Sancaktepe 2 Temmuz İnisiyatifi: Sivas Katliamı'nın hesabını sormak direnişi büyütmekten geçer
Sivas Katliamı'nın 33. yıldönümünde, Madımak Oteli'nde diri diri yakılarak katledilen 33 aydın, İstanbul Sarıgazi'de düzenlenen kitlesel yürüyüşle anıldı.
Sivas Katliamı'nın 33. yıldönümünde, Madımak Oteli'nde diri diri yakılarak katledilen 33 aydın, İstanbul Sarıgazi'de düzenlenen kitlesel yürüyüşle anıldı.
Sancaktepe 2 Temmuz İnisiyatifi'nin düzenlediği anmada, katliamda hayatını kaybeden 33 aydının resimleri ile "Sivas Katliamı'nın 33. yılı, Unutmadık, Unutturmayacağız", "Halkların katili NATO defol" yazılı pankartlar taşındı. Anmada sık sık "Sivas unutma unutturma", "Sivas'ı yakanlar, AKP'yi kuranlar", "Sivas'ın hesabı sorulacak", "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek" sloganları atıldı.
Sivas Katliamı'nda ve demokrasi mücadelesinde hayatını kaybedenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada, Sancaktepe 2 Temmuz İnisiyatifi adına açıklama yapıldı. Açıklamada, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta, Madımak Oteli'nde 35 canın gerici zihniyet tarafından göz göre göre yakılarak katledildiği hatırlatıldı. Katliamın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen bu ateşin yüreklerde sönmediği, adaletin yerini bulmadığı vurgulanan açıklamada, "Katliamın 30. yılında dava için verilen zamanaşımı kararı, bu acıyı ve öfkeyi daha da harladı. Milyonlarca insanın gözü önünde gerçekleşen bu katliamın failleri gerçek anlamda ceza almadı. Ne belediye hoparlörlerinden 'Gazanız mübarek olsun' çağrıları yaptıranlar, ne saatlerce adım adım bu katliamı izleyen yetkililer ne de otelin dışındaki saldırganlara bir şey olmadığına sevinen dönemin iktidarı; tek bir yetkili bile hak ettiği cezayı almadı" denildi.
'SİVAS KATLİAMI KANLI ZİNCİRİN EN ACI HALKASIDIR!'
Bu katliam vahşetinin, toplumsal barışa ve bir arada yaşama iradesine yönelik açık bir saldırı olduğu kaydedilen açıklamada, "Bizler bu karanlığı çok iyi tanıyoruz. Madımak'ta yakılan ateş; Maraş'tan, Çorum'dan, 1 Mayıs 77'den ve Gazi Mahallesi'nden bağımsız değildir. Bu toprakların tarihi, egemenlerin tezgâhladığı kitlesel katliamlar ve cezasızlık zinciriyle doludur. Sivas Katliamı da bu kanlı zincirin en acı halkalarından biridir. Sivas Katliamı, halkların özgürlük ve varlık iradesine yapılan ilk saldırı değildir. Devletin tarihi katliamlarla dolu olduğu gibi, direnişlerle ve mücadelelerle de doludur. Alevilerin, Kürtlerin, Ermenilerin ve bu topraklarda yaşayan onlarca halkın kanıyla yazılmıştır tarihleri. Onların tarihi inkâr ve katliamdır. Ama biliyoruz ki yaşamak direnmektir; saldırıları korkularındandır. Korksunlar!" denildi.
'ONLARIN TARİHİ KATLİAM, BİZİM TARİHİMİZ İSE MÜCADELEDİR!'
Egemenlerin bastırmaya çalıştığı halkların, işçi ve emekçilerin her defasında yeniden ayağa kalktığının hatırlatıldığı açıklamada, bugün Ankara'ya yürüyen maden işçilerinin, hakları için açlık grevine giren öğretmenlerin, sokakları dolduran kadınların ve barikatları yıkan öğrencilerin iradesinin bunun açık göstergesi olduğu vurgulanarak, "Onların tarihi katliam, bizim tarihimiz ise mücadeledir" denildi.
Bugün Madımak'ı anmanın, katliamcı zihniyete karşı tavizsiz bir mücadele yürütmek anlamına da geldiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Laikliğin tasfiye edilmesi, toplumu cemaat ve tarikat karanlığına teslim etmektedir. Üstelik bu baskı mekanizmaları sadece geçmişte kalmamıştır; bugün de yerel yönetimlere yönelik kayyum operasyonlarıyla halkın demokratik iradesi gasp edilmektedir. İçerideki bu baskı rejimi ve gerici kuşatma, Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi ile coğrafyamızı kan gölüne çeviren emperyalist politikalardan bağımsız değildir. Dün katliamlara göz yuman işbirlikçi odaklar, bugün ülkemizi emperyalist savaş aygıtlarının üssü hâline getirmektedir. Yoldaşlarımızı, devrimcileri, demokratları tutuklayarak 'NATO Defol' sesini bastırmaya çalışmaktadırlar. Emeğine sahip çıkan işçiler, emperyalizme silah üretmeyi reddeden üniversiteliler, MESEM'lerde katledilmek istemeyen liseliler, özgür bir yaşamı inşa etmekte ısrarcı olan kadınlar, doğasına sahip çıkan köylüler, çevreciler ve ekonomik krizin yükü altında ezilmek istemeyen herkes; halkların katili NATO'ya 'Defol!' demelidir."
Sivas Katliamı'nın hesabını sormanın direnişi büyütmekten geçtiğinin altının çizildiği açıklamada, "Bizler bu toprakların ilericileri, devrimcileri ve ülkemizin demokratik geleceğine inanan kurumları olarak buradayız. Tarihimizdeki tüm katliamlarla gerçek bir yüzleşme sağlanana, cezasızlık politikalarına son verilene, tavizsiz bir laiklik ve adalet inşa edilene kadar bir arada olmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz 35 canımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Onların sönmeyen meşalesi yürüyüşümüze ışık tutmaya devam edecek!" denildi.