TJK-E, Êzidî kadın örgütlerinin başlattığı kampanyayı büyütmeye çağırdı

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) Êzidî kadın örgütlerinin başlattığı "Adalet ve Özgürlük İçin–Sen de Ferman Tutsaklarının Sesi Ol!" kampanyasını büyütmeye çağırdı.

Yazılı bir açıklama yapan TJK-E, “Êzidî kadınlarının adalet mücadelesi, tüm kadınların ve halkların ortak mücadelesidir” diyerek, 17 Temmuz 2026'dan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne kadar yürütülecek kampanyaya dikkat çekti ve taleplerini sıraladı.

Açıklamada şunlar ifade edildi: 

“3 Ağustos 2014'te DAİŞ'in Şengal'e yönelik gerçekleştirdiği soykırım saldırısının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen Êzidî halkının acısı dinmemiş, adalet arayışı ise hâlâ karşılık bulmamıştır. 

Binlerce kadın ve çocuk katledilmiş, on binlercesi yerinden edilmiş, binlerce Êzidî kadın ve kız çocuğu kaçırılarak köle pazarlarında satılmış; sistematik tecavüz, işkence ve insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmıştır. Bugün hâlâ yaklaşık 2.700 kadın ve çocuğun akıbeti bilinmemektedir.

Şengal'de yaşananlar insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suç ve uluslararası hukuk açısından açık bir soykırımdır. Ancak soykırımın tanınması tek başına yeterli değildir. Kayıpların bulunması için etkili uluslararası mekanizmalar oluşturulmalı, failler yargı önüne çıkarılmalı ve cezasızlık politikalarına son verilmelidir.

Êzidî halkı tarih boyunca inancı ve kimliği nedeniyle onlarca kez katliamlara maruz kalmış, 2014 saldırısı tarihe 74. Ferman olarak geçmiştir. Buna rağmen Êzidî toplumu teslim olmamış; özellikle kadınların öncülüğünde öz örgütlülüğünü, öz savunmasını ve demokratik yaşam iradesini geliştirerek varlığını korumuştur. Buna karşın bugün de Şengal'in demokratik iradesi ve halkın öz yönetim kazanımları siyasi ve askeri müdahalelerle hedef alınmaktadır.

Rojava'da kadın öncülüğünde geliştirilen özgürlük mücadelesi ve kadın öz savunma güçlerinin DAİŞ'e karşı elde ettiği başarı, örgütlü kadın iradesinin yaşamı nasıl savunduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Êzidî kadınlarının direnişi de bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Kadınların özgürlüğü, öz savunması ve örgütlü iradesi hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz.

Uluslararası kurumlara, Birleşmiş Milletler'e ve demokratik kamuoyuna bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Soykırımı yalnızca açıklamalarla tanımak yeterli değildir. Êzidî halkının güvenliği sağlanmalı, Şengal'in statüsü güvence altına alınmalı, kayıp kadın ve çocukların bulunması için somut adımlar atılmalı ve tüm failler adalet önüne çıkarılmalıdır. İnsan hakları ve uluslararası hukuk, siyasi çıkar hesaplarına feda edilemez.

Kadınlara yönelik her saldırı, toplumun özgürlüğüne yönelmiş bir saldırıdır. Bu nedenle Êzidî kadınlarının adalet arayışı hepimizin ortak mücadelesidir.

Onların sesi olmak yalnızca bir dayanışma değil, insanlık değerlerine ve kadın özgürlük mücadelesine sahip çıkmaktır.

Bu temelde, Êzidî kadın örgütlerinin başlattığı "Adalet ve Özgürlük İçin – Sen de Ferman Tutsaklarının Sesi Ol!" kampanyasını büyütmeye çağırıyoruz.

17 Temmuz 2026'dan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'ne kadar taleplerimiz şunlardır:

- Kayıp Êzidî kadın ve çocukların akıbeti açıklansın; bulunmaları için etkili uluslararası mekanizmalar oluşturulsun.

- DAİŞ'in işlediği suçların tüm failleri yargılansın, cezasızlık politikalarına son verilsin.

- Şengal halkının güvenliği, demokratik iradesi ve öz yönetim hakkı güvence altına alınsın.

- Êzidî kadınlarının örgütlenme, öz savunma ve özgür yaşam iradesi uluslararası düzeyde desteklensin.

- Tüm kadınlar, demokratik kurumlar, insan hakları örgütleri ve vicdan sahibi herkes bu kampanyaya katılarak Êzidî kadınlarının adalet mücadelesini büyütsün.”

TJK-E, “Adalet sağlanana, kayıp kadınlar bulunana ve soykırımın tüm sonuçlarıyla hesaplaşılana kadar mücadelemiz sürecektir.”