GÖRÜNTÜLÜ

34 yıllık kültürel direniş merkezi: MKM

Kültürel kırım ve asimilasyona karşı kurulan, Kürt kültür ve sanatının yaşatılması, geliştirilmesi ve devrimci rotasında büyümesini, bedelini de ödeyerek sağlayan MKM, 34 yaşına giriyor.

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), savaşın yoğunlaştığı, baskıların zirveye ulaştığı 90’lı yıllarda aralarında Feqî Hüseyin Sağnıç ve Apê Musa’nın bulunduğu bir grup aydın tarafından İstanbul’da kuruldu. MKM, 34 yıldır hem asimilasyona karşı sağlam bir barikat hem de Kürtçenin kültür-sanatla buluşmasının en güçlü merkezlerinden oldu.

Adı yasaklı, dili yasaklı, şarkıları Türkçeleştirilen, deforme edilen, öyküleri çalınan Kürt halkının kendi dilinde sanatını yapmasının ilk adımları olarak tarih sahnesine çıkan MKM, bir süre sonra üstlendiği misyonun çok üstünde bir görevi alnının akıyla başardı. Türk devletinin Kürt ve Kürtçeye yönelik asimilasyon ve yok etme politikalarına karşı, savaşın en ağır ve yoğun yaşandığı alan olan dil ve kültür alanında bir cephe olarak karşımıza çıkan MKM, Kürtçenin gücünü de göstermiş oldu.

                                    HOZAN HOGIR

 

YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICIYDI

MKM, Kürtçenin yasaklı olduğu, Kürt dilinin tamamen yok sayıldığı bir dönemde, Türkiye’de açılışıyla bir dönemin bitişinin, yeni bir dönemin başlangıcının ilk adımı olma özelliğine sahip.

İstanbul/Tarlabaşı’nda ilk adımını atan Kürt kültür mücadelesi, bugün Türkiye, Kürdistan ve dünyanın her yerinde kökleri sökülemeyecek kadar sağlam bir hale geldi. 90’ların başında, bir yandan Kürdistan’da köylerin yakıldığı, gözaltında kaybetmelerin, asit kuyuların, kulak kesmelerin, katliamların yaşandığı, diğer yanda ise büyük bir direnişin halklaştığı bir dönemde, Türkiye’nin en büyük metropolünde bir halkın direnişinin ürünü olarak sahneye çıkan MKM, bugüne kadar onlarca şehit vererek, yüzlerce kez basılarak, binlerce etkinliği yasaklanarak geldi. Bütün baskılara, bütün engelleme girişimlerine rağmen Kürt kültürünün kadim bir kültür olduğunu, insanlık tarihinde yerinin olduğunu gösterdi.

                              1998 İZMİR KONSERİ

ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN PARÇASI OLDU

Kürt kültür ve sanatı, bugünkü gelişimini MKM’nin 30 yılı aşkın süredir devam eden mücadelesine de borçludur. Kürdistan’da devrimci bir sanatın gelişimi açısından da önemli yere sahip olan MKM, sanatçıları ve üretimiyle Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin daha çok kitlelere taşınmasını da sağladı. MKM sanatçıları, halkın sanatçısı olmanın gereklerini temel düstur edindi. Kürdistan’da yaşanan baskı ve katliamlar sonrası metropollere göç etmek zorunda kalan Kürtlerin yalnız olmadıklarını gösterdiler. Sadece Kürtler değil, ezilen tüm halkların, tüm kesimlerin yanında olarak, devrimci sanatın nasıl olması gerektiğini de sergilediler.

KÜRT MÜZİĞİNİN ŞAHLANIŞINI SAĞLADI

Kürtçe şarkı söylemenin katledilmekle eş değer görüldüğü bir dönemde KOM’larla (Müzik grupları) bunun karşısında duran MKM, bu KOM’larla birlikte hem Kürtçe müziğin hem de devrimci bir Kürt sanatının varlığını herkese gösterdi.

