GÖRÜNTÜLÜ

Ramazan’da sofralar boş kaldı: Peynir ile zeytin veresiye alınıyor

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte alışverişe çıkan yurttaşlar, yüksek fiyatlar karşısında elleri boş dönüyor. Peynir ve zeytini dahi veresiye usulü alan yurttaşlar, "Aç yatıp aç kalkıyoruz" diyerek dar gelirli insanların daha da fakirleştiğini söyledi.

AMED YOKSULLUK

Türkiye'de yoksulluk ve ekonomik kriz derinleşmeye devam ederken, TÜİK'in enflasyon oranlarının gerilediğine dair verileri halk tarafından kabul görmüyor. Verilerde gerileme açıklanmasına rağmen, sokakta temel gıda ve ihtiyaçlara erişimde daha fazla zorluk yaşayan yurttaşlar, özellikle 2026 yılına yeni zamlarla girdi. Henüz asgari ücrete zam yapılmadan market ve pazar fiyatlarının artmasına tepki gösteren yurttaşlar, içinde bulunduğumuz Ramazan ayına dolapları boş bir şekilde girdi. En temel gıda ürünleri olan zeytin ve peyniri almakta zorlanan yurttaşlar, bu ürünleri veresiye ile almaya başladı.

Resmi verilere göre 2025’te yıllık enflasyon, TÜİK verilerine göre yaklaşık yüzde 30,9 seviyesine geriledi. Bu oran, önceki aylara kıyasla bir miktar düşüşe etse de fiyat artışlarının yüksek seyrini sürdürdüğünü gösteriyor. Özellikle gıda ve konut gibi temel harcamalar, fiyat artışlarında en büyük etkiye sahip olurken hane bütçelerini baskılamaya devam etti.

Yaşam maliyeti açısından ise 2025 yılı boyunca artış sürdü. Türk-İş verilerine göre 2025’in son aylarında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı yaklaşık 97–98 bin TL seviyelerine çıktı; açlık sınırı ise yaklaşık 29–30 bin TL civarında hesaplandı. Bu rakamlar, mevcut asgari ücretin birçok dar gelirli ailenin harcamalarını karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Amed’de hem şehir merkezinde yaşayanlar hem de köylerden gelen yurttaşlar peynir ve zeytin çarşılarına akın etti. Hem sahurun hem de iftarın vazgeçilmez iki ürünü olan peynir ve zeytini almak isteyen yurttaşlar, yüksek fiyatlarla karşılaştı.

Artan süt fiyatları nedeniyle hem satıcılar hem de alıcılar ekonomik olarak zorlanırken, esnaf, fiyatları düşürmelerine rağmen satış yapamadıklarını belirtti. Yurttaşlar ise artan pahalılık nedeniyle peynir ekmeğin dahi lüks haline geldiğine dikkat çekti.

'FİYATLARI DÜŞÜRMEMİZE RAĞMEN KİMSE BİR ŞEY ALAMIYOR'

Amed'in Sur ilçesinde bulunan Peynirciler Çarşısı’nda ajansımızın mikrofonlarına konuşan esnaf ve yurttaşlar, ekonomik zorluklarını anlatırken, derinleşen krizin durdurulması çağrısında bulundu.

Peynirciler Çarşısı’nda yirmi yıldır esnaflık yapan Davut Kaya, geçmiş yıllara oranla hem alım hem satım gücünün çok düştüğünü belirtti. İnsanların pahalı ya da ucuz bile ayırımı yapmaksızın ürün alamadığını söyleyen Kaya, şöyle konuştu: "Eskiden oruç öncesi 500 kilo peynir satarken şimdi 50 ile 60 kilo peyniri çok zor satıyoruz. Pahalılık nedeniyle ne biz ürün satabiliyoruz ne de insanlar alabiliyor. Bu Ramazan öncesinde fiyatları düşürdük ve zararına satış yaptık ama buna rağmen ürünleri satamadık. Neden? Çünkü insanlar alamıyor. Asgari ücretin hali ortada; insanlar maalesef hiçbir şey alamıyor. Eski yıllara oranla durum çok daha kötü. Her sene her sene fiyatlar artarken insanların dolabı daha da boşalıyor."

Davut Kaya, "Bu iki ürün eskiden en ucuz şeylerdi ama şimdi insanlar peynir dahi yiyemiyor. Bu Ramazan’da insanlar aç uyuyor, aç kalıyor desek yalan olmaz. Mecbur kalanlar gelip ya kredi kartıyla ya da borçla peynir alıyor. Bu durumda hem biz hem de alıcı zarardayız. İnsanların alım gücü artık yok, hiçbir şey kalmadı. Bu kriz bütün insanları perişan etti" diye konuştu.

'ELİMİZ BOŞ DÖNÜYORUZ'

Alışveriş için çarşıya geldiğini ancak eli boş bir şekilde eve döneceğini dile getiren Nure Ulaş ise, şunları söyledi: "Her şey çok pahalı. Biz köyden geliyoruz ve hiçbir şey almadan eve dönüyoruz. Eskiden durum daha iyiydi ama şimdi hiçbir şey alamıyoruz. Elinde parası olmayan aç kalıyor. Fakir insanın durumu zaten her daim aynıydı ama son yıllarda daha da fakirleşti.

Eskiden ekmek ve peynir alınabiliyordu ama şimdi o da alınamıyor. İnsanlar aç yatıp aç kalkıyor. Bu nereye kadar devam eder bilmiyoruz ama millet artık isyan bile etmiyor. Diyecek bir şey de kalmadı. İki zeytin ve peynir boğazımızdan geçmiyorsa, ona da bir şey denmez zaten."

'MİLLET VERESİYE PEYNİR ALIYOR'

Çarşıda bulunan elli yıllık esnaf Şeyhmus İlan da dükkanların bir bir kapandığını ve insanların maddi zorluk nedeniyle peyniri dahi borçla ya da kredi kartıyla aldığını söyledi.

Şeyhmus İlan, "Elli yıldır esnaflık yapıyorum. Kaç yıldır millet perişan; alım gücü hiç yok. İnsanlar gelip kartla peynir ve zeytin alıyor. Parası olan gelip alıyor ama olmayan fiyat sorup gidiyor. Parası olan da çok az. Sadece peynir değil, burada her şey pahalı. Kiralar, un, yağ ve su; her şey pahalı. Bu sürecin düzelmesi gerekiyor. İnsanların alım gücünün düzelmesi gerekiyor ki biz de satış yapalım. Eskiden torak 10 TL iken şimdi 100 TL’den satışını yapıyoruz. Bu krizden dolayı burada onlarca dükkan kapandı. Ne bizim ne de bu milletin halini soran kimse yok" dedi.