Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdî, 6 Nisan 2021 tarihinde Türk devletinin düzenlediği hava saldırısında şehit düşen Rojava Devrimi’nin büyük komutanı Nûreddîn Sofî’yi anlattı.
Şehit Nûreddîn Sofî’nin, Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî direnişleri başta olmak üzere Rojava’da birçok direnişte yer aldığını belirten Abdî, DAİŞ şefi Ebubekir El Bağdadi’nin öldürülme operasyonunun mimarlarından birinin Nûreddîn Sofî olduğuna dikkat çekti.
Komutan Nûreddîn Sofî’nin şehadetinin kendileri için çok büyük bir kayıp olduğunun altını çizen Abdî, “Mücadele arkadaşları olarak, birlikte 35 yıl mücadele yürütmüş yoldaşları olarak mutlaka anısına layık olacağız. Mücadele ettiği, gençliğini ve yaşamını feda ettiği amacının başarıya ulaşması için bizler de sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.
SDG Genel Komutanı Mazlum Abdî’nin, şehit Nûreddîn Sofî’yi anlattığı konuşması şöyle:
“Heval Nûreddîn Sofî’nin mücadelesini ve çalışmalarını anlatmak kolay değil, zor ve ne kadar anlatsak da bu devrimcinin, bu militanın, Kürt halkının bu öncüsünün hakkını veremeyiz. Heval Nûreddîn’i ailecek tanıyorduk. Hem iş hem de yurtseverlik üzerinden ailelerimiz uzun zaman önce tanışıyordu. Henüz devrime, siyasi mücadeleye katılmadan önce iki ailenin de ilişkileri vardı. Biz de ailelerden kaynaklı tanışmıştık.
Heval Nûreddîn ailesi yurtsever, ülkesini seven, ahlaki ve dini değerlere sahip bir ailedir. Zaten babası sofiydi, dini değerlere bağlıydı. Tüm toplumda tüm aile -özellikle de heval Nûreddîn’in babası- çok büyük bir saygı görürdü. Herkes ona hürmet ederdi. Etrafında Arap köylerinin olduğu bir köyde yaşıyorlardı. Ulusal değerlere, Kürtlüğe bağlıydılar. Aynı zamanda Arap halkıyla da ilişkileri iyi bir düzeydeydi.
Heval Nûreddîn de böyle bir ortamda büyüdü. Ailesinden aldığı özellikler devrimci yaşamını da etkilemişti. Devrimci yürüyüşünde, ailesinin kendisini nasıl etkilediğini birçok kez dile getirmişti.
Daha sonra okul dönemlerinde birbirimiz tanıdık. Halep Üniversitesi’nde birlikteydik. Bir süre hem okulda hem de siyasi çalışmalarda birlikteydik. Heval Nûreddîn, fizik-matematik fakültesindeydi. Çalışkan bir öğrenciydi. Kısa bir süre sonra Kürt öğrenciler arasında tanınmaya başlandı. O dönem, siyasi ve devrimci hareketimiz bir aşamaya gelmişti; üniversitede birçok destekçimiz olmuştu.
Heval Nûreddîn, öğrenciler arasında öncü bir rol oynuyordu. Uzun bir süre gençlik çalışmaları yürüttü. Birçok eylemde yer alıyor; Newroz kutlamaları örgütlenmesinde, yürüyüşlerde, diğer toplumsal çalışmalarda ve etkinliklerde öncü bir rol oynuyordu. Hem organize ediyor hem de gençleri topluyordu. Toplumla çok güçlü ilişkiler kuruyordu. Kısa bir sürede etrafında birçok öğrenci toplandı. Üniversitede de siyasi bir eylemci ve öğrenci olarak tanındı. Devrimci özelliklerinin bazılarını bu dönemde almıştı.
Bu dönemde, siyasi meselenin yanı sıra Kürt kültürüne ilişkin de çalışmalar yürütüyordu.
‘ROJAVA DEVRİMİ’NE KATILMASI İÇİN ÖNERİDE BULUNDUK’
Halep Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalar artık yetmiyordu ona. Daha sonra Halep mahallerine gitti; Şêxmeqsud’a, Eşrefiyê’ye giderek oralarda da çalışmalar yürüttü. Yine bir dönem çalışma yürütmek için Efrîn’e gidip geliyordu.
