Jeoloji Mühendisi: JES ile toprak betonlaşacak!

Kanireş’in Ilıpınar köyünde yapılmak istenen JES projesinin yaratacağı risklere dikkat çeken uzman görüşü raporunda, projenin hem bölge halkına hem de su kaynaklarına zarar vereceği ifade edildi.

JES PROJESİ

Kanireş ve Gimgim'da yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali(JES) projelerine karşı halkın mücadelesi devam ederken, IGNIS H2 şirketi tarafından yapılmak istenen projenin ilk sondajı atması bekleniyor. Gimgim'da halkın başlattığı çadır nöbeti eylemi 19'ncu gününde sürerken, Kanireş’te ise halk kurdukları platform ile projeye karşı örgütleniyor.

Projenin yapılmasını istemeyen halk, projeyle beraber bölgenin doğal yapısının bozulacağını ve halkın göçe zorlanacağını sık sık ifade ederken, konuya dair hazırlanan uzman görüşleri ise halkın tepkisini doğruluyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi Doktor Eşref Atabey'nin Kanireş’in Ilıpınar köyünde yapılmak istenen JES projesine karşı hazırladığı uzman görüşü raporunda projenin canlı yaşamına olan zararlarına dikkat çekiyor. Raporda ayrıca projenin hayata geçmesi ile bölgede heyelan ve sismik dalgaların artabileceği uyarısında da bulunuluyor.

PROJE İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI!

Bölgede üç köyü kapsayan proje Nisan ayında valilik tarafından verilen "ÇED olumlu" kararı sonrası kamuoyuna yansıdı. Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında, üç köydeki 7 bin 132 hektarlık alan için firmaya ruhsat verilirken, jeotermal kaynak arama faaliyetinin 58 ayrı noktada yapılması planlanıyor. Bu proje kapsamında Ilıpınar Köyünde 2 bin 350 hektarlık alan için ilgili firmaya ruhsat verildi. Jeotermal kaynak arama ruhsat alanındaki 17 hektarlık ÇED alanında, 17 ayrı poligon ve 17 adet jeotermal arama kuyu noktasında jeotermal akışkan arama faaliyeti planlanıyor. Projeye köylülerin ve ilçe sakinlerinin büyük tepkisini çekerken, proje avukatlar tarafından mahkemesi taşındı. Bingöl İdare Mahkemesi'nde açılan davada, ruhsat ve ÇED iptali istendi.

RAPORDA BÜTÜN RİSKLERE DİKKAT ÇEKİLDİ!

Konuya dair uzman görüşünde ise projenin hem bölge halkını göçe zorlayacağı hem de deprem ve heyelan riskine neden olacağı belirtildi. Raporda birçok konu alt başlık olarak incelenirken, projenin yapılacağı alanda ki temiz su kaynaklarına da dikkat çekildi. 21 sayfalık raporda, şirketin projede yöre halkına istihdam sağlama iddiasına; "Bu ifade algıya yönelik olup, gerçeklikle ilgisi bulunmamaktadır" sözleri ile yanıt verildi.

SİSMİK HAREKETLERE VE HEYELANA NEDEN OLACAK!

Raporun devamında oluşabilecek zararlara dair şu ifadelere yer verildi: " Yapılacak sondaj çalışmalarında herhangi bir jeotermal kaynağa rastlanılmaması durumunda geçici olarak atık havuzunda biriktirilen çamurlar, kuyunun doğal yapısını bozmadan kuyu doldurularak kapatılacaktır. Ancak jeotermal kaynak bulunması durumunda atık havuzunda biriktirilen çamurun analizleri yaptırılacak ve tehlikeli çıkması halinde, Sondaj çalışması sırasında oluşacak atık sondaj çamuru hiçbir işleme tabi tutulmadan, içerisindeki su buharlaştırılacak ve Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek-4’ünde yer alan Atık Listesi’ne göre Sondaj çamurları “01 05 Sondaj Çamurları ve Diğer Sondaj Atıkları” doğrultusunda lisanslı bertaraf tesislerine gönderilecektir. Tehlikesiz çıkması halinde ise havuzun üzeri kapatılarak sahanın rehabilitasyon işlemlerinde kullanılacaktır’’ denmiş. Tüm atıklar tehlikelidir. İnert atık diye bir atık olamaz

Proje alanındaki kayalar gözenekli, geçirimli ve yarı geçirimli kayalardır. Jeotermal akışkanlardan kaynaklı kirlenmede yer altı suyu olumsuz etkilenecektir. Aynı zamanda su kaynakları kirlenecektir. Sahadan enerji için yüksek entalpili sıcak suyu bulma, yerin derinliklerinde bir ısı kaynağı olmadığından mümkün görünmüyor. Karlıova ve çevresi sıcak suları daha sığ dolaşımlı ve meteorik kökenlidir. DES yöntemi de uygulanmadığı görülüyor. Gaz ölçümleri yapılmış olsaydı aktif fayın varlığı, gömülü faylar tespit edilebilirdi.  Silis ölçümü ve ısı hesaplaması yapılmamış. Atık sıvının enjeksiyonunda yüksek basınç uygulandığında sismik tetikleme olabilir.

Yarıkların açılması işlemi, kesme gerilmesi nedeniyle kayma şeklinde veya çekme gerilmesi nedeniyle uzama şeklinde gerçekleşebilir. Her iki durumda da bu işlem esnasında akustik gürültü meydana gelir."

SONUÇ: HALK GÖÇE ZORLANACAK!

Raporun sonunda ise şu sonuçlar maddeler halinde raporda yer aldı: "Karlıova köylerini içine alan alanda jeotermal santrali işletecek sıcak su bulunduğunda, Jeotermal Elektrik Santrali kurulacak. Tabi ki yabancı yerli fark etmez özel şirketler işletecek.  Üretilen elektrik enterkonnekte sisteme verilecek, pahalıya size satılacak, santralden çıkan zehirli, boğucu gazları soluyacaksınız,  Kanserojen radon gazına, sülfürik asit, kükürt dioksite, hidrojen sülfüre maruz kalacaksınız. Tarlanız, toprağınız, tükettiğiniz sebze ve meyveler santralden bırakılan ağır metal akışkanları, arsenik ve florür, borca kirlenecek ve toprağınız betonlaşacak.  Eskisi gibi kırlarda, otlaklarda çiçekler açmayacak, arılar çiçek özsuyu alamayacak, hastalıklar başlayacak, doğup büyüdüğünüz, beslendiğiniz topraklardan göçe zorlanacaksınız."