İsviçre Kürt Enstitüsü anadili tüm kantonlara yaymayı hedefliyor
İsviçre’de kısa sürede diasporanın en önemli kültürel ve toplumsal merkezlerinden biri haline gelen Kürt Enstitüsü, anadilde eğitimi tüm kantonlara yaymayı hedefliyor.
İsviçre’de kısa sürede diasporanın en önemli kültürel ve toplumsal merkezlerinden biri haline gelen Kürt Enstitüsü, anadilde eğitimi tüm kantonlara yaymayı hedefliyor.
İsviçre’de yaşayan Kürt halkı, sürgün koşullarında da kültürüne ve diline sahip çıkma mücadelesini sürdürüyor. 2021 yılında kurulan Kürt Enstitüsü, çocuklardan yetişkinlere, kadınlardan gençlere kadar toplumun her kesimini kapsayan çalışmalar yürütüyor. Enstitü, Kürtçe’yi yalnızca bir iletişim aracı değil, halkın kimliğinin ve özgürlük iradesinin temeli olarak ele alıyor.
Enstitü eşbaşkanı şair Dîlber Hêma, yürütülen çalışmaları şu sözlerle özetledi:
“Dilimiz geleceğimizdir. Her kantona ulaşacağız. Anadiline sahip çıkan her çocuk, halkımızın geleceğini savunuyor.”
26 KANTONUN TAMAMINA YAYMA HEDEFİ
Zürih, Cenevre ve Bern başta olmak üzere birçok merkezde komiteler kuran Enstitü, İsviçre’nin 26 kantonunun tamamına yayılmayı hedefliyor. Kuruluşundan bu yana önceliğini Kürtçe’nin çocuklara aktarılmasına veren kurum, farklı yaş gruplarına yönelik düzenli kurslar organize ediyor.
Bugüne kadar 150’den fazla çocuk Kürtçe derslerine katıldı. Dersler yalnızca dil öğretmekle kalmadı; tiyatro, müzik ve resimle birleşerek anadilin kültürel boyutunu da yaşattı. Çocukların yıl boyunca öğrendiklerini sahneye taşıdığı Kürt Kültür ve Sanat Günleri ile Çocuk Festivali artık bir gelenek haline geldi.
Dîlber Hêma, son festivalin Winterthur’da büyük bir coşkuyla yapıldığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Çocuklarımız sahneye kendi anadilinde çıkıyor, şarkılar söylüyor. Bu sadece bir kültürel faaliyet değil; halkımızın geleceğine yapılan en değerli yatırımdır.”
ULUSLARARASI ALANDA GİRİŞİMLER
İsviçre Kürt Enstitüsü, yalnızca bulunduğu ülkede değil, uluslararası alanda da Kürtçe’nin statü kazanması için çaba harcıyor.
21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde UNESCO’ya kapsamlı bir dosya sunuldu.
Bern’de resmi kurumlarla yapılan görüşmeler sonucunda Kürtçe’nin bazı yazışmalarda kullanılmasının kabulü sağlandı.
Dîlber Hêma, bu adımların önemine işaret ederek şunları belirtti:
“Kürtçe’nin tanınması ve resmiyet kazanması için her yerde mücadele ediyoruz. Diaspora koşullarında da olsa halkımızın dili için verdiği mücadele, varoluşumuzun ilanıdır.”
YAYINCILIK VE ARAŞTIRMA HEDEFİ
Enstitü, önümüzdeki dönemde yayıncılık ve akademik araştırmalara ağırlık vermeyi planlıyor. Kürtçe’nin tüm lehçelerinde kitap, dergi ve bilimsel çalışmalar üretmeyi hedefleyen kurum, sürgün koşullarında başlatılan mirası sahiplenmeyi amaçlıyor.
Dîlber Hêma, bu konudaki kararlılıklarını şu sözlerle ifade etti:
“Anadil sadece konuşularak değil, yazılarak da yaşar. Bedirxanların sürgünde başlattığı mirası, halkımızın emeğiyle büyütmek istiyoruz.”
HALKIMIZIN EMEĞİYLE MÜMKÜN OLDU
İsviçre Kürt Enstitüsü’nün tüm faaliyetleri gönüllülük esasına dayanıyor. Halkın maddi ve manevi desteği, yapılan her çalışmanın temelini oluşturuyor. Hêma, bu noktada halkın fedakarlığına dikkat çekti:
“Bugüne kadar yapılan her şey halkımızın emeğiyle mümkün oldu. Celadet Ali Bedirxan ve yol arkadaşları sürgünde dil için mücadele ettiler. Biz de onların mirasını sahipleniyor, halkımızın mücadelesine bir değer daha katıyoruz.”
DİLİMİZ GELECEĞİMİZDİR
2025-2026 eğitim yılı için hazırlıklarını tamamlayan Enstitü, Eylül ayı itibarıyla kurslara başladı. Enstitü Eşbaşkanı Dîlber Hêma’nın mesajı ise net oldu:
“Dilimiz, halkımızın kimliği ve geleceğidir. Anadiline sahip çıkan her çocuk, her aile halkımızın varoluşuna sahip çıkıyor. Bu mücadele hepimizin ortak görevidir.”