Şehitler Ayı'nda Rojava
Her şehadet bir miras, her tören bir söz… Xebat Dêrik’ten Ziyad Heleb’e kadar 14 yıl boyunca binlerce savaşçı, Rojava Devrimi için büyük bedeller vererek devrimi bizlere miras bıraktı.
Her şehadet bir miras, her tören bir söz… Xebat Dêrik’ten Ziyad Heleb’e kadar 14 yıl boyunca binlerce savaşçı, Rojava Devrimi için büyük bedeller vererek devrimi bizlere miras bıraktı.
“Her şehidin şehadet belgesini okuduğumda aklıma kardeşim geliyor. ‘Bu şehit benim kardeşim’ diyorum içimden. Ama en çok Tişrîn şehitleri için düzenlenen törenden etkilendim. Bavê Teyar, Bavê Botan, Bavê Hogir, Menîce, Yusif, Ekrem…” diyor Revîn Şêxmûs Çibîr.
Qamişlo’da yıllardır şehitler için düzenlenen görkemli törenleri yöneten Şehit Aileleri Meclisi üyesi Revîn Şêxmûs Çibîr, “Bu törenler, kutlama veya etkinlik değildir. Çoğu zaman şehitlerin anne-babaları, kardeşleri ve çocuklarıyla gözyaşı döküyorum” sözleriyle şehitlerin Rojava Devrimi’ndeki büyük emeğini hatırlatıyor.
Mayıs ayı, Kürt Özgürlük Hareketi için “Şehitler Ayı” diye geçer. Haki Karer’den Mehmet Karasungur’a, Ferhat Kurtay’dan Eşref Anyık’a, Mahmut Zengin’den Necmi Öner’e, Hozan Mizgin’den Azad Siser ve Qasim Engin’e kadar çok sayıda PKK gerillası mayıs ayında şehit düştü.
PKK, 1981’de düzenlediği Birinci Kongre’de bu ayı “Şehitler Ayı” olarak ilan etti. Böylece mayıs, Kürtler için sadece bir takvim sayfası olmaktan çıkarak, şehadetlerin en yoğun, en anlamlı ve en sembolik olduğu aya dönüştü.
Kürdistan’ın her dağında, her vadisinde, her deresinde ve her ağacında izi olan özgürlük savaşçıları, 50 yıllık mücadele boyunca birbirinden değerli gerillayı toprağa verdi, büyük bedeller ödedi. Bugün verilen bedeller sayesinde mücadele büyüdü ve Kürtler, Ortadoğu’ya adete yön veren güç haline geldi.
İNKAR EDİLEN KİMLİKLERİNİ KAZANDILAR
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, "Hiç kimsenin adını bile söyleyemediği bir ülkenin yurtseverliğini biz yaptık. Hiç kimsenin kimliğini bile ağzına almak istemediği bir halkın gerçeğini ortaya çıkardık” demişti bir değerlendirmesinde. Rojava’da yıllarca Baas rejiminin baskısı altında mücadele eden Kürtler de tam da Önder Apo’nun dediği gibi devrim için yurtseverlik yaptı ve yıllarca inkar edilen kimliklerini kazandı. 14 yıl boyunca Rojava’nın köylerinde, şehirlerinde ve sokaklarında direnen Kürtler, dünya halkları için de umut oldu. Kuşkusuz, halka umut olan ve umudu büyüten de devrim şehitleridir.
10 BİNİ AŞKIN ŞEHİT
Suriye’de iç savaşın başlamasıyla meclisler ve komünler kurarak örgütlenmeye başlayan Kürtler, “Üçüncü Yol”u savundu. Bu yol, ne diktatörlük ne de cihatçı barbarlıktı. Halkların kendi kendini yönettiği, eşit ve özgür bir yaşamdı.
