TOHAV: ‘Umut hakkı’ sistematik biçimde ihlal ediliyor

Toplum Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), İstanbul Beyoğlu’nda düzenlediği basın toplantısıyla “Umut Hakkı” raporunu kamuoyuna açıkladı.

Çok sayıda hak örgütü temsilcisinin katıldığı toplantıda, “umut hakkı tanınsın” pankartı asıldı. 

TOHAV Eşbaşkanı Destina Yıldız, “umut hakkı”nın 2014’te AİHM’in Öcalan (No:2) kararıyla Türkiye açısından bağlayıcı hale geldiğini hatırlatarak, iç hukukun buna göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. 

Destina Yıldız, umut hakkının yalnızca bireysel değil, Kürt sorunu bağlamında da politik ve demokratik bir mesele olduğuna dikkat çekti. Mevcut süreçte bu hakkın yasalaşması için önemli bir fırsat doğduğunu belirten Destina Yıldız, “Bugün itibariyle Abdullah Öcalan özelinde ve Kürt sorununa yaklaşım temelinde ele alınan ‘umut hakkı’nın yasalaşması için çok ciddi bir fırsat doğmuştur. Aynı zamanda infaz mevzuatının demokratikleşmesi anlamına gelen bu fırsatı değerlendirmek başta sivil toplum olmak üzere bütün ülke yurttaşlarının sorumluluğu durumundadır” dedi. 

TOHAV üyesi Zozan Vargün ise “umut hakkı”nın bireyin değişme ve yeniden topluma katılma imkanını koruyan temel bir insan hakkı olduğunu ifade etti. Raporda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen ve koşullu salıverme imkanı bulunmayan mahpuslar özelinde değerlendirme yapıldığı belirtildi.

Zozan Vargün, AİHM içtihatlarına göre ömür boyu hapis cezalarının ancak gerçek ve düzenli bir gözden geçirme mekanizmasıyla insan onuruna uygun sayılabileceğini hatırlatarak, Türkiye’de böyle bir sistemin bulunmadığını söyledi. Raporda, ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin yapısal bir insan hakları sorununa dönüştüğü ve “umut hakkı”nın fiilen ortadan kaldırıldığı vurgulandı.

Zozan Vargün, “Rapor, kavramsal, tarihsel ve hukuki temelleriyle umut hakkını ele alarak, Türkiye’deki uygulamanın bu hakkı sistematik biçimde ihlal ettiğini göstermektedir” dedi. 

TOHAV’ın raporunda, Türkiye’nin AİHM kararlarına rağmen gerekli yasal adımları atmadığı belirtilirken, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin de bu konuda kapsamlı reform çağrısı yaptığı hatırlatıldı. 

Raporda ayrıca, ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerine dair resmi ve şeffaf verilerin paylaşılmamasına dikkat çekildi.