Sarıtaş: Abdullah Öcalan stratejik yaklaşıyor, devlet plan sunmalı

Mehmet Zahir Sarıtaş, Önder Apo’nun kalıcı barış için stratejik bir çözüm planına sahip olduğunu belirterek, bu sürecin sonuçlanması için devletin demokratik müzakere ve yasal güvencelerle karşılık vermesinin hayati önemde olduğunu vurguladı.

MEHMET ZAHİR SARITAŞ

Siyaset bilimci Mehmet Zahir Sarıtaş, birinci yılını geride bırakan "Barış ve Demokratik Toplum" sürecini ANF’ye değerlendirdi. Meclis komisyonunun hazırladığı raporu ve bölgedeki güncel gelişmeleri analiz eden Sarıtaş, çözüm sürecinin başarısı için devletin geleneksel güvenlikçi politikalardan uzaklaşması gerektiğini belirtti. Kalıcı bir barış için somut ve şeffaf bir demokratik yol haritasının kamuoyuyla paylaşılmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

‘RAPOR, BEKLENTİLERİ KARŞILAMAKTAN UZAK’

Meclis komisyonu tarafından açıklanan tavsiye raporunu değerlendiren Sarıtaş, metnin Kürt meselesinin çözümünden ziyade "terörsüz Türkiye" odağıyla ve güvenlikçi bir referansla hazırlandığını söyledi. Bir yılını tamamlayan sürecin ardından yayımlanan raporun kamuoyunda farklı düzeylerde tartışıldığını belirten Sarıtaş, devletin tek taraflı hassasiyetlerinin dikkate alındığını, Kürtlerin hassasiyetleri ve çözüm beklentilerinin ise görmezden gelindiğini ifade etti.

Sarıtaş, şöyle devam etti: “Bu yaklaşım, Kürtler açısından sürece dair güveni zayıflatmaktadır. Devletin, silahlı mücadeleyi ve çatışma ortamını ortadan kaldırmayı hedefleyip Kürt meselesinin çözümüne dair belirli bir çerçeve ortaya koymamış olması, Kürtler açısından beklentileri karşılayacak bir noktada olmadığı şeklinde algılanmaktadır. Ancak bu olumsuz yaklaşıma rağmen sürecin sürdürülmesi ve demokratik müzakerelerin başlayabileceğine dair önemsenmesi gereken bir boyut da var. Yani devletin süreci sürdürme konusundaki kararlılığı olarak görülebilir.

Hazırlanan rapor çerçevesinde çıkarılacak yasalar ve düzenlemeler boyutuyla Meclis’te nelerin yapılacağına dair net bir belirti yok; daha çok bir belirsizlik söz konusu. Bu açıdan, ilk aşamada atılabilecek adımlar olarak; PKK üyelerinin geri dönüşüne ve toplumsal yaşama dahil olmasına ilişkin özel bir yasanın çıkarılması, Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması, kayyım uygulamalarının sonlandırılarak görevlerine iadelerin yapılması, siyasi tutsaklara dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, Terörle Mücadele Kanunu ile ceza infaz yasasında düzenlemelere gidilmesi gerekiyor.

Bu adımlar atıldığında, Kürt meselesinin hem devlet hem de Kürtler açısından baskı ve şiddet zemininden çıktığı, normalleşmenin sağlandığı bir aşamaya geçileceğini söyleyebiliriz. Bu konuda Öcalan ve PKK gerekli adımları attı (PKK’nin fesih kararı, silahların imha edilmesi vb.), devletin atacağı adımlar ise beklenmektedir. Bu da sürecin birinci aşamasının tamamlanması anlamına gelecektir.”

‘ÇÖZÜME DAİR ÇERÇEVE AÇIK VE ANLAŞILIR OLMALI’

Mehmet Zahir Sarıtaş, PKK’nin silahların imhası ve fesih gibi kritik adımları attığını belirterek gözlerin devletin atacağı adımlara çevrildiğini hatırlattı. Önder Apo’nun 27 Şubat açıklamasındaki ‘demokratik entegrasyon’ vurgusuna dikkat çeken Sarıtaş, şunları söyledi: “Sayın Öcalan’ın son 27 Şubat açıklaması, genel çerçevesiyle ele alındığında, Kürt meselesinin çözümüne dair yaklaşımı, yöntemi ve atılacak adımlara işaret ediyor. Hem barış ve demokratik toplum çağrısı hem de son 27 Şubat açıklamasına baktığımızda, Öcalan’ın sürece stratejik yaklaştığını ve bu yaklaşıma uygun stratejik bir plan ve program ortaya koyduğunu görmekteyiz. Ancak devlet hem stratejik bakmıyor hem de çerçevesini belirlediği stratejik bir plan ve programa sahip değil. Bu durum sürece dönük güveni zedeliyor. Bunu ortadan kaldırmak için devlet de bir plan ve program ortaya koymalıdır.

Öcalan, stratejik çözüm perspektifini en açık haliyle son 27 Şubat açıklamasında; demokratik toplum ve demokratik cumhuriyeti, demokratik siyaset, demokratik müzakere ve demokratik entegrasyon yöntemleriyle, özgürlükleri esas alan yasal ve hukuki güvenceler temelinde inşa etmek olarak ortaya koydu. Süreç açısından çözüme dair çerçevenin açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya konulmasının ayrıca önemli olduğunu belirtmek gerekir.”