Temelli: Demokratik entegrasyon düzenlemeleri yapılmalı
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Demokratik entegrasyon yasaları konusunda adımlar atılmadığı sürece diğerler konulardaki adımlar eksik kalır” dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Demokratik entegrasyon yasaları konusunda adımlar atılmadığı sürece diğerler konulardaki adımlar eksik kalır” dedi.
Güçlü, sağlıklı adımlar atılır, barış konusunda demokratik entegrasyon yasalarıyla yol kat edilebilirse diğer konularda belli bir planlamanın gündeme geleceğini belirten DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, genel bir af beklentisi olmadığını ama MHP ve diğer bazı grupların “infazda eşitlik” üzerinden çalıştığı bir düzenlemeyi bildiklerini paylaştı.
ANF’ye konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “kemikleşmiş zihniyetler” ve çözüm karşıtı yaklaşımların varlığının sürecin zorluğunu gösterdiğini söyledi.
Sezai Temelli ayrıca PKK’nin silah bırakma kararı ve 11 Temmuz'daki "silah yakma töreni" sonrasında komisyonun kurulmasını Türkiye için önemli bir adım olarak değerlendirdi: “Çok önemli bir süreç yaşanıyor. Aslında bunun ne kadar önemli olduğunun belki de en fazla farkında olan yapı DEM Parti olarak biziz. O yüzden tam da bu ciddiyet ve sorumlulukla yaklaşıyoruz sürece. Çünkü Sayın Öcalan’ın 27 Şubat'ta yapmış olduğu açıklama hem tarihi bir açıklama hem de değişim, dönüşüm dediğimiz o adımın atıldığı andır. Biz buna olanca gücümüzle sahip çıkarak bunun gereğinin nasıl olması gerektiği konusunda çalışıyoruz. Tabii ki çok kolay bir süreç değil, kemikleşmiş zihniyetler, Kürt meselesinin adeta çözümsüz kalmasına angaje olmuş akıllar söz konusu. Bunları değiştirip dönüştürmenin zaman alacağının da farkındayız; ama bütün bunlara rağmen büyük bir çabanın içindeyiz.”
MECLİS’İN AÇIK OLMASIYLA YASAL DÜZENLEMELER YAPILSIN
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, komisyonun 7. toplantısını yapıyor olması ve görüşmeler yürütmesini önemli bulmakla birlikte, yine de bunların da tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Ayrıca DEM Parti olarak komisyonun çok daha konsantre, meselesine odaklanmış ve hızlı bir ritimde çalışmasını istediklerini belirtti. Komisyonun 15 Eylül’e kadar istişareler yerine, hukuki güvenceler, hukuki ve siyasi haklar konusunda taslak çalışmalarına ve kanun teklifi hazırlıklarına bir an önce başlanması gerektiği belirten Temelli, bu çalışmaların Ekim’de Meclis açıldığında yasal süreçlere dönüşebilmesi gerektiğini ifade etti. Temelli, şunları söyledi: “Özellikle de PKK'nin silah bırakma konusundaki kongre kararı ve sonrasında 11 Temmuz'daki silah yakma töreniyle vermiş olduğu o güçlü mesajdan sonra Türkiye'de belki de en önemli adımlardan biri, bu komisyonun kurulması oldu. Bu bizi sevindirdi, çünkü en başından beri bu konuda ısrarcıydık, nihayet artık komisyon hayata geçti. Bugün itibarıyla yedinci toplantısını yapıyor, görüşmeler yapıyor, bunlar önemli ama tek başına yeterli değil. Önemli olduğu kadar yetersizlikleri de içinde barındırıyor. Çünkü hem beklentiler hem sürecin hassasiyeti hem bütün gelişmelere baktığımızda biz bu komisyonun, çok daha konsantre olmuş, çok daha meselesine odaklanmış ve deyim yerindeyse ritmini yakalamış bir komisyon çalışması olarak yol almasını istiyoruz. Çabamız bu yönde. Tabii ki görüşmeler yapacak, tabii ki çeşitli istişarelerde bulunacak ama esas meselesine odaklanan bir çalışmayı da bir an önce gündemine alıp yol alması gerekir. Bu açıdan baktığımızda komisyona dair bu görüşlerimizi hem Komisyon Başkanı'na hem komisyonun diğer üyelerine hem de siyasetteki bütün birleşenlere sıklıkla iletiyoruz. Özellikle hukuki zemine yönelik hukuki güvenceler, hukuki ve siyasi haklar konusunda taslak ve kanun teklifi çalışmalarına bir an önce girmeli, bir an önce bu konuda yol alınmalı ki, Ekim’de Meclis açıldığında gündemi bu olmalı. Meclis böylelikle öncelikli olarak komisyondan gelen çalışmaların yasallaşmasına odaklanabilmeli.”
AF DEĞİL, İNFAZ DÜZENLEMESİ
Kulislere yansıyan af ya da kısmi af tartışmalarına dair de sorumuzu yanıtlayan Temelli, genel bir af beklentisi olmadığını söyledi. MHP ve diğer bazı grupların “infazda eşitlik” üzerinden çalıştığı bir düzenlemeyi bildiklerini paylaşan Temelli, bunun ise teknik olarak af değil, infaz düzenlemesi olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Temelli, bu anlamda esas odak noktasının ise silah bırakanlar ve çatışmalı dönem mağduriyetleri sonucu yargılananlar için “demokratik entegrasyon yasaları” olması gerektiğini vurguladı.
