Komalên Jinên Kurdistan (KJK) Koordinasyonu, 20. Şehit Zîlan Festivali’ne gönderdiği yazılı mesaj şöyle:
“20. Şehit Zîlan Festivali vesilesiyle hepinizi teker teker selamlıyor ve kesintisiz mücadelede başarılar diliyoruz. Her şeyden önce şehit Zîlan şahsında Semalardan Gulanlara, Leyla Agirîlerden Raperîn Amed ve Bêrîvan Zîlanlara, Hanım Yaverkayalardan Zîlan Pepûle ve Rihan Amûdêlere, Haziran ayı şehitlerinden tüm dönemlerin şehitlerine kadar, kadın ve toplum özgürlüğü mücadelesinin tüm şehitlerini teker teker anıyor ve anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Mücadelemizin her gününde, her ayında ve her yılında, kadın ve insanlık toplumunun özgürlük tarihine damgasını vurmuş bu kadar büyük kişilikler vardır. Bunların her biri dönemin tanrıçasıdır.
Önder Apo, şehit Zîlan’ın mektuplarını cümle cümle okudu, çözümledi ve onu Özgürlük Tanrıçası olarak adlandırdı. Şehit Zîlan, eylemiyle mücadelemizde yeni bir süreç geliştirdi. Şehit Zîlan’ın ve binlerce diğer dönem tanrıçalarının sayesinde bugün tüm dünyada kadın ve toplum devriminde etkin bir düzeye sahibiz. Verilen büyük bedellerle bugün şunu söyleyebiliyoruz: Şimdi Kadın Zamanıdır ve bunun için de Jin Jiyan Azadî’yi örmeliyiz.
KADIN DEMOKRATİK YAŞAMIN UMUDUDUR
İnsanlığın toplumsallaşmasını yaratanlar olarak biz kadınlar, bir kez daha öncülük görevimizi yerine getirme; Barış ve Demokratik Toplumun inşasının özneleri ve dönemin tanrıçaları olma iddiasındayız. Kadın, kapitalist modernitenin kadın ve toplum kırım saldırılarına ve erkek egemen sisteme karşı özgür, ortaklaşa ve demokratik bir yaşamın umududur. Kadın mücadelemiz, demokratik kadın birliğiyle demokratik toplum ve insanlığın birliğini de sağlayabilecek güç ve kapasiteye sahiptir. Bulunduğunuz yerlerde, sınır dışında ve Kürdistan üzerinde egemen olan hizipsel ve siyasi parçalanmaları aşma ve birleştirme imkanlarınız çok güçlüdür. Kürt kadınlarının öncülüğüyle Kürt ulusunun demokratik birliğini sağlayabiliriz. Bu, demokratik toplum öncülüğünün görevidir. Aynı zamanda bölge ve dünya kadınlarının birliğiyle de demokratik moderniteyi yaşamsallaştırabiliriz. Şimdi tam da bunun zamanıdır.
Dönem görevleri açısından da, mücadelenin sürekliliği açısından da, değerlerimize ve kültürümüze sahip çıkılması açısından da bu festival çok büyük bir öneme sahiptir. Festivalin anlam ve önemi her yıl daha da kapsamlılaşmakta ve zenginleşmektedir. Böylesi günler, en üst düzeyde kendin olma (xwebûn) günleridir; köklerimizle buluşma günleridir; kültürümüze ve dilimize sahip çıkma günleridir; duyguları, yurtseverlik bilincini ve öncülüğü yenileme günleridir. Festival bunun için zirveye ulaşma yeri ve zamanıdır. Zirveyi yükseltmek kadar, yaşamımızın her anını da örmeliyiz. Bu nedenle, Şehit Zîlan Festivali anlarının anlamının büyüklüğü kadar, zamana yayılmış görevlerimize sahip çıkmak da o kadar önemlidir.
ÖNDER APO’NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ BİZ SAĞLAYABİLİRİZ
Başlıca ve olmazsa olmaz görevimiz, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüdür. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü ancak biz sağlayabiliriz. Şehit Zîlan, 6 Mayıs 1996’da Önder Apo’ya karşı kurulan komploya karşı cevap oldu. Biz de şehit Zîlan’ın takipçileri olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü beklenti durumundan çıkarıp yaşanmış bir hakikate dönüştürmeliyiz. Bunun için de eylemliliklerimizi daha da güçlendirmeliyiz. İlgili Avrupa kurumlarını sorumluluk almaya zorlamalıyız. Onları kendi yasalarını ve görevlerini yerine getirme sorumluluğuna zorlamalıyız. Umut hakkını hayata geçirmelerini sağlamalıyız. Örgütlü gücümüz, zengin demokratik yöntemlerle onlara bunu yaptırabilir.
Kadınlar olarak bunun için daha fazla çalışmalıyız. Çünkü biz kendimizi Önderlik ile birlikte tanıdık. Onunla var olduk, xwebûn olduk. Önderliğin yoldaşlığı ile örgüt, güç, ideoloji sahibi olduk ve bilinç kazandık. Bunların yanı sıra Zîlanların yoldaşı olduk. Bu inşa edilmiş hakikatle Önderliğimizle fiziksel buluşmayı da gerçekleştirebiliriz. Bunun gerçekleşmesi yakındır. Bunun daha da yakın dönemde gerçekleşmesi bizim elimizdedir.”