Çeteler Kürt evlerinden çıkmıyor
Efrînlilerin geri dönüşü için Qamişlo’dan Efrîn’e bir koridor açılması ve bölgede geçici bir Kürt tugayının kurulması talepleri Şam tarafından reddedildi. Serêkaniyê’de ise çeteler halkın evlerini boşaltmuyor.
Efrînlilerin geri dönüşü için Qamişlo’dan Efrîn’e bir koridor açılması ve bölgede geçici bir Kürt tugayının kurulması talepleri Şam tarafından reddedildi. Serêkaniyê’de ise çeteler halkın evlerini boşaltmuyor.
Efrînliler, 8 yıl aradan sonra evlerine dönüyor. Kimisi döndüğünde ilk olarak toprağını öpüyor, kimisi kesilmeyen zeytin ağaçlarına sarılıyor, kimisi ise avluda oturup sessizce ağlıyor. Yerinden edilenlerin geri dönüşü Efrînliler için önemli bir kazanım olarak görülse de sahada yaşanan sorunlar bu sevince gölge düşürüyor.
Türk devleti ve Suriye Milli Ordusu (SMO) çetelerinin 2018 yılında Efrîn’i işgal etmesiyle 300 binden fazla kişi yerinden edildi. Bunlardan 200 bini Til Rifat, Ehrez, Ehdas ve Fafîn ilçeleri ile Şehba’nın 40 köyüne göç ederken, 8 bin 94 kişi Serdem, Berxwedan, Veger ve Efrîn kamplarına, 91 bin 906 kişi ise Şêxmeqsud ve Eşrefiyê mahalleleri ile Şehba’nın köylerine yerleştirildi. Efrînliler bu alanlarda 6 yıl boyunca yeni bir yaşam kurmaya çalıştı ancak Türk devletinin 1 Aralık 2024’te Şehba bölgesine yönelik saldırılarıyla yaklaşık 200 bin kişi bu kez Tebqa, Reqa, Kobanê, Cizîr Bölgesi ve Halep’e göç etti. Tebqa, Reqa, Kobanê ve Cizîr bölgesine geçenler 200’den fazla merkeze yerleştirildi, çok sayıda aile evlerini göçmenlerle paylaştı.
Saldırılar bununla sınırlı kalmadı. Şêxmeqsud ve Eşrefiyê’ye sığınan 150 bin göçmen, HTŞ-DAİŞ’in 6-12 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte yeniden göç etmek zorunda kaldı ve yönünü Tebqa, Reqa, Kobanê ve Cizîr bölgesine çevirdi. Bu bölgelerde 150’den fazla merkeze yerleştirildiler. Saldırıların yoğunlaşması üzerine bu kez HTŞ’nin kontrol ettiği bölgelerden kaçanlar Rojava’ya yöneldi. Heyva Sor a Kurd’un verilerine göre 175 bin kişi Cizîr Kantonu’na sığındı.
8 YILDA 4 GÖÇ
2018’den bu yana en az 4 kez yerinden edilen göçmenlerin evlerine dönüşü, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin öncelikli gündemlerinden biri oldu. Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile Şam hükümeti arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın ardından geri dönüşler başladı. Anlaşmanın 14’üncü maddesinde yer alan, “Efrîn, Şêxmeqsûd ve Serêkaniyê’de yerinden edilen kişilerin şehir ve köylerine dönüşünün sağlanması ve bu bölgelerdeki sivil yönetimler içinde yerel yöneticilerin atanması” hükmü hayata geçirildi. Bu kapsamda 400 aileden oluşan yaklaşık 2 bin kişilik ilk konvoy 9 Mart’ta yola çıkarak Mabeta, Şiyê ve Cindirês’teki evlerine yerleşti. Yaklaşık 10 bin aile ise geri dönüş hazırlıklarını sürdürüyor.
QAMİŞLO’DAN KORİDOR TALEBİ
Yaklaşık 500 Efrînli aile Kobanê’de bulunurken, 10 binden fazla aile Cizîr Bölgesi’nde yaşamını sürdürüyor. Edinilen bilgilere göre Özerk Yönetim, Qamişlo’dan Efrîn’e bir koridor açılmasını ve geri dönüş sürecinin bir hafta ila on gün içinde tamamlanmasını talep etti. Ancak Şam’daki geçici hükümet bu talebi kabul etmedi. Bunun üzerine göçmenlerin toplu halde değil, gruplar halinde ve evleri boşaltıldıkça geri dönüş yapması kararlaştırıldı.
ÇETELER EVLERİ BOŞALTMIYOR
İşgalin ardından Humus, Hama, Şam ve Dêrazor gibi bölgelerden getirilen çok sayıda çete ailesi, Efrîn’de Kürtlere ait evlere yerleştirildi. QSD ile Şam arasında yapılan anlaşmaya göre bu ailelerin evleri boşaltması gerekiyor. Ancak sahadaki bilgiler, bazı çetelerin evleri terk etmediğini ve geri dönen ailelere zorluk çıkardığını gösteriyor. Bu grupların önemli bir bölümünün Şam’dan ziyade Türk devletinin talimatları doğrultusunda hareket ettiği ifade ediliyor. Bilbil ilçesine bağlı Şêxûrzê köyü, Raco’ya bağlı Dêwrîş köyü ile Basilê ve Kîmarê köylerinde Türk üslerinin bulunduğu, bu üslerdeki çetelerin köyleri boşaltmadığı ve göçmenlerin geri dönüşünü kabul etmediği öğrenildi.
