Gimgim’de buluşma: Somut adımlar atılmalı

Gimgim’deki halk buluşmasında devletin henüz süreçle ilgili adımlar atmamasına tepki gösterilerek, “Bu barışı sağlayabilecek kişi Rêber Apo’dur” mesajı verildi.

Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla sürdürdüğü halk buluşmaları kapsamında Gimgim’de (Varto) halkla bir araya gelen DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, barış sürecinin halkın yıllara yayılan mücadelesinin ürünü olduğunu söyledi. Buluşmaya katılan halk ise devlete güven duymadıklarını ve somut adımların henüz atılmadığını dile getirdi.

DBP’nin halk buluşmaları kapsamında düzenlenen programa DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz katıldı.

Programın ilk durağı, Gimgim’e bağlı Xwarik köyünde yapılması planlanan JES projesine karşı nöbet tutan yurttaşlar oldu. Burada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, nöbet eylemini selamlayarak Kürt halkının yalnızca dil, kimlik ve kültürü için değil, doğasını korumak için de mücadele verdiğini belirtti. Bölgenin farklı yöntemlerle boşaltılmak istendiğini ifade eden Uçar, “Buraya yatırım yapılacağı söyleniyor. Ancak zenginleşecek olan halk değil, şirketler olacak. Bizim zenginliğimiz kimliğimiz, inancımız ve değerlerimizdir” dedi.

DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz da Gimgim’deki ekoloji mücadelesinin kendi mücadeleleri olduğunu belirterek, “Bu direnişte sizlerle omuz omuza olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

DEVLET SAMİMİ DAVRANMIYOR’

DBP heyeti daha sonra Reqasan köyünde halkla buluştu. Yağışlı havaya rağmen yoğun katılımın olduğu toplantıda konuşan Sümeyye Boz, barışın kadınlarla, gençlerle ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte konuşulması gerektiğini belirtti.

Barış sürecinin tek taraflı yürüyemeyeceğini söyleyen Boz, “Bu sürecin temel muhatabı vardır. Barış süreci Abdullah Öcalan’la yürür. Devletin yaklaşımını samimi bulmuyoruz. Bu barışı sağlayabilecek kişi Rêber Apo’dur” ifadelerini kullandı.

Ardından söz alan Çiğdem Kılıçgün Uçar, kent kent dolaşarak yurttaşların sürece ilişkin görüş ve beklentilerini dinlediklerini söyledi. Barış mücadelesinin uzun yıllardır sürdüğünü dile getiren Uçar, Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesinden vazgeçmediğini ifade etti.

SÜREÇ YALNIZCA SİLAHLARIN BIRAKILMASIYLA SINIRLI GÖRÜLEMEZ’

Sürecin yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı görülemeyeceğini vurgulayan Uçar, “PKK silahlarını yaktı, güçlerini geri çekti ve ‘Savaşı sonlandıracağız, siz de bizi hukuki güvenceye kavuşturacaksınız’ mesajını verdi. Ancak silahların bırakılmasıyla her şeyin tamamlandığı düşünülüyor. Oysa haklarımızın yasal güvenceye kavuşması gerekiyor. Meclis’te kurulan komisyon da halkın yıllardır verdiği mücadelenin sonucudur. Sayın Abdullah Öcalan halkına güvenmeseydi bugün bu noktaya gelinemezdi. Biz AKP’ye güvenmiyoruz. Ama ortada bir müzakere zemini var. Bu yalnızca devletin ya da AKP’nin meselesi değildir. Bu ülkeye barış ve özgürlüğü halkın mücadelesi getirecektir” dedi.

Rojava’ya yönelik saldırılara da değinen Uçar, bu saldırıların sonuçsuz kaldığını ve Kürtlerin artık görünmez olmadığını söyledi. “Biz demokrasi, barış ve özgürlüğün gücüyüz” diyen Uçar, Deniz Çîya’ya yönelik dayanışma örneklerini hatırlatarak, “Biz sözümüzü söyledik. Şimdi halkın önerilerini ve taleplerini dinlemek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

HALKTAN DEĞERLENDİRMELER

Toplantıda konuşan bir yurttaş, barış sürecinin önemli olduğunu belirterek Abdullah Öcalan’ın sürecin temel aktörlerinden biri olduğunu söyledi. Uzun süredir İmralı ile görüşme yapılmadığını ifade eden yurttaş, Meclis’te oluşturulacak ortak bir heyetin Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmesi gerektiğini dile getirdi.

Bir başka yurttaş ise geçmiş deneyimlere dikkat çekerek, sürecin yalnızca Meclis ekseninde yürütülmemesi gerektiğini söyledi. Demokratik zeminin güçlendirilmesini isteyen yurttaş, tüm siyasi partilerin katılımıyla geniş mutabakata dayalı bir sürecin oluşturulmasının önemine işaret etti.

Halkın sorularını yanıtlayan Çiğdem Kılıçgün Uçar da devletin İmralı’ya yönelik politikasının toplum üzerindeki yaklaşımıyla paralel ilerlediğini savunarak, “İmralı’nın kapıları açılırsa Demirtaş da özgür kalır. Eğer bu kapılar açılmazsa ben de, Sümeyye Boz da, siyaset yapan herkes de tutsak olmaya devam eder” dedi.

DBP’nin Gimgim’deki halk buluşmalarının ilçe merkezi ile Qeremeş köyünde devam edeceği belirtildi.