İradenin ve direnişin sembolü: Rojava şehitlikleri

İşgalci çeteler, şehitlerin verdiği bedeller sayesinde elde edilen kazanımları yok ederek, direniş kültürünü ve ortak belleği zayıflatarak devrime olan inancı kırmak istedi. Şehitlikler bugün hala iradenin ve direnişin sembolleri olmaya devam ediyor.

ŞEHİTLİKLER

“Rojava Devrimi’ni şehit aileleriyle başlatacağız ve mutlaka başarıya ulaştıracağız…” Şehit Xebat Dêrik’in 15 yıl önce söylediği bu söz; hakikatin, hafızanın ve mücadelenin taşıyıcısı oldu. Devrimin temelleri; şehit aileleri ve yurtsever halkın örgütlenmesi, savunma komitelerini oluşturması ve her şeyden önce başaracaklarına inanmasıyla atıldı. Çünkü devrim, sadece Baas rejimini yıkmak üzerine değil; askeri, siyasi, idari ve toplumsal boyutlarıyla ele alınmış, en ince ayrıntısına kadar hesaplanmış ve tartışılmış uzun bir süreçti. Bu süreçte hem şehitler hem de şehit aileleri özellikle düşünülmüştü. Şehitler, onurlu bir gömülme hakkına sahip olacak ve aileleri hiçbir zaman kimseye muhtaç edilmeyecekti.

GİZLİCE ÖRGÜTLENME YAPILDI

Özerk Yönetim Şehit Aileleri Meclisi Eşbaşkanı Rêzan Gulo, o dönemi ANF’ye şöyle anlatıyor: “Her ne kadar 2014’te resmi olarak konferanslarımızı düzenleyip bölge genelinde meclisler açsak da aslında örgütlenmemiz çok eskiye dayanıyor. Baas rejimi döneminde gizlice çalışmalar yürütüyorduk. Şehit aileleri, 2008’de ilk olarak Şehba’da bir araya geldi. O zamanlar her şey yasaktı; toplantıları geçin, iki elin parmaklarını geçecek kadar insan bir araya gelemezdi. Ancak 2011’de Ortadoğu’da halkların baharının başlamasıyla artık bölge genelinde çalışmaların yürütülmesi gerekiyordu.”

Rêzan Gulo, aynı zamanda Türk devletinin 2021’de Qamişlo’nun Hilêliyê Mahallesi’nde SİHA saldırısıyla katlettiği Kürt yurtsever ve Önder Apo’nun dostu Yusuf Gulo’nun da torunu.

KURUMSALLAŞMA SÜRECİ

2011’de Suriye’de iç savaşın başlamasıyla Xebat Dêrik, Ferhad Şiblî, Salih Müslim ve Gulê Selmo gibi öncüler hızla örgütlenme çalışmalarını başlattı. Başta Cizre Bölgesi olmak üzere Rojava genelinde şehit aileleri ve yurtseverlerle toplantılar yapıldı, devrimin başarıya ulaşması için planlamalar çıkarıldı.

Dêrik’in Bestasus köyünde ilk konferans düzenlendi; her şehirde gruplar halinde örgütlenme yapılması kararı alındı. Bu süreçte şehit ailelerinin de kurumsallaşması gerekiyordu.

2014’te Efrîn, Cizre ve Kobanê kantonlarında konferanslar düzenlendi, ardından meclisler ilan edildi. Şehit anne-babalarıyla eşleri ve çocuklarına sahip çıkılması, her şehirde şehitliklerin yapılması ve şehit arşivlerinin toplanması gibi önemli kararlar alındı.

Özellikle şehit ailelerinin bir araya gelmesini sağlayan Xebat Dêrik’in katıldığı bir toplantıda bulunan Rêzan Gulo, şunları söylüyor: “Xebat arkadaş, ‘Rojava Devrimi’ni şehit aileleriyle başlatacağız ve mutlaka başarıya ulaştıracağız’ dedi. Ailelerin ve yurtseverlerin örgütlenmesinden savunma komitelerinin oluşturulmasına kadar önemli roller üstlendi. Ailelerle sürekli toplantılar alırdı. Bugün Meclis olarak bu mirasa hala sahip çıkıyoruz.”

AİLELERE VE ÇOCUKLARA DESTEK

Gulo’nun vurguladığı gibi, bu mirasa sahip çıkan Şehit Aileleri Meclisi’nin Cizir Bölgesi’nde dokuz, Kobanê merkezde bir ve ilçelerinde dört bürosu bulunuyor. Ayrıca 2018 işgalinden önce Efrîn merkez ve tüm ilçelerinde de büroları vardı.

Meclis; bulunduğu her şehirde sosyal, siyasal, kadın ve çocuk birimlerinden eğitime kadar birçok alanda, özellikle şehit eşleri ve çocuklarına destek sağlıyor. Öte yandan şehit çocuklarının eğitimi için burslar veriyor ve her ay eşlerine düzenli maddi katkıda bulunuyor. Hatta evleri olmayanlara barınacak yer bulmaktan kiralarını karşılamaya kadar sosyal yaşamda üzerine düşeni yapıyor. Mevcut süreçle birlikte koşullar Meclis’i zorlasa da destekler sürdürülüyor.

