Muhsin Osman: Kürtlerin acilen ulusal kongreye giden rotayı çizmesi gerekiyor

Ortadoğu'daki gerilimi ve Kürtlerin konumunu değerlendiren Muhsin Osman, Ortadoğu’da büyük değişimlerin yaşandığını, bu değişimden kaynaklı Kürtlerin acilen siyaset üstü bir aydınlar heyeti kurarak ulusal kongreye giden rotayı çizmesi gerektiğini söyledi.

MUHSIN OSMAN

Irak eski Milletvekili ve KNK Üyesi Muhsin Osman, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaş ve ateşkes sürecini, bu sürecin Kürt coğrafyasına etkilerini ve Kürt siyasetinin gelecekte takınması gereken stratejik tutumu değerlendirdi. Ortadoğu’daki ateşkes süreçlerinin ve çatışmaların büyük değişimlere gebe olduğunu belirten Osman, Kürtlerin bu süreçte “ortak bir akıl” ile hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

‘KÜRTLER ROJAVA TECRÜBESİYLE TEMKİNLİ HAREKET EDİYOR’

Rojava ve Rojhilat süreçlerini kıyaslayan Muhsin Osman, Rojava’daki saldırılara karşı dünya genelinde oluşan tepkinin neden Rojhilat için gelişmediğini analiz ederek, Suriye ve İran hükümetlerinin güç ve askeri kapasitelerinin kıyaslanamaz olduğunu belirtti.

Osman, “Rojava’da ABD Kürtleri yalnız bıraktı, Türkiye’nin ısrarıyla operasyonlara izin verdi. Bu yaşanmışlıkları gören Kürtler, Amerika’ya güvenmediği için İran merkezli bir gerilimde reaksiyon geliştirmedi. Kürtlerin bu konuda daha sakin ve akıllı bir siyaset izlediğini değerlendiriyorum” dedi.

İran’ın bölgesel bir güç olduğunu ve elindeki stratejik silahlarla geniş bir alanı vurma kapasitesine sahip olduğunu belirten Osman, Kürtler savaşa dahil olmasa bile İran’ın Başur’u hedef aldığını söyledi.

İranlı milis güçlerin Kürdistan yerleşim yerlerini ‘İsrail veya ABD ile taraf olmakla’ suçladığına dikkat çeken Osman, “Hakikat bu değil; ancak İran hem kendi halkını ikna etmek hem de çevreye gözdağı vermek için Kürt bölgelerine yönelik saldırı siyasetini sürdürüyor” diye konuştu.

‘İHVANCILARIN VE DİN ODAKLI SİYASETİN ROLÜ BİTİYOR’

Ortadoğu’da yeni bir değişim sürecinin başladığına işaret eden Muhsin Osman, bölgede şiddet ve dini siyaset üzerine kurulan modellerin tasfiye edildiğini vurgulayarak, Suudi Arabistan’ın bile bu değişime ayak uydurduğunu savundu.

Osman, şunları söyledi: “Bu süreçte artık İhvancılara Ortadoğu’da rol verilmeyecek. Dini siyasetin yerine daha farklı dengeler kuruluyor. Bugün her ne kadar radikal unsurlar bu savaşta kullanılsa da bu da değişimin bir parçası olarak gelişecektir. Radikal dincilerin de rol alması bu değişimin bir apartaı olarak kullanılıyor; ancak bir geleceğin onlar üzerinde inşa edileceğini düşünmüyorum.”

‘SİYASET ÜSTÜ BİR AYDINLAR HEYETİ ŞART’

Kürtlerin dört parça Kürdistan’da ortak tutum almasının önemine değinen Osman, siyasi partiler arasındaki bölünmüşlüğün aşılması için somut bir öneride bulunarak, “Partiler üstü bir heyet oluşturulabilir. Aydınlar ve rûspilerden oluşacak bu kurul; entelektüel, ortak bir akıl ve teori geliştirerek ulusal bir kongreye öncülük edebilir. Özellikle diasporadaki Kürt aydınları bu konuda bir köprü oluşturabilir” dedi.

‘İRAN REJİMİKALICI GÖRÜNÜYOR, SAVAŞ DURABİLİR’

Mevcut ateşkes süreçlerinin perde arkasında tarafların elini güçlendirmeye çalıştığını belirten Osman, ABD’nin İran’daki İslami sistemi bir şekilde kabullenmiş göründüğünü kaydetti. İdeolojik kadrolar ve derin devlet yapısı nedeniyle İran rejiminin kalıcı durduğunu ifade eden Osman, “Büyük savaşın yerine pazarlıklar öne çıkabilir. İsrail ve ABD ağır silahlarla vursa da İran’ın ordusu ve milisleri yerinde duruyor. Bu, bir noktada duracak; belki de büyük bir savaş yerine zamana yayılan bir denge oluşacak” diye konuştu. 

‘SAVAŞIN BAŞUR EKONOMİSİNE ETKİSİ CİDDİ’ 

Savaş baskısının Başur üzerindeki ekonomik sonuçlarına da değinen Muhsin Osman, Haşdi Şabi ve benzeri grupların bölge üzerindeki baskısının yatırımları engellediğini vurguladı. Güvenliğin olmadığı yere sermayenin gelmeyeceğini belirten Osman, petrol ile gaz üretimi konusundaki projelerin savaşın gölgesinde kaldığını, bunun da halkın günlük yaşamına doğrudan yansıdığını aktardı.