlerinde tecridin mutlaklaştırılmasının uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu vurgularken, iletişim ve savunma hakkının temel insan hakları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Avrupa kurumlarının, üye devletlerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetleme sorumluluğu bulunduğunu hatırlatan Fernandes, bu çerçevede somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
'KİNSANİ DURUM AĞIRLAŞTI'
AKPM üyesi Fernandes, 6 Ocak 2026’dan bu yana Rojava’ya yönelik süren saldırılara da değindi. Suriye Geçici Hükümetinin başındaki Colani’nin geçmişine dikkat çeken Fernandes, “Sayın Colani’nin, sahne adıyla El-Şara’nın nereden geldiğini ve cihatçı geçmişini biliyoruz. Son aylarda Kobanê'ye ve Rojava’ya yönelik saldırılarla gerçek doğası yeniden ortaya çıktı” dedi.
Rojava’ya yönelik saldırıların yalnızca askeri bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Fernandes, bölgede sivillerin hedef alındığını ve insani durumun ağırlaştığını ifade etti. La France Insoumise adına konuştuğunu belirten Fernandes, “Bu saldırılar derhal durdurulmalıdır. Kürt halkına tam desteğimi ifade ediyorum” sözleriyle dayanışma mesajı verdi.
'AB, ŞİDDETİ ORGANİZE EDEN GÜÇLERLE BAĞLARINI KOPARMALI'
Fernandes, Avrupa Birliği’nin ve Batılı devletlerin Suriye bağlamındaki tutumunu da sert sözlerle eleştirdi. Suriye rejimine bağlı gruplar tarafından gerçekleştirilen şiddet eylemlerine işaret eden Fernandes, Avrupa’nın bu güçlerle ilişkisini sürdürmesini kabul edilemez bulduğunu söyledi. “Avrupa Birliği, nüfusun fiziksel bütünlüğüne saygı göstermeyen ve bu suç eylemlerini organize eden ya da teşvik eden güçlerle bağlarını koparmalıdır” diyen Fernandes, Avrupa’nın insan hakları konusundaki ilkesel tutumunu fiili politikalarına yansıtması gerektiğini vurguladı.
Türk devletinin de bu süreçte rol oynadığına dikkat çeken Fernandes, “Sayın Erdoğan’ın da Sayın Colani ile çalışmakta çıkarı olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı. Bu durumun bölgedeki çatışma ve istikrarsızlığı derinleştirdiğini belirten Fernandes, Avrupa kurumlarının bu ilişkileri görmezden gelemeyeceğini söyledi.
'AMBARGO KALKMALI'
Fernandes, Batılı ülkelerin yalnızca söylem düzeyinde değil, somut ve etkili adımlar atması gerektiğini vurguladı. “Bu katliamlar sona ermeli. Bombalamalar durmalı. Su ve elektrik yeniden sağlanmalı. İnsani yardımın akışı garanti altına alınmalı. Ve nihayetinde Kürt halkının güvenliği sağlanmalıdır” diyen Fernandes, bölgedeki insani krizin derinleşmemesi için acil önlemler alınması çağrısında bulundu.
AKPM üyesi Emmanuel Fernandes’in değerlendirmeleri, hem Önder Apo üzerindeki 28 yıllık tecridin sona erdirilmesi hem de Rojava’ya yönelik saldırı ve ambargonun durdurulması konusunda Avrupa kurumlarının sorumluluğunun yeniden gündeme taşınması gerektiğini ortaya koydu. Fernandes’in açıklamaları, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği nezdinde insan hakları, uluslararası hukuk ve bölgesel istikrar başlıklarının daha güçlü biçimde ele alınması çağrısı olarak kayda geçti.