ABD’de kitap yasakları 1950’lerden bu yana görülmemiş boyutta

ABD’de kamu okulları, son yıllarda giderek büyüyen bir kitap yasaklama dalgası ile karşı karşıya bulunuyor.

PEN America’nın verilerine göre 2021’den bu yana okullarda 16 binden fazla kitap yasaklandı. 

Yalnızca 2023-2024 eğitim-öğretim yılında 10 binden fazla vaka kaydedilirken, bu yasakların yaklaşık yüzde 45’i Florida’da yoğunlaştı. Uzmanlara göre bu durum, 1950’lerdeki McCarthy döneminden bu yana görülmemiş bir kültürel baskıyı hatırlatıyor.

Eskiden bireysel şikâyetlerle sınırlı olan yasaklama talepleri, artık valilikler, eğitim daireleri ve doğrudan yasalarla kurumsallaşmış durumda. Özellikle Florida eyaleti, “kültür savaşları”nın başlıca cephesi haline geldi. Eyalet Eğitim Bakanlığı’nın bazı okul bölgelerini “pornografik” olduğu öne sürülen kitapları kaldırmaya zorlaması, diğer bölgelerde de önleyici otosansürü tetikledi.

En çok hedef alınan eserler arasında, LGBTIQ+ temaları, ABD tarihi, ırkçılık ve cinsellik üzerine kitaplar bulunuyor. 

Sansürlenen eserlerden biri, Anne Frank’ın günlüğünden uyarlanan bir grafik roman oldu. Kitaptaki kısa bir sahnede Frank’ın aynı cinse duyduğu ilgi dile getirilmişti. Metinde zaten yer alan bu düşünceler, görselleştirilmiş haliyle “fazla açık” bulunarak yasaklandı.

PEN America, bu yasakların öğrencileri kritik bilgilere ve farklı hikâyelere erişimden mahrum bıraktığını, bunun da empati, eleştirel düşünme ve öz farkındalık gelişimini engellediğini vurguluyor. 

Örgüt, yasaklanan kitapların listesini yayımlayarak halkı bizzat okumaya davet ediyor. 

Bazı kitapçılarda ise “Banned Books” (Yasaklı Kitaplar) adıyla özel raflar açılarak, yasaklı eserler bir tür yeni edebiyat türü gibi sunulmaya başlandı.