Kürt Dil Mücadelesi Çalıştayı’nda kadın, genç ve kültürün rolü tartışıldı

Kürt Dil Kurumları tarafından düzenlenen “Kürt Dil Mücadelesi İçin Strateji ve Politikalar” çalıştayı, öğleden sonraki oturumlarında kadın, çocuk, gençlik, kültür ve edebiyatın dil mücadelesindeki rolünü ele aldı.

Kürt Dil Kurumları öncülüğünde ve Demokratik Kurumlar Platformu’nun (DEKUP) desteğiyle düzenlenen “Kürt Dil Mücadelesi İçin Strateji ve Politikalar” çalıştayı, grupların sunumlarıyla devam ediyor. Çalıştayın öğleden sonraki oturumlarında “Kürt Dili Mücadelesinde Kadın, Çocuk ve Gençlerin Yeri” ile “Kürt Dili Mücadelesinde Kültür ve Edebiyatın Yeri” başlıkları tartışıldı.

‘HİÇBİR EV STRANSIZ VE KÜRTÇE MASALSIZ KALMAMALI’

Ma Music Koordinatörü Şêrko Kanîwar, Kürtçe müziğin dil mücadelesindeki yerini vurgulayarak yeni bir kampanya başlattıklarını duyurdu. Kanîwar, “Her Kürt’ün haftanın bir günü bir şarkı söylemesini istiyoruz. DEM grup toplantılarına her Salı bir sanatçı davet edilip Kürtçe şarkı söylemeli. Böylelikle dil siyasetin gündemine alınmalıdır. Kürdistan’da hiçbir ev stransız ve Kürtçe masalsız kalmamalı” dedi.

Kanîwar, konuşmasının ardından katılımcılarla birlikte Keleşo şarkısını seslendirdi.

KADINLAR DÖRT PARÇADA DİL İÇİN AĞ OLUŞTURMALI

Barış Annesi Saadet Öklü, “Biz dilimize sahip çıkarsak kimseye ihtiyacımız olmadan onu özgürleştiririz” ifadelerini kullandı.
DBP Wan İl Eşbaşkanı Gönül Uzanay ise kadın ve dil politikalarına dair hazırladığı raporu sundu. Uzanay, “Kürt dili, Kürt kadınları için en değerli mirastır. Kadınlar bu konuda öncü olmalı, dört parçada dil için bir ağ oluşturmalıdır. Her kentte kadın dil komisyonları kurulmalı, okuma grupları, kütüphaneler ve masallar aracılığıyla dil topluma yayılmalıdır” dedi.

VARLIĞIMIZIN TEMELİ DİLİMİZDİR

Görevi gasp edilen Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal, dilin yaşamla iç içe olduğunu belirterek, “Kürtçe bir yaşamı barındırıyor. Yaşamı kurtarmak için dilimizi bilmemiz gerekiyor. Çocuklar için Kürtçe kreşlerin kurulması ve bu konuda politik bir planlama yapılması zorunludur” diye konuştu.

İNSANIN VARLIK NEDENİ DİL VE KÜLTÜRDÜR

“Kürt Dili Mücadelesinde Kültür ve Edebiyatın Yeri” başlıklı oturumda konuşan Fuat Bor, dil ve kültürün ayrılmaz bir bütün olduğunu söyledi. Bor, “Kültür, yaşamın anlamı ve düşüncesidir. Mezopotamya kültürün beşiğidir. İnsan fark ettikçe kültür yaratmıştır. Dil ve kültür kadının eliyle oluşmuştur. İnsan dil ve kültür olmadan tanımlanamaz; insanın varlık nedeni dil ve kültürdür” dedi.

‘KÜRTÇE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ARIYOR’

Yazar Ayten Pasin, Kürtçenin özgürlük arayışı içinde olduğunu ifade ederek, “Kürtçe bizim kırmızı çizgimizdir. Bizim gözümüz birilerinin kapısında değil, evimizde olmalı. Kadınlar hem sözlü hem yazılı edebiyatta başattır. Artık dünyanın Kürt edebiyatını tanımasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır” dedi.

‘İMKAN VAR AMA YAPMIYORUZ’

PENa Kurd Genel Sekreteri yazar Azad Zal, mevcut imkanların kullanılmadığını vurgulayarak, “Her şeyi yapmak istiyoruz ama yapmıyoruz. Elimizde imkanlar vardı ama değerlendirmedik. Siyaset yol açarsa biz de üzerimize düşeni yaparız. Amacımız Kürtçe ve Kürt edebiyatını daha da geliştirmektir” ifadelerini kullandı.

Çalıştay, sunumların ardından ilk gününü tamamladı.