                                             KOMA AMED

Çıktıkları dönemde konserleri binler tarafından dinlenen, albümleri milyonlar satan KOM’lar, bütün baskılara rağmen halen Kürt halkının en çok dinlediği eserlere imza attı. Bunun dışında MKM, sahne bulamayan, kendi dilinde şarkılar söyleyemeyen Kürt sanatçıların sahnelere çıkmasına zemin hazırdı. O güne kadar hep inkar edilen Kürtçenin gelişimi için büyük adımlar attı. Bugün halen milyonlar tarafından dinlenen Koma Amed, Koma Çiya, Koma Agirê Jiyan, Koma Rewşen, 90’lı yılların karanlık ortamında MKM’de yaşamlarına başladılar. MKM içerisinde Kürt müziğinin var olma mücadelesini büyüten, Kürt müziğini yaşatan kişiler arasında sonrasında Kürt Özgürlük Hareketi saflarına katılarak şehit düşenler de oldu.

Bugüne kadar MKM bünyesinde çıkmış ve halen milyonlar tarafından dinlenilen eserlere imza atmış sanatçılar ve KOM’lardan bazıları ise şunlar; Koma Çiya, Koma Amed, Koma Gulên Xerzan, Koma Rojhilat, Koma Agirê Jiyan, Venge Sodirî, Koma Rewşen, Koma Mezrabotan, Koma Azad, Koma Jiyana Welat, Mezopotamya Orkestrası, Çarnewa, Şahiya Stranan, Koma Asmîn.

KOM geleneği, Kürt müziğinde ortaklaşmanın, komün şeklinde bir ortak çalışma ortamının da önünü açmasından önemli bir gelenek olarak halen önemini koruyan bir yerde duruyor. Bugün yine MKM bünyesinde ismiyle sanat yapan birçok sanatçı, zamanında bu KOM’larda müziği, devrimci sanatın gerekliliğini ve önemini öğrenerek yetişmiş kişilerdir.

BUGÜNÜN KÜRT TİYATROSUNUN TEMELİNİ ATTI

                                     KOMARA DÎNAN OYUNU

MKM, Kürt müziğinin dışında da Kürt sanatının gelişiminde her alanda ürünler vermiş, önemli eserlere imzalar atmış bir kurum olmayı başardı. Bütün zorluklara rağmen Kürt sanatının sadece müzik dalında olmadığını göstermek için tiyatro alanında da kendisini geliştiren kurum, Teatra Jiyana Nû, Şanoya Hêlîn, Şanoya Hêvî gibi gruplar ile başladığı tiyatro çalışmalarında çok sayıda sanatçı yetiştirdi, bugün Kürt tiyatrosunun gelişiminde ismi geçen çok sayıda kişi MKM bünyesinde ilk kez sahneye çıktı.

Onlarca oyun sahneye koyan Teatra Jiyana Nû, bugün halen Kürt tiyatrosunda önemli bir yere sahip. Oyunları yasaklanan, oyuncuları tutuklanan, oynadıkları oyunlarda giydikleri kostümler kapatma davasına gerekçe gösterilen grup üyelerinden Sarya (Nursen İnce), yönünü döndüğü Kürt Özgürlük Hareketi saflarında şehit düştü.

Oyuncu Başak Kanat ise 1994’ün başlarında Ankara’dan İstanbul’a gelirken bulunduğu otobüse yapılan silahlı saldırıda katledildi. 18 yaşında olan Helin Başak Kanat’ın katledilmesinden sonra Teatra Jiyana Nû, Helin’in ismini yaşatmak için Şanoya Hêlîn adlı bir grup daha kurdu.