Bugün “Rojava Devrimi” adıyla tanımlanan ve dünya halklarına model olan devrim için binlerce savaşçı canını toprağa verdi. Devrimin temellerinin atıldığı 2012’den günümüze kadar şehit düşen 10 bini aşkın savaşçı; Kobanê’den Efrîn’e, Reqa’dan Minbic’e, Çiyayê Kurmênc’den Çiyayê Kizwan’a kadar her sokağı bir cephe, her evi bir mevziye dönüştürerek direndi.
Bakurlu gençler yüzerek ve sınır tellerini aşarak, Kürdistan dağlarındaki gerillalar koridorlar açarak ve dünyanın farklı ülkelerinden enternasyonalist devrimciler Kürtlere el uzatarak Rojava Devrimi’nde ölümsüzleşti.
XEBAT’TAN AGIRÎ ZAGROS’A KADAR
Kürtlerin yanında Araplar, Süryaniler ve Ermeniler de savaştı. Devrim, artık sadece Kürtlerin değil, tüm ezilenlerin ve özgürlük arayanların devrimi haline geldi.
Şu anda Rojava’da Özerk Yönetim’den Kürtçe eğitime, kadın ordusuna, idari ve siyasi yapıya kadar elde edilen tüm kazanımlar, devrimin ilk şehitlerinden Xebat Dêrik’ten, en son 19 Mayıs’ta son yolculuğuna uğurlanan Agirî Zagros’a kadar verilen bedeller sayesinde kazanıldı.
Binlerce kadın ve erkek savaşçı, Cebhet El Nusra, DAİŞ, SMO, Türk devleti ve HTŞ’nin soykırım saldırılarına karşı şehit düştü; ardından onlarca genç silahlarını kuşandı.
25 YIL EMEK VERDİ
Rojava Devrimi’nin temellerinin atıldığı yıllarda hem örgütlenme hem eğitim hem de askeri alanlarda büyük emekler veren sembol isimlerden Xebat Dêrik, ilk şehitlerdendi. TEV-DEM Koordinasyon üyesi Xebat Dêrik (Mahmut Muhammed), örgütlenmenin yapıldığı ve devrimin ilanına hazırlanıldığı 2012 yılında bir kontra saldırısı sonucu şehit düştü.
1987’de çalışmalara katılan Xebat Dêrik, PKK Merkez Komite Üyeliği, Askeri Komuta Konseyi üyelikleri ve eyalet komutanlıkları gibi birçok önemli görevi üstlendi. Rojava’da devrime yön verecek ve katkılar sunacak bir komutan olması nedeniyle Qamişlo’da hedef alındı. Xebat, Kürtlerin el konulan mallarını geri almak için 7 Ocak günü Qamişlo’da Abdullah Bedro isimli kişinin evine gittiğinde suikasta uğradı. Halep’te kaldırıldığı hastanede sekiz gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.
O dönemde Halep’ten yola çıkarılan cenazesi, Rojava’da geçtiği tüm kentlerde binler tarafından karşılanmıştı. Tüm esnaf kepenk kapatmış, her yerde “Şehid Namirin” sloganı yankılanmıştı. Konvoyu yoğunluktan dolayı saatler sonra anca Qamişlo’ya varmış ve Xebat, Dêrika Hemko’da düzenlenen sonsuzluğa uğurlanmıştı.
DAİŞ’E KARŞI SAVAŞIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ
YPJ savaşçısı Arîn Mirkan, DAİŞ’in 2014 yılında Kobanê’ye saldırı başlatmasına karşı gerçekleştirdiği fedai eylemiyle savaşın seyrini değişirdi. Ekim 2014’te Kobanê’nin güney ve doğusunda 50 ayrı noktada çetelerle göğüs göğüse çatışmalar yaşanıyordu. Arîn, 5 Ekim’de Miştenur Tepesi’nde bedenini siper ederek Kobanê’de ellerinde tek bir mahalle kalan savaşçılara yol gösterdi ve zafere gidilen yolun mimarı oldu.
