Sancar: Suriye’deki uzlaşıda Abdullah Öcalan en temel aktör
DEM Partili Mithat Sancar, QSD ile Şam arasında varılan “kritik” anlaşmanın sağlanmasında Önder Apo’nun diyalog ve müzakere zemininde önemli bir rol oynadığını belirtti.
DEM Partili Mithat Sancar, QSD ile Şam arasında varılan “kritik” anlaşmanın sağlanmasında Önder Apo’nun diyalog ve müzakere zemininde önemli bir rol oynadığını belirtti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) "Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı" sırasında basına konuştu.
QSD ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmaya dikkat çeken Sancar, ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin çatışmadan diyaloğa geçiş açısından önemli bir eşik olduğunu kaydetti.
Sancar, “Ateşkesi süreli olmaktan çıkarmak üzere bir anlaşma önemlidir. Bu tür anlaşmalar uzlaşmayla sağlanır. Uzlaşma, tarafların karşılıklı tavizleriyle mümkündür; bir tarafın tüm taleplerinin dayatıldığı bir duruma uzlaşma denemez” dedi.
TEMEL AKTÖRLERDEN BİRİ
Bu uzlaşıda Önder Apo’nun rolüne özel vurgu yapan Sancar, “Suriye’de gelinen noktada çatışmanın derinleşmesini önleyen bir uzlaşma var ve bu süreçte Abdullah Öcalan’ın ciddi bir rolü oldu. Diyalog ve müzakere ile bir yol bulunması için büyük çaba harcadı” diye belirtti.
Sancar, Önder Apo’nun çözüm gücü ve pratik katkısının bilindiğini ifade derken, “Bu süreçte Öcalan çok önemli, hatta temel aktörlerden biridir. Suriye’deki çözümde katkısı da son derece önemlidir” diye ekledi.
‘ZAFER’ VE ‘YENİLGİ’ KAVRAMLARI BAŞLI BAŞINA YANLIŞTIR
Ağır yaralar açmış sorunlarda zafer ve yenilgi kavramlarının başlı başına yanlış olduğunu söyleyen Sancar, ortaya çıkan metnin farklı kesimler tarafından eksik ya da fazla bulunabileceğini, buna rağmen asgari zeminin çatışmadan müzakereye geçiş açısından değerli olduğunu ifade etti.
Sancar, şöyle konuştu: “Bu metni ‘kim kazandı, kim kaybetti’ diliyle değerlendirmek kimseye fayda sağlamaz. Böyle ağır yaralar açmış sorunlarda zafer ve yenilgi kavramları başlı başına yanlıştır. Sürecin önemini ‘silahtan konuşmaya, siperden masaya geçiş' olarak tanımlayarak, bunun ciddiyetle ele alınması gerek. Bundan sonraki sürecin Kürtlerin hakları, diğer halkların güvenliği ve Suriye’de kalıcı güven ortamının nasıl kurulacağıyla şekillenecek. Bu ancak konuşarak ve müzakereyle mümkün olabilir."
MEDYA VE SİYASİ AKTÖRLERİN NEFRET SÖYLEMİ
Sancar, Türkiye’deki siyasi açıklamaların Kürtlerde güven kırılması yarattığı yönündeki değerlendirmelere işaret ederek, çatışma dili ve nefret söyleminin incinmelere yol açtığı tepkisinde bulundu. Sancar, medya ve siyasal aktörlerin bu süreçte özel sorumluluğu olduğunu belirtti.
İmralı ziyaretlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Sancar, bu ziyaretlerin ortalama ayda bir yapıldığını ve ihtiyaç halinde daha sık olabildiğini söyledi.
Ancak önümüzdeki hafta için planlanmış bir ziyaret olmadığını sözlerine ekleyen Sancar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme konusunun da gündemlerinde olduğunu belirtirken, henüz resmi bir randevu talebinde bulunulmadığını söyledi.