Ş. Jiyan Kadın Akademisi, kadını kendi özüyle buluşturuyor

Ş. Jiyan Kadın Akademisi, kadınların erkek egemen zihniyete karşı ideolojik, toplumsal ve öz savunma bilinciyle güçlenmesini hedefleyen eğitim devresini tamamladı.

Kadın Akademisi’nin “kadını kendi özüyle buluşturduğunu” belirten, gazeteci ve akademi temsilcisi Arya Andok, Ş. Jiyan Kadın Akademisi’nin erkek egemen zihniyete karşı ideolojik, toplumsal ve öz savunma bilinciyle güçlenmeyi hedefleyen eğitim devresini yazdı:

"Beş bin yıllık erkek egemen zihniyetin kadına dayattığı sistemi çözümleyebilmek, içinde bulunduğumuz çağın çelişkilerini anlabilmek, dolayısıyla bu çelişkileri tarihsel ve toplumsal temele dayandırmak biz kadınlar açısından çok önemlidir. Erkek egemen zihniyeti her yönüyle değerlendirmek kadar buna karşı kadın eksenli bir yaşam anlayışını yaratmak ciddi bir toplumsal mücadele anlayışını ve argümanlarını oluşturmayı gerektirmektedir. Bu nedenle asıl sorunun kaynağını tespit etmek, bunun üzerinden hedeflediğimiz toplumsal yaşamı inşa etmek için  salt sorunu ortaya koymaktan ziyade buna karşı aynı zamanda kendimizi her gün, her an eğitip, bilinçlendirmemiz olmazsa olmaz kabilinde büyük bir önem taşımaktadır.

İşte Ş. Rüstem Kampında bulunan Ş. Jiyan Kadın Akademisi bu anlayış temelinde kadınların kendini eğitibileceği, bilinçlendirebileceği bir çalışmayı esas almaktadır. Ş. Jiyan Akademisinde yürüttüğümüz Ş. Deniz devresi eğitim faaliyetimiz sonuçlandı. Oldukça verimli, tartışmaların sıcak olduğu, kadınların kendi sorunlarını tartıştığı bir eğitim devresi gerçekleştirdik. Bu  tüm eğitime katılan kadınlar açısından hem  toplumsal hem de ideolojik bir derinleşmeyi kişinin şahsında oluşturmaktadır. Özellikle kadınların erkek egemen zihniyeti sorgulayan, verili sistemin dayattığı cinsiyetçi yaklaşıma karşı kendini irade kılmak isteyen yaklaşımları bu eğitimin anlam ve önemini daha fazla derinleştirmektedir. Dolaysıyla kadının bilinçlenmesi açısından akademinin amacıyla birlikte eğitime katılan her bireyde ciddi bir gelişim yarattığı kadar toplumsal inşaya büyük bir ivme kazandırmaktadır.

Ş. Deniz eğitim devremize ortalama 17-40 yaşları arasında kadınların katılımı bu eğitimin farklı bir biçimde zenginliğini ifade etmektedir. Bunu şu biçimde ifade etmek mümkün aslında. Yediden yetmiş yediye tüm kadınların yaşadığı, yani maruz kaldığı sorunun asıl kaynağı cinsiyetçi bakış açısı ve bu bakış açısına dayalı yaratılan sistem olmaktadır. Dolayısıyla genç kuşak bu verili erkek egemen zihniyetin en çok bombardumanına zihinsel olarak tutulmakta, ancak her yaştan kadınların birlikte eğitim platformunda daha açık,daha  rahat tartışaları bu genç kadın kuşağına büyük bir deneyim ve tecrübe akıtmaktadır. Bu anlamıyla aslında büyük bir avantaj olmaktadır.

Genç kadınlar, kendinden önceki kuşakların yaşadığı çelişkileri bu tartışmalarda tahlil ediyor, sınıyor ve anlamlandırıyor. Yaşça ortalamanın seyrinde olan kuşaksa genç kadınların sorunlarını, zorlanmalarını daha net görebiliyor. Böylece karşılıklı bir deneyim ve tecrübe içesinde her birimizin bir birimizden mutlaka bir şeyler alabileceği şeyler kesinlikle vardır perspektifi ve anlayışı üzerinden eğitim tartışmalarımız bu platformda daha bir anlam kazanıyor diyebiliriz.

Ş. Jiyan Akademisinde ideolojik, teorik, toplumsal içerikli eğitim müfredatıyla kapsamlı tartışmalar geliştiriliyor. Her şeyden önemlisi kadının kendini irade kılabilmesi ancak be ancak  kendini güçlü bir biçimde eğitmesiyle mümkündür. Eğitimin anlam ve öneminden tutalım,  kadına dayatılan toplumsal cinsiyetçi yaklaşımlara karşı koyabilmesi için kendi öz iradesine dayalı bir öz savunma eğitimine kadar kapsamlı bir eğitim planlaması çerçevesinde eğitim görülmektedir. Kadının kendi öz kimliğiyle buluşması, bunun politik araçlarını yaratması her kadın için soluduğu hava önemindedir.

Devletçi, iktidarcı bu zihniyete karşı kadının ideolojik ve felsefik bir duruş içerisinde olması kendini sürekli eğitmeyi ve geliştirmeyi gerekli kılmaktadır. Binlerce yıldır toplumun öz dinamiği olan kadının emeği, gücü, yaratıcılığı hep yok sayıldı. Devletçi, uygarlık sistemi kendi çıkarları temelinde kadının iradesini ve kimliğini ters yüz etti. İşte tamda bu noktada biz kadınlar bu tarihi ters yüz etmek için her zamankinden daha fazla mücadele vermeye ihtiyacımız var. Yitirilen, yok sayılan, üstü örtülen tarihimizi yeniden gün yüzüne çıkarmak için, kadının iradesini yeniden yaratmak, aslında var olan özüne kavuşturmak için buna ihtiyacımız var.

Dolayısıyla tüm bu değerlerin toplamını ifade eden, Reber Apo’nun belirttiği gibi kadın bilimini yani jineolojiyi derinleştirmek, kadını kendi değerleri ve tarihiyle buluşturmak hepimizin varlık gerekçesidir. Toplumun komünal değerlerini ve doğal toplumda kadının yaşayan mücadele gerçeğini açığa çıkarmaktır Ş. Jiyan akademisinin amacı. Özgür kadın kimliğinin yaratılması ve bunun kadın eksenli bir yaşam alternatifine dönüşmesi için ideolojik mücadeleyi geliştirmek açısından büyük bir önem taşımaktadır. Her eğitim devremizle bu demokratik toplumsal yaşam anlayışını amaçlayarak eğitimlerimiz görülmektedir.

Ş. Jiyan akademisinde görülen eğitimle kadınlarda öz iradeyi, mücadele ve örgütlenme gerçeğini düşüncede, ruhta yakalamayı amaçlıyoruz. Kadının yaşama olan etik ve estetik bakış açısıyla bunu toplumun tüm dokusuna yayma misyonuyla bir bilinçlenme, aydınlanma sorumluluğuyla eğitimin değişim dönüşüm gücüne olan inancımızla eğitimin gerekliliğine dikkat çekiyoruz. Bu temelde yaşanılacak bir dünya ve toplumsal gerçeklik için özgürlüğü ve eşitliği sağlayacak kesimin kadın olduğunu biliyoruz. Eğitimin hayati öneminden yola çıkarak eğitilmemiş tek bir kadın kalmaması gerektiği iddasıyla çalışmalarımıza anlam yüklüyoruz."