Şehit Aileleri Meclisi’nden aldığımız bilgilere göre, Cizre Bölgesi genelinde 5 bin 525 şehit çocuğu var ve bunlardan 2 bin 448’i öğrenci. Ayrıca bin 914 şehit eşi ve 2 bin 999 şehit annesi bulunuyor.

ÖLÜMÜ YENEN YAŞAMIN MEKANI

Rojava’da devrimin en çıplak ve en hakiki yüzüyle yükselen şehitlikler var. Şehitlikler ne sıradan bir mezarlık ne de bir yas yeridir. OInlar; özgürlüğün onurla toprağa emanet edildiği, isimlerin mermerlere değil; anılara, toprağa ve zamana yazıldığı bir hafıza bahçesidir.

Her mezar taşının üzerindeki fotoğraf, yıldız motifi, bayrak veya sadece bir isim; devrimin sürekliliğinin simgesidir. Şehitler ise burada ne unutulur ne de sadece anılır. Toprağın ritmine karışarak devrimin devam eden yürüyüşüne ayak uydururlar. Burası, ölümü yenen bir yaşamın mekanıdır.

XEBAT DERİK’İN ANISINA İLK ŞEHİTLİK

Şehitliklerin tamamı 2012’den sonraki süreçte kurulmaya başlandı. İlk şehitlik ise devrimin mimarlarından Xebat Dêrik’in anısına, Dêrik’te “Şehit Xebat Dêrik Şehitliği” adıyla resmi olarak kuruldu.

Ardından Kobanê’de Şehit Dîcle Şehitliği, Qamişlo’da Şehit Delîl Sarûxan Şehitliği, Dirbêsiyê’de Şehit Rustem Cûdî Şehitliği, Tirbespiyê’de Şehit Dilşêr Şehitliği ve Hesekê’de Şehit Dijwar Şehitliği kuruldu. Hesekê’de ayrıca sivillerin defnedildiği bir şehitlik de bulunuyor.

Özgürleştirme hamlelerinde yer alanlar, saldırılarda katledilenler ve devrime öncülük eden isimler de burada törenlerle defnediliyor. Cizre Bölgesi’nde 13 şehitlik ve 5 bin şehidin olduğu belirtiliyor.

EFRİN’DE ŞEHİTLERE BİLE SALDIRDILAR

Efrîn merkezde ise Şehit Avesta Xabûr Şehitliği, Cindirêsê ilçesinde Şehit Seydo Şehitliği ve Şera’da da Şehit Refiq Şehitliği inşa edildi. Avesta Xabûr’da 288, Şehit Seydo’da 173 ve Şehit Refiq’te ise 568 savaşçının mezarı bulunuyordu.

Fakat Türk devleti ve çete gruplarının 2018’de Efrîn’e yönelik işgal saldırılarına başlamasıyla birlikte şehitlikler öncelikli hedef haline getirildi. Şehit Seydo Şehitliği işgal sürecinde, Şehit Refik Şehitliği 2019 yılı sonunda, Şehit Avesta Xabûr Şehitliği ise 2020 yılının Nisan ayında iş makineleriyle yıkıldı ve yerlerine hayvan pazarı kuruldu.

Efrîn’in işgali aynı zamanda sistematik bir hafıza katliamıydı. Bu saldırılar; bilinçli, planlı ve derin bir amacın sonucuydu.

HTŞ DE T.C.’NİN İZİNDEN GİTTİ

Türk devletinin Efrîn’de gerçekleştirdiği saldırıların aynısını HTŞ de Rojava’da uyguladı. Til Koçer’deki şehitlikte 117, Til Hemis’te 99, Şedadê’de 473, Minbic’de 450, Reqa’da 359, Kerame’de 167, Tebqa’da 230 ve Dêrazor’da 100’ü aşkın şehidin mezarının bulunduğu şehitlikler, Ocak 2026’da HTŞ’nin bu bölgelerin kontrolünü ele geçirmesiyle yıkıldı ve cenazeler mezarlardan çıkarılarak işkenceye maruz bırakıldı.

Bu bölgedeki şehitliklerde ayrıca sivillerin mezarı da vardı.

DEVRİME OLAN İNANCI KIRMAK İSTEDİLER

Efrîn’den Til Koçer’e, Reqa’dan Dêrazor’a uzanan bu sistematik saldırılar; Rojava Devrimi’nin kolektif hafızasını, toplumsal bağlarını ve ideolojik temelini açık bir şekilde hedef aldı. İşgalci çeteler, şehitlerin verdiği bedeller sayesinde elde edilen kazanımları yok ederek, direniş kültürünü ve ortak belleği zayıflatarak devrime olan inancı kırmak istedi.

Ancak tüm saldırılara rağmen şehitlikler bugün hâlâ iradenin ve direnişin sembolleri olmaya devam ediyor.