Munzur Festivali renkli etkinliklerle sürdü

23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ikinci günü, doğa talanına karşı toplumsal direniş, ekolojik yıkım, kültürel haklar ve barış çağrılarının damga vurduğu etkinliklerle geçti.

“Dersim yaşamdır; doğama, irademe, dilime, inancıma dokunma” şiarıyla bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, ikinci gününde Dersim merkez ve ilçelerinde gerçekleştirilen paneller, dinletiler, yürüyüş ve konserlerle devam etti. Etkinliklerde özellikle ekolojik yıkım, madencilik politikaları, halk sağlığı ve kültürel direnç konuları öne çıktı.

PULUR’DA EKOLOJİK TALAN PANELİ

Pulur (Ovacık) ilçesinde “Madencilik, Ekolojik Tahribat ve Doğa Talanı” başlıklı panel gerçekleştirildi. Görevi gasp edilen Dêrsim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, siyasi parti ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı panelde doğaya yönelik tehditler ele alındı.

Panelde; Munzur Koruma Kurulu’ndan Hasan Şen, Polen Ekoloji Kolektifi’nden Umut Şener, Munzur Çevre Derneği’nden Hatun Esen, İstanbul Barosu’ndan Av. Ümit Altaş ve görevden alınan Pulur Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül konuşmacı olarak yer aldı.

Umut Şener, yeni yasal düzenlemelerle ÇED raporu olmadan maden faaliyetlerinin başlatılabileceğini belirterek, “Siyanürün zararlarını bilen şirketler, kendi ülkelerinde yapamadıklarını burada gerçekleştiriyor. Bu faaliyetler halk sağlığı sorununa, zorunlu göçe, ekolojik yıkıma yol açıyor” dedi. Şener, dayanışma ağlarının genişletilmesi gerektiğini vurgulayarak, çıkarılan madenlerin savaş sanayisinde kullanıldığını ve bu nedenle ekolojik mücadelenin aynı zamanda anti-emperyalist bir mücadele olduğunu belirtti.

Mustafa Sarıgül ise, barışın doğayla barışmadan mümkün olmayacağını belirterek, “Doğayla iyi geçinin, biz de sizinle iyi geçinelim” dedi.

LÎCIK FACİASI HATIRLATILDI

İstanbul Barosu’ndan Av. Ümit Altaş, 13 Şubat 2024’te Erzîngan’ın Licik (İliç) ilçesinde yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği maden kazasını hatırlattı. Altaş, şirket sahiplerinin yargıdan kaçırıldığını, esas sorumluların hesap vermediğini belirterek, “İkinci duruşma bile yapılmadan şirket yeniden işçi alımına başladı” dedi.

‘MÜCADELE ETMEKTEN BAŞKA YOL YOK’

Hatun Esen, ülke genelinde yaşam alanlarının tahrip edildiğine dikkat çekerek, “2030’da su fakiri bir ülke olacağız. Ormanlarımız yakılıyor, sularımız kirletiliyor. Kültürümüze, dilimize, inancımıza saldırı vardı; şimdi doğamız da hedefte. Bu saldırıya karşı onurlu yaşamı savunmak için mücadele etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

XOZAT’TA EKOLOJİ PANELİ VE ÇOCUK TİYATROSU

Xozat ilçesinde, Cem Emir Parkı’nda davul-zurna eşliğinde halk oyunları sergilendi. Ardından Hasan Saltık Kültür Merkezi’nde çocuklara yönelik “Dof Tiyatro” oyunu sahnelendi. “Kaz Dağları’ndan Karadeniz’e, Karadeniz’den Dersim’e Ekolojik Yıkım” başlıklı panelde ise bölgesel ekolojik mücadeleler tartışıldı.

Panelde, EMEP’ten Sedat Başkavak, Çevre Derneği’nden Yusuf Topçu, Sol Parti PM üyesi Sercan Dede, DEDEF’ten Ulaş Yeğin ve Sekasur Çevre Platformu’ndan Erhan Doğru söz aldı.

Şirketlerin devlet gücüyle doğayı talan ettiğini, Kaz Dağları, Karadeniz, Dêrsim gibi birçok bölgede bu saldırılara karşı birleşik mücadele gerektiğini vurgulayan konuşmacılar,  Sekasur'da 3 aydır sürdürülen direnişin önemine dikkat çekti.

ANADİLDE ŞİİR VE HİKAYE DİNLETİSİ

Dêrsim merkezde, Sanat Sokağı’nda Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerinde şiir ve hikâye dinletisi düzenlendi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, anadilde anlatılan öyküler izleyiciler tarafından ilgiyle dinlendi.

YÜRÜYÜŞ VE KONSERLE FİNAL

Günün sonunda, “Doğama, Suyuma, Toprağıma Dokunma” pankartı eşliğinde Cumhuriyet Caddesi’nden konser alanına yürüyüş gerçekleştirildi. Katılımcılar yürüyüş boyunca, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Sekasor kutsaldır, kutsal kalacak” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.

Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen konserde ise Zeynep Bakşi, Yılmaz Çelik, Ozan Serdar, Delil Hıdır, Hüseyin Güneş, Mehtap Durma ve Şenol Aktağ sahne aldı. Konser, çekilen halaylarla sona erdi.

Festival, yarın da çeşitli etkinliklerle devam edecek.