Arîn (Dilara Kinc), 1992 yılında Efrin’in Mabeta ilçesinde dünyaya geldi. Kürdistani değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir ailede büyüdü. 2007 yılından itibaren devrimci kişiliği ön plana çıktı ve devrimin başladığı günlerde aktif olarak yer alan isimlerden biri oldu. Üç erkek kardeşiyle birlikte özsavunma güçlerine katıldı. Devrimde yer almanın coşkusunu yaşadı ve çevresindekilere de bunu hissettirdi. Nisan 2013'te YPJ'nin kurulmasıyla kadın ordusundaki yerini aldı.
Arîn, eylem yapmadan önce “Kürt kadınları Kobanê direnişinde daha son sözünü söylemedi. Biz çetelerden korkmuyoruz. Sonuna kadar savaşacağız; çetelerin eline geçeceğimize, kendi bedenimizi feda ederiz” demişti.
EFRÎN’İN SOSIN’I
YPJ ve QSD Askeri Konsey üyesi Sosin Bîrhat, 25 yıl boyunca özgürlük için mücadele etti. Devrim boyunca işgal saldırıları düzenleyen ve SİHA’larla öncü komutanları hedef alan Türk devleti, 19 Ağustos 2021’de Til Temir’de YPJ ve QSD Askeri Konsey üyesi Sosin Bîrhat’ı (Sosin Mihemed) şehit düşürdü. Sosin, Komutan Rênas Roj ve üç yoldaşıyla SİHA’larla vuruldu.
Sosin, Efrîn’de Çiyayê Kurmênc’in gölgesinde dünyaya gözlerini açar. 1992 yılında kültür ve sanat çalışmalarıyla ilgilenmeye başlar ve halk halay gurubunda yer alır. Henüz dokuz yaşındayken Kürt özgürlük mücadelesine katılmak ister ancak yaşı çok küçük olduğu için bu isteği kabul edilmez. 1996’da bu hayalini gerçekleştirir.
Devrimin ilk yıllarından Halep ve Şehba'dan Til Temir'e kadar savunma birliklerine savaş meydanlarında komutanlık yaptı. Özgürlük hamlelerinin hepsinde Kürt kadınının direniş ruhu ile yer aldı. Her anını mücadeleyle geçirdi. Şehba’da son yolculuğuna uğurlandığında davul ve zurnalar çalmış, kınalar yakılmıştı. Sosin’in intikamını alacağının sözünü veren QSD, bir yıl sonra Temmuz 2022’de Türk istihbaratına ajanlık yaparak koordine veren iki kadın ve bir erkekten oluşan hücreyi çökertti.
HALEP’İN FEDAİ KOMUTANI
Kürt halkının Rojava’da ilmek ilmek ördüğü kazanımlarını yok etmek isteyen bölgesel ve uluslararası güçler, 2026 yılının ocak ayında bu kez HTŞ eliyle saldırıya geçti. Türk devleti ve Şam’daki HTŞ rejimi, uluslararası güçlerin onayıyla Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine 6 Ocak’ta; 45 bini aşkın çete, 110 tank, 4 Bayraktar İHA, 76 kamikaze İHA, 94 uzun menzilli topçu birimi, 400'ün üzerinde zırhlı araç, 78 roketatar sistemi ve 550 adet DShK tipi ağır makineli tüfekle soykırım saldırısı başlattı.
Emşat, Hamzat, Sultan Murat, Nureddin Zengi, Suriye Milli Ordusu (SMO) ve Ehrar el-Şarkiye'nin yanı sıra DAİŞ’in de doğrudan dahil olduğu saldırılara karşı, Halep İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) Komutanı Ziyad Heleb, "Halkımıza ve tüm dünyaya dedik, Önder Apo'nun savaşçıları burada. Herkes buradaki gerçeği iyi görmeli ve zafer ruhumuzun nasıl olduğunu bilmeli” sözleriyle sonuna kadar direneceklerini duyurdu.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Halk Meclisi de teslimiyet dayatmalarını reddederek direniş kararı aldı ve seferberlik ilan etti. Aylardır kuşatmaya alınan Kürt mahalleleri altı gün boyunca aralıksız bombalandı. Komutan Ziyad Heleb ile Asayiş üyeleri Hawar, Dilbirîn, Faraşîn, Denîz ve Rojbîn fedai eylem gerçekleştirerek şehadete ulaştı.