EFRÎN’E TUGAY ÖNERİSİ
Geri dönüş sürecinde güvenliğin sağlanması temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Efrînlilerin, tamamı Efrînlilerden oluşacak bir tugayın geçici süreyle Efrîn’de kurulmasını talep ettiği belirtildi. Bu talebin Özerk Yönetim tarafından olumlu karşılandığı ancak henüz nihai bir karar verilmediği ve tartışmaların sürdüğü ifade ediliyor. 29 Ocak anlaşmasına göre Hesekê, Qamişlo ve Kobanê’de kurulacak tugayların 60’ıncı Tümen’e bağlı olacağı belirtiliyor.
‘EFRÎN ROJAVA’NIN BİR ŞEHRİ DEĞİL’ MESAJI
Efrîn’de güvenlik sorununun sürdüğü, 21 Mart’ta Newroz kutlamaları sırasında yaşanan olaylarla bir kez daha ortaya çıktı. Çeteler ve bazı Arap aşiretleri, Newroz kutlamak isteyen halka yönelik ırkçı ve mezhepçi söylem ve eylemlerle saldırdı, Kürt sembollerine hakaret etti. İç Güvenlik Güçleri (Asayiş), halka provokasyonlara karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı. Efrîn Sosyal Meclisi Eş Başkanı Îbrahîm Heftaro, yaşanan saldırıları değerlendirerek, “Efrîn’de 8 yıl aradan sonra coşkulu bir şekilde Newroz kutlandı. Bu durum Türk devleti ve bazı Arap aşiretlerini rahatsız etti. Efrîn’in artık onların kontrolünden çıktığı düşüncesiyle hareket ederek saldırıya geçtiler. Amaçları provokasyon çıkararak halka baskı kurmak ve Kürt-Arap çatışması yaratmaktı. ‘Burası Rojava’nın bir şehri değil’ mesajı vermek istediler ve bu tablo ortaya çıktı. Hem biz hem de Şam halka gerekli çağrıyı yaptık” dedi.
Ekonomik kriz ve işsizlik, geri dönenlerin karşı karşıya kaldığı temel sorunlar arasında yer alıyor. İşgal öncesinde halkın geçim kaynağı büyük ölçüde zeytin üretimi ve zeytinyağı ticaretiydi. Ancak işgal sürecinde yaklaşık bir milyon ağaç Hamzat, Emşat, SMO ve Sultan Murat gibi çete grupları tarafından kesildi, ormanlık alanlar yakıldı ve ağaçlar yakacak olarak kullanıldı. Bazı tarım arazilerine askeri üsler kuruldu. Özerk Yönetim geri dönen halka maddi destek sağlamaya çalışsa da Suriye genelindeki ekonomik kriz bu süreci doğrudan etkiliyor.
SERÊKANİYÊ’DE GERİ DÖNÜŞ ŞARTLARI YOK
Serêkaniyê halkı da 29 Ocak anlaşması kapsamında evlerine dönmeyi bekliyor. 2019 yılında Türk devleti ve bağlı çetelerin işgaliyle 75 bin kişi yerinden edildi. Bu kişiler Serêkaniyê, Waşokanî ve Newroz kamplarına yerleştirildi. Efrîn’de olduğu gibi Serêkaniyê’de de demografik değişim politikaları devreye sokuldu. Dışarıdan getirilen çete aileleri, Kürtlere ait yaklaşık 5 bin 700 eve yerleştirildi, tarım arazileri, doğal kaynaklar ve tarihi yapılar gasp edildi.
45 KÜRT KÖYÜ YIKILDI
Bölgede güvenlik, askeri ve idari değişimlerin ardından halkın onurlu dönüşü için hazırlıklar sürüyor. Halk, mal ve mülklerinin iadesini, çete ailelerinin çıkarılmasını, Türk işgalinin sonlandırılmasını ve yerel bir meclisin kurulmasını talep ediyor. Ancak çetelerin evleri boşaltmadığı ve yaklaşık 45 Kürt köyünün yüzde 70 ila 80 oranında yıkıldığı belirtiliyor. Serêkaniyêli Göçmenler Komitesi Sorumlusu Avukat Ciwan Îso, “Dönüşler için güvenli bir ortam yok. Halkın tehlikelerle karşılaşmaması için güvenlik sağlanmalı. Kürt mahalleleri talan edilmiş durumda. Evler boşaltılmıyor, boşaltılanlar da yağmalanıyor. Bu durum halka açık bir mesajdır. ‘Yıllarca evlerinizde yaşadık, giderken de dönmemeniz için yıkıyoruz’ deniliyor. Ancak halk, tüm zorluklara rağmen dönmeye kararlı” ifadelerini kullandı.
ÇETELER ÇIKARILMALI, İŞGAL SONLANDIRILMALI
Serêkaniyêlilerin dönüş sürecinin Hesekê valiliği tarafından yürütülmesi planlanıyor. Efrîn’den sonra bu bölge için de adımların atılması gerektiği belirtilirken, çetelerin evleri boşaltmaması ve işgalin sürmesi nedeniyle dönüş takviminin netleşmediği ifade ediliyor. Ciwan Îso, Serêkaniyê halkının taleplerini şu sözlerle dile getirdi: “Hesekê valiliğine idari olarak bağlanmak, çetelerin bölgeden çıkarılması, yolların açılması, işgalin sonlandırılması, atamaların valilik tarafından yapılması ve atanan kişilerin Kürt olması temel taleplerimizdir. Güvenliğin yerel halktan oluşan bir Asayiş gücü tarafından sağlanması, suç işleyenlerin yargılanması ve geri dönenlere maddi destek sunulması gerekiyor. Mevcut hiçbir resmi kurumu tanımıyoruz, meşru değiller. Bu nedenle yerel halktan oluşan yeni bir meclisin kurulması zorunludur. Serêkaniyê bir Kürt şehridir, tarihi vardır ve bu gerçek inkâr edilemez.”