Maxmûr Nöbet Eylemi: Önder Apo kırmızı çizgimizdir
Maxmûr Mülteci Kampı’ndaki nöbet eylemine katılanlar, Önder Apo’nun iradeleri, varlıkları ve kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı.
Maxmûr Mülteci Kampı’ndaki nöbet eylemine katılanlar, Önder Apo’nun iradeleri, varlıkları ve kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı.
Şehîd Rûstem Cûdî (Maxmûr) Mülteci Kampı'nda 20 Temmuz 2023'te başlatılan nöbet eylemi 1080'inci gününde devam etti. Eylem, 208'inci grubun görevi devralmasıyla sürdürülürken, çok sayıda kişi, kurum ve kuruluşun yönetici ve üyelerinin katıldığı devir teslim töreni, Şehit Aileleri Kurumu'nda gerçekleştirildi.
Önder Apo’nun posterlerinin açıldığı törende, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok Jiyan Nabe” ve “Jin Jiyan Azadî” sloganları atıldı.
Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından 207’nci grup adına Halk Meclisi Yürütme Üyesi Fatma Bilen konuştu.
Fatma Bilen, konuşmasının başında Önder Apo’nun duruş ve direnişinden bahsederek, 27 yıldır İmralı Adası’ndaki bu direnişi selamladı.
Fatma Bilen, İmralı’daki bütün tecride ve Türk devletinin hukuk dışı yaklaşımına rağmen Önder Apo’nun hiçbir zaman duruş ve direnişinden taviz vermediğini ve iradesini hiçbir zaman düşmana teslim etmediğini kaydetti.
Konuşmasının devamında Önder Apo’nun “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısını hatırlatan Fatma Bilen, “Türk devleti, 25 Şubat’tan bu yana Önder Apo’nun çağrısına doğru yaklaşmış değil. Kürt halkı olarak Önderliğin irademiz, varlığımız ve kırmızı çizgimiz olduğunu belirtiyoruz” dedi.
Fatma Bilen, Türk devletinin kanunları kendi çıkarlarına göre çıkardığını ve değiştirdiği belirterek, bu yaklaşımı kabul etmeyeceklerini belirtti.
Önder Apo üzerinde devam eden tecride de dikkat çeken Fatma Bilen, “Bizlerde tutum ve direnişimizle Önderliğimizin elini güçlendireceğiz. Çünkü Türk devleti Önderliğimizi hukuk dışında tutmak istiyor. Buna karşı Önderliğimizin ve gerillalarımızın haklarını savunacağız” ifadelerini kullandı.
Fatma Bilen, Türkiye'nin özel savaş medyasına dikkat çekerek, bu medyanın Önder Apo'nun fikirlerini boşa çıkarmak ve özel savaşın halk üzerindeki etkisini artırmak istediklerini belirtti ve şunları söyledi: "Halkımız özel savaşa karşı uyanık olmalıdır. Önderliğimiz fiziki özgürlüğüne kavuşana kadar direnişimize ve eylemlerimize devam edeceğiz.”