Komutan Ziyad (Ziyad Qedûr), 1988 yılında Efrîn’de doğdu. 2011’de Halep’te YPG saflarına katıldı. Rojava Devrimi’nin başladığı günlerdi. Hayali, toprağını ve halkını korumak, devrime hizmet etmekti.
2011- 2015 yılları arasında hem Baas rejimi hem de çeşitli çete grupları Halep'e saldırdı. Halep'te devrimci halk savaşı başlatıldı. Komutan Ziyad, halk direnişlerinde güçlü pratik eylemler gerçekleştirdi ve askeri alanda büyük deneyim kazandı. Askeri faaliyetleriyle tüm saldırıları püskürttü ve halkı için fedakarlıkla savaştı.
Halep’te başladığı direnişini, şehit düştüğü ana kadar sürdüren Ziyad Heleb, eylemini gerçekleştirmeden önce şunları söylemişti: “Biz bu toprakların çocuklarıyız; burada doğduk, burada büyüdük ve burada kalacağız. Kimseye sorun çıkarmadık. Yıllardır bu mahallelerde bölge halkıyla barış içinde yaşıyoruz. Eğer bize karşı güçler savaş ilan ederse, provokasyonlara ve askeri saldırılara devam ederse, ellerimiz bağlı değil. Halkımızı koruyacağımıza ve kimsenin onlara zulmetmesine izin vermeyeceğimize yemin ediyoruz. Son nefesimize kadar savaşacağız. Ölme kararı aldık. Ölümden başka seçeneğimiz yok. Sokak sokak, ev ev savaşacağız. Asla geri adım atmayacağız ve birimiz kalana kadar savaşacağız. Bu direnişimiz görülmeli. Biz burada halkımızın onurunun rengiyiz. Ruhumuz halkın fedakarlığıdır. Burada Kürt halkının onurunu ve varlığını koruyoruz.”
ONLARIN EMEĞİNİN ÜRÜNÜ
Devrimi korumak ve büyütmek için bir adım bile geri adım atmayan şehitler, Rojava’da tüm köy ve şehirlerde binlerin katıldığı törenlerle şehitliklerde uğurlanıyor. Her tören ayrı bir titizlikle düzenleniyor. Şehitler konvoylarla şehitliklere getiriliyor, saygı duruşunda bulunuluyor, konuşmalar yapılıyor, şehadet belgeleri okunuyor ve zılgıtlarla toprağa veriliyor. Yıllardır sürdürülen bu ritüel, geride kalanların şehitlerin mirasını sürdüreceğinin en somut ifadesi olarak görülüyor.
Bu törenleri yöneten isimlerden Revîn Şêxmûs Çibîr, 2018’de şehit düşen HPG gerillası kardeşi için de hazır bulunmuş. Revîn Şêxmûs Çibîr, duygularını şöyle anlatıyor: “Özellikle çocukları ve eşleri olanlar, Kürdistan’ın diğer parçasından olup aileleri burada olamayan şehitlerin törenlerinde çok etkileniyorum. Tişrîn şehitlerinin belgelerini okuduğumda da gözyaşlarımı tutamamıştım. Onlara yakındım, her gün birlikteydik. Özgür yaşam, onların verdiği bedellerin ürünü. Bizim de bu emeklere sahip çıkmamız, bizden istediklerini yerine getirmemiz ve sözümüzü tutmamız lazım.”
Çibîr’in “aileleri burada olamayan şehitler” sözleri, Rojava Devrimi’nin anlamını, önemini ve değerini en net ortaya koyan ifadelerden biri. Belki de devrim için Kürdistan’ın her yerinden çıkıp yönünü Rojava’ya verenler sayesinde bugün söz kurabiliyoruz…