Temelli, “Bir genel af söz konusu değil. Bir kere bu kafa karışıklığına son vermek gerekiyor. Özellikle MHP’nin ve diğer bazı grupların infaz konusundaki çalışmaları olduğunu biliyoruz. Bunlar 'infazda eşitlik’ üzerinden bir çalışma olacak. Tabii infazda eşitlik üzerinden yapılacak çalışmalar ya da infaz kanununda yapılacak çalışmaların bazı söylentilere göre önemli bir etkisi de olacak. 150 binden fazla insanı da etkileyecek. Buna kısmi af diyebiliriz ama teknik ve jargon olarak bu bir infaz düzenlemesi” dedi.
HUKUKİ ZEMİN OLMADAN İLERLEMEZ
Esas odaklandıkları noktanın, hem silah bırakanlar hem de bugüne kadar bu çatışmalı dönemin yarattığı mağduriyetler sonucu yargılananlar konusunda neler yapılacağı olduğunu dile getiren Temelli, şunları dile getirdi: “Bu tabii ki ister istemez demokratik entegrasyon yasaları dediğimiz konu kapsamında ele aldığımız bir mesele. Eğer siz bu konularda sağlıklı adımlar atmazsanız, bu meselenin hukuki zeminde çözümüne dair gerekli çalışmalar yapmazsanız, diğer çalışmaları yapma olanağınız yok. En geniş demokratikleşme perspektifinden en geniş hukuk devleti tartışmalarına kadar birçok konu gündeme geliyor komisyon vasıtasıyla. Bu komisyon çerçevesinde konuşuluyor, dile getiriliyor. Tamam, bu çok güzel fakat demokratik entegrasyon yasaları dediğimiz meselede adımlar atılmadığı sürece diğerleri konusunda adım atılma olanağı yok, eksik kalır. Tam tersine bu konuda güçlü, sağlıklı adımlar atılır, barış konusunda demokratik entegrasyon yasalarıyla yol kat edilebilirse diğer konularda belli bir planlama tabii ki gündeme gelecektir.”
DIŞ POLİTİKADAN KÜRT SORUNUNA BAKIŞ
Türkiye'nin dış politikasının hala “hatalı yöntemlerde ısrar ettiği” ve bunun sorunlara yol açtığını ifade eden Temelli, Suriye'nin demokratik çözümünün Türkiye ile yaşananlarla çok önemli bir ilişkisi olduğunu, Türkiye'deki olumlu gelişmelerin Suriye'nin demokratikleşmesine de katkı sağlayacağını vurguladı.
Türkiye'nin politikasını güncellemesi gerektiğini, aksi halde bekleyiş halinin devam edeceği ve geçmiş senaryolarla yol kat edilemeyeceğini de belirten Temelli, şunları ifade etti: “Hem iktidar hem muhalefet 100 yıllık tarihsel öyküsünde ya da son 10 yıllık geçmişinde, hangi ölçeklere bakarsanız bakın dış politika konusunda, Kürt sorunu gerçekliğine sahici bir yerden bakmayı maalesef başaramamıştır. Dolayısıyla Ortadoğu'daki topyekun gelişmeler Kürt sorununun çözümüyle doğrudan ilişkilenir. Parçalı ele almanız çok da mümkün değil. Tabii ki her ülkenin ve toplumun kendi öncelikleri vardır ama Kürt meselesi bütün meselelerin ortak kesenidir. Türkiye'nin bu konudaki yaklaşımı çarpık bir yaklaşımdır. Kürt meselesinde demokratik çözüm bütünlüklü ele alınmadığı sürece sağlıklı gelişmeler beklemek çok mümkün değil. Bunu geçmiş deneyimlerimizden de çıkarmamız mümkün. Suriye'nin demokratik çözümüyle Türkiye ile yaşananların ilişkisi çok önemli. Pekâlâ tersi de mümkündür, Türkiye'deki sürece dair olumlu gelişmeler Suriye'nin demokratikleşmesine de katkı yapacaktır.
DIŞ POLİTİKADA ESKİDE ISRAR
Gelin görün ki Türk dış politikası meseleyi hala bu denklem üzerinden okumak yerine geçmişteki o hatalı yönteminde ısrar ediyor. Bu ısrarın neticesinde de bugün yaşadığımız sorunları yaşamak zorunda kalıyoruz. Türkiye özellikle son bir yıldaki gelişmeleri doğru yerden ele alıp değerlendirebilirse politikasını bu anlamda güncelleyebilirse hem Türkiye hem de Suriye açısından önümüzdeki dönem gelişmeleri ivme kazanacaktır. Aksi halde bu bekleyiş hali devam edecektir. Bugün artık geçmiş senaryolarla yol kat edilemeyeceğini herkes biliyor. Sadece bu konudaki ısrar toplumlara, halklara zaman kaybettiren bir neticeden başka bir şey doğurmuyor.”