KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kürt halkı için Mayıs ayı şehitler ayı, 18 Mayıs da şehitler günüdür. Mayıs ayı şehitleri şahsında tüm şehitleri minnet ve saygıyla anıyoruz” dedi.
KCK açıklamasında, “Kürtler özellikle 100 yıldır varlıklarına yönelik saldırı olduğundan Kürdistan’ın 4 parçasında var olma mücadelesi vermektedirler. Bu mücadele içinde yüz binlerce şehit vermişlerdir. Bugün Kürdistan’ın 4 parçasında hala özgürlük mücadelesi sürüyorsa bunu sağlatanlar şehitlerdir. Bu açıdan şehitleri anmak, değer vermek ve anlamlandırmak Kürtler için var olma bilincidir. Kürt halkı ancak bu bilinçle var olma ve özgür yaşama kavuşma mücadelesi verebilir” denildi.
ŞEHİTLER DÜNÜMÜZ, BUGÜNÜMÜZ VE GELECEĞİMİZDİR
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında şu hususlara da yer verildi:
“Rêber Apo, PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi şehitlere böyle anlam vererek Kürt halkının var olma ve özgürlük mücadelesinde büyük gelişme sağlamıştır. Şehadetlere anlam verme Kürt özgürlük mücadelesini ve Kürt halkını yenilmez kılmıştır. Şehitlere bu anlam verme ve bağlılık sürdükçe de Kürt halkı ve Özgürlük Hareketi her türlü saldırıyı püskürtür ve mutlaka başarıya ulaşır. Şehitler, bizim dünümüz, bugünümüz ve geleceğimizdir. Bu açıdan şehitleri anma ve anlama Kürt halkı açısından bir var olma ve özgür yaşama konusudur.
Rêber Apo Denizlerin, Yusufların, Hüseyinlerin idama götürülmesi karşısında bir mücadele geliştirme sözü vermiştir. Haki Karer’in şehadetine PKK’nin kurulması ile cevap vermiş; öz savunma mücadelesini geliştirmiştir. Kürdistan tarihindeki bugüne kadarki tüm şehadetler için özgür ülke ve özgür yaşamı sağlama mücadelesinde ısrar etmiştir.
Rêber Apo’nun büyük devrimci olmasını sağlayan en temel etken şehitlerin sözcüsü ve savunucusu olmasıdır. Rêber Apo, ben şehitlerin özlemlerinin çiğnenmesine müsaade etmem, mücadele mutlaka şehitlerin çizgisinde yürüyecek ve gelişecektir, demiştir. Şehitlere bağlılığı; mücadelede ısrar ve başarılı mücadele çizgisinde yürüme olarak değerlendirmiştir.
Rêber Apo, PKK şehitler partisidir, diyerek şehitlerin mücadeledeki yerini net biçimde ortaya koymuştur. Şimdi de PKK, şehitler gerçeği ve şehitlerin yarattığı değerler olarak yaşayacaktır. Şehadet gerçeğinin böyle bir gücü vardır.
Kuşkusuz şehitler ayında Haki Karer’i, İbrahim Kaypakkaya’yı, Ferhat Kurtay’ı, Necmi Öner’i, Mahmut Zengin’i, Eşref Anyık’ı, Halil Çavgun’u, Mehmet Karasungur’u, İbrahim Bilgin’i, Deniz Gezmişleri, Sinan Cemgilleri, Şirin Elemhulileri, Abdulkadir Çubukçu, Azad Siser’i, Çekdar Amed’i, Kasım Engin’i, Masiro Botan’ı, Celal Başlangıç’ı, Sırrı Süreyya Önder’i, Sabri Tendürek’i ve binlerce şehidimizi anıyoruz; onların özlemlerini gerçekleştirme sözümüzü yineliyoruz.
Ancak esas olarak da bu şehitler ayında kadro, Hareket ve halk olarak mücadele eksiklerimizi görüp daha etkili mücadeleye yönelmek şehitlere en büyük bağlılık olacaktır. Onlar, mücadele sırasından çıkıp en öne geçtiler. O zaman bizler de onların öncülüğünde daha güçlü mücadele vermeliyiz.
Tüm değerlerin yaratılmasında şehadet gerçeğinin rolü belirleyicidir. Kürt halkı özgürlük mücadelesiyle büyük değerler yarattı. Artık bu değerleri özgür yaşamı gerçekleştirme biçiminde sonuca ulaştırma mücadelesi verilmelidir. Bu da şehitlerin çizgisinde ve duruşunda bir mücadeleyle gerçekleşebilir.
Bu şehitler ayı ve gününde tüm bu gerçekleri bir daha bilmek ve bu temelde mücadele etmek tarihi bir sorumluluktur.
Şehitlerimiz Rêber Apo çizgisine bağlı kalarak mücadeleyi geliştirdiler. Onların çizgisi, duruşu ve ölçüleri Rêber Apo’nun çizgisi, duruşu ve ölçüleri olmuştur. Böylece özgürlük çizgisini en iyi onlar temsil etmişlerdir. Onların bu duruşunu örnek alıp Hareket ve halk olarak Önderlik çizgisinde yürümeli ve başarılı olmalıyız.
Rêber Apo, Barış ve Demokratik Toplum Projesini önümüze koydu. Şehitlerin en doğru sözcüsü ve savunucusu olan Rêber Apo’nun bu projesi ve çizgisi aynı zamanda şehitlerimizin de çağrısıdır. Bu çağrıya cevap olup Demokratik Toplum Projesini başarılı kıldığımızda şehitlerimizin özlemleri de gerçekleşmiş olacaktır.”