Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 aydın, yazar ve sanatçıyı anarak başlayan Temelli, Türkiye’de birçok Alevi katliamının yaşandığını belirtti. Madımak’ın bunların en acı örneklerinden biri olduğunu söyleyen Temelli, “33 insan acımasızca katledildi. Kendilerini bir kez daha saygıyla anıyorum. Bu katliamların bir daha yaşanmaması için hakikatle yüzleşilmeli, sorumlular ve arkasındaki güçler açığa çıkarılarak yargılanmalıydı. Ancak ne yazık ki bu katliam da diğerleri gibi adeta örtbas edildi. Sanıklar serbest bırakıldı. Dün de bu nedenle Meclis’e bir araştırma önergesi sunduk. Amacımız hem toplumsal hafızayı canlı tutmak hem de ihmal edilen yargı sürecinin yeniden işletilmesini sağlamaktır” diye konuştu.
DİĞER PARTİLERE TEPKİ
Araştırma önergesine diğer partilerin yaklaşımını eleştiren Temelli, “Bu tutum bizi derinden üzdü. Diğer partilerin duyarsızlığı yaralayıcı olmuştur. İsmini vermeyeceğim bir partinin sözcüsü, Hz. Ali ve Hz. Hüseyin’i anarak Madımak Katliamı’nı siyasete malzeme edecek kadar bu acıya yabancı olduğunu göstermiştir. Bunu bir kez daha kınıyorum. Koçgiri’den Dêrsim’e, Maraş’tan Çorum’a ve Madımak’a kadar katledilen bütün Alevi canlarımızı saygıyla anıyorum. Alevi toplumunun sorunları çözülmediği, ayrımcı ve ırkçı anlayış sürdüğü müddetçe benzer katliamların yaşanma riski de devam ediyor” ifadelerini kullandı.
‘MECLİS’TE TEMMUZ SENDROMU YAŞANIYOR’
Meclis’in her yıl benzer bir çalışma düzeniyle karşı karşıya kaldığını belirten Temelli, “İktidar kış boyunca çalışmıyor, yapılması gereken düzenlemeleri erteliyor. Okullar tatile girerken Meclis de ara verme dönemine yaklaşıyor. Perşembe günleri neredeyse çalışmamak gelenek haline geldi. Sonrasında ise bütün işler Temmuz ayına yığılıyor. Peş peşe yasa teklifleri getiriliyor ve bunlar yeterince tartışılmadan hızla geçirilmek isteniyor. Oldubitti anlayışıyla hareket edildiğini görüyoruz” dedi.
‘YARGI PAKETLERİ ADALETSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRDİ’
Bugüne kadar hazırlanan yargı paketlerinin adalet sistemine katkı sunmadığını ifade eden Temelli, 12’nci Yargı Paketi’nin de beklentileri karşılamadığını söyledi. Türkiye’de adaletsizliğin giderek kalıcı hale geldiğini dile getiren Temelli, “Bu paketler adaletsizliği ortadan kaldırmadığı gibi daha da yaygınlaştırdı. Bugün taraflı ve bağımlı bir yargı düzeniyle karşı karşıyayız. 12’nci Yargı Paketi’nde de toplumun beklentilerine yanıt verecek düzenlemeler bulunmuyor. Oysa hukuk devletinin güçlenmesi, demokratikleşme sürecinin ilerlemesi ve içinde bulunduğumuz sürecin önünün açılması için çok daha kapsamlı adımlar atılması gerekiyor” diye konuştu.
‘NATO İÇİN 12 MİLYAR LİRA HARCANDI’
NATO Zirvesi kapsamında yapılan harcamalara da değinen Temelli, “Daha önce de ifade ettik. Sadece NATO geliyor diye 12 milyar lira harcandı. Bu yaklaşık 430 bin asgari ücrete denk geliyor. NATO’ya gösteriş yapmak için harcama yapılıyor. Ancak bununla da bitmeyecek. NATO, Türkiye’den savunma harcamalarını Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 5’ine çıkarmasını isteyecek. Türkiye bugün yaklaşık yüzde 2,3 seviyesinde harcama yapıyor. Bu oranı iki katına çıkarması talep edilecek. Bu da silahlanmaya daha fazla kaynak ayrılması, buna karşılık yoksulluğun daha da derinleşmesi anlamına geliyor” dedi.
‘TEMMUZ AYI BİTMEDEN MUTABAKAT SAĞLANABİLİR’
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Temelli, “Meclis kapanmadan yasa gelir mi?” ve “Gelirse Meclis’ten geçer mi?” sorularına şu yanıtı verdi:
“Bu konudaki istişarelerimiz ve görüşmelerimiz devam ediyor. Temmuz ayı sona ermeden, Meclis ara vermeden önce yasanın gündeme gelmesi konusunda bir mutabakat oluşmuş görünüyor. Dün MYK’mızda da bu konuyu değerlendirdik. Yarın Parti Sözcümüz Ayşegül Doğan kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapacak. Bugünkü görüşmelerin sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşacak.”
‘YASANIN GEÇMESİ ZORUNLULUKTUR’
Yasal düzenlemenin Meclis’ten geçmesinin önemli olduğunu vurgulayan Temelli, “Meclis’e gelen her düzenleme yasalaşmıyor ancak bunun kabul edilmesi bir zorunluluktur. Diğer partilerin yaklaşımının da şu ana kadar olumlu olduğunu gözlemliyoruz. Bu düzenleme Türkiye’nin barışını, demokrasisini ve hukuk devleti olma iddiasını doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle herkesin sorumlulukla hareket etmesi gerekiyor. Umarım kaygılarımız değil umutlarımız gerçekleşir ve bu yasa Meclis’ten geçer” dedi.
Yasal düzenlemenin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini belirten Temelli, “Bu yasa Temmuz sonunda değil, çok daha önce çıkarılmalıydı. Zaten geç kalındı. Ayrıca Meclis tatile girmiyor, ara veriyor. Gerekirse bu ara da verilmeyebilir. Meclis’in belirli bir tarihte mutlaka çalışmalarını durduracağına dair bir zorunluluk yok. Geçmişte de 1 Temmuz’da ara verilmedi, en erken 15 Temmuz’da verildi. Bu yıl 20 Temmuz olur, 27 Temmuz olur ya da Ağustos’a sarkabilir. Önemli olan toplumun beklediği düzenlemelerin Meclis çalışmalarıyla hayata geçirilmesidir” diye konuştu.