GOVEND, ÖZÜYLE BULUŞUP BÜYÜDÜ

MKM, tiyatro ve müziğin dışında Kürt halk danslarının da yeniden gün yüzüne çıkmasına öncülük etti, alanlarda govendin her halini sergileyerek, unutulmaya ya da asimile olmaya yüz tutan Kürt halk danslarını da yeniden hak ettiği yere getirdi. Bunun için ilk dönem MKM’de Koma Serhildan, Koma Kendal, Koma Jovenda Şoreş adıyla gruplar dahi kuruldu. Sadece Kürt halk dansları ile sınırlı kalmayan MKM, büyük dans gösterileri, müzikaller yaratarak, Kürt sanatının modern çağdaki yerini de korumak için ilk adımları atmayı başardı.

KÜLTÜR VE SANAT DERGİSİ REWŞEN

Bunların dışında tamamı Kürtçe kültür ve sanat dergisi Rewşen, ilk olma özelliğiyle yine MKM bünyesinde çıkmaya başladı. MKM, Kürt kültürünün yeniden ortaya çıkması, yeniden hak ettiği saygıyı elde etmesi mücadelesinde büyük bir misyonla ortaya çıkıp, tarihe Kürt kültürünün direniş alanı olarak adını yazdırdı. Bugün, yeni yerinde, uzun süre sonra astıkları tabelalarıyla MKM yeniden halkla buluşmaya, çalışmalarına hız vererek, yeni dönemde, yeniden Kürt kültürünün gelişimine yenilikler eklemeye devam ediyor.

ÜRETİM ARTTIKÇA BASKILAR DA ARTTI

MKM devletin de her zaman hedefinde olan bir kurum oldu. Sanatçıları tutuklandı, etkinlikleri yasaklandı, yetmedi tiyatro sahneleri mühürlendi. Türkiye ve Kürdistan’da bulunan şubeleri onlarca kez basıldı. Arşivlerine el konuldu, kostümlerine el konuldu, ancak her seferinde yeniden başlamayı, yeniden üretmeyi başardılar. Ellerinde hiçbir şey yokken bile Kürt sanatını üretmeyi başardılar. Baskınlar, yasaklamalar öyle bir hale geldi ki, sanat yapmamaları için konserleri, etkinlikleri yasaklanan MKM, 15 Temmuz 2016’da bir KHK ile kapatıldı. Sonrasında ısrarla üretimine devam eden kurumun bütün etkinlikleri yasaklandı. Sadece son 10 yıl içerisinde MKM’nin 100’e yakın etkinliği yasaklandı, sanatçıları gözaltına alındı, haklarında davalar açıldı.

'HALKIN SANATÇISI, HALKIN SAVAŞÇISIDIR'

MKM’nin 34. yılına girecek olan mücadelesi, sadece baskılar, yasaklamalar, tutuklamalar ile anlatılamaz. MKM, devletin bütün gücüyle yaptığı saldırılara karşı hiçbir biçimde geri adım atmayarak, üretimlerine devam ederek, en zor zamanlarda bile üreterek var olmuş bir kurumdur. Bu direniş geleneği bugünlere şehitler vererek geldi. Kürt kültür mücadelesi, onlarca şehit ile bugün var olduğu noktaya gelmiştir.

                                      AHMET KAYA

MKM’de bu mücadeleye başlayan ve Kürt sanatının öncülüğünü yapanların bazıları, bir süre sonra yönünü Kürt Özgürlük Hareketi saflarına döndü, hem sanat mücadelesini hem de halkının kurtuluş mücadelesini birleştirdi. MKM’nin tarihi aslında yıllar önce Kürt sanatçı Yılmaz Güney’in bir sözüyle anlatılabilir. MKM, Güney’in “Halkın sanatçısı, halkın savaşçısıdır” sözünün ete kemiğe bürünmüş bir hali, Güney’in asıl mirasçılarının yeri olduğunu 34. yılına giren tarihinde defalarca ortaya koydu.

MKM’de çalışmalar yürüten ve şehit düşen bazı sanatçılar ise şunlar; Hozan Hogir, Hozan Mizgîn, Sarya (Nursen İnce), Ali Temel, Helin Başak Kanat, Evdilmelik Şêxbekir, Argeş ve Xıdır Çelik.