Ardından kendisini tamamen devrime adamaya karar verdi. Sanırım 1990 yılının sonlarıydı bu kararı verdiğinde. 1991 yılında birlikte basın çalışmaları yürüttük. Çünkü Heval Nûreddîn’in Arapçası da iyiydi. O dönem, Dengê Kurdistan adında siyasi dergimiz vardı; Arapça çıkıyordu. Arkadaşlar önerince heval Nûreddîn de bu çalışmada yer aldı.
Sanırım bir yıl boyunca bu çalışmayı yürüttü. Bu alanda da büyük bir çalışma yürüttü ve rol oynadı. Hatırladığım kadarıyla, devrime ilişkin Arapça siyasi birkaç kitabın da yazılmasında yer aldı. Yine Dengê Kurdistan dergisi çalışmalarında rol aldı; bazen makaleler yazıyor, bazen de makaleleri tercüme ediyordu.
Heval Nûreddîn’i tanıyan herkes bilir; sürekli okur, edebiyat ve bilimle ilgilenirdi. Hareketimiz içinde aydın bir devrimci olarak tanınırdı. Eğitimlerde aktif bir rol oynardı. Rojava’dayken, Rojava Devrimi’nin romanını yazmayı çok istiyordu. Buna ilişkin çalışmaları da vardı. Sanırım, hazırlanmış yazıları da olabilir.
Bir dönem birbirimizden koptuk, farklı yerlerde kaldık. Fakat 2013 yılında Rojava Devrimi güçlü bir aşamaya geldiğinde, Rojava’nın öncü kişilere ihtiyacı vardı. Askeri ve örgütlenme anlamında tecrübeli arkadaşlara ihtiyaç vardı. Bu tecrübeli arkadaşlardan biri de heval Nûreddîn Sofî’ydi. Ama o dönem henüz Rojava Devrimi’ne katılmamıştı. Gelmesi için talebimiz oldu, onu Rojava Devrimi’ne davet ettik. Rojava Devrimi’nde hem toplumsal hem askeri anlamda öncülük yapabilecek bir arkadaştı.
Bu yüzden, Rojava’da çalışma yürüten arkadaşlar olarak gelmesi için öneride bulunduk. O da kabul etti ve 2013 yılında Rojava Devrimi’ne katıldı. Zaten daha önce dağda kalıyor, başka bir alanda çalışma yürütüyordu. Birçok Rojavalı genç gibi başka yerde çalışma yürütüyordu. Talebimiz üzerine bizi kırmadı ve Rojava’da çalışmalara katıldı. 2013 yılından şehit düştüğü güne kadar Rojava Devrimi’nin tüm alanlarında öncü bir rol oynadı.
Rojava’ya geldiğinde ilk önce siyasi ve örgütleme çalışmalarında yer aldı. Askeri bir çalışmadan gelmişti; ama siyasi, örgütleme ve toplumsal çalışmalarda da önemli bir rol oynadı. Toplumu örgütlemede, Özerk Yönetim’in geliştirilmesinde, öz savunma güçlerinde ve birçok kurumun oluşmasında öncü bir rol oynadı. Asayiş’in gelişmesiyle yakından ilgilendi.
‘HALKIMIZ HEVAL NÛREDDÎN’E SONUNA KADAR GÜVENİRDİ’
Rojava’da 2013,2014 ve 2015 yıllarında yaşanan gelişmeler, toplumsal sistemimizin kurulma aşamasıydı. Bu süreçte heval Nûreddîn’in öncü rolü vardı. Yine bu süreçte, Arap, Süryani ve Kürt halkının sistem içinde kendilerine yer bulmasında rol oynadı. Halkların sorunlarının çözümüyle ilgilenirdi. Halkımız, heval Nûreddîn’e sonuna kadar güvenirdi. Bu yüzden, sorunlarını çözmek için onun yanına gelirlerdi.
Sadece yoldaşları değil, halk da ona çok güvenirdi. O da birçok kez çözüm üreterek halka cevap olurdu. Yoldaşları arasında da güvenilir biriydi. Çalışmalarında başarılı olmasının sebeplerinden biri de yoldaşlarıyla ortak hareket etmesiydi. Rojava’daki çalışmalarımızın tümünde heval Nûreddîn’in etkisi vardı.
DAİŞ ile savaşımızın büyümesiyle birlikte, askeri ihtiyaçtan kaynaklı 2016 yılının sonu, 2017’nin başında askeri çalışmalarımıza katıldı. DAİŞ’e karşı yürüttüğümüz hamlelerde büyük bir rol oynadı.
Mesela, Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde heval Nûreddîn’in rolü belirleyiciydi. Reqa’yı özgürleştirme hamlesi zordu; DAİŞ’in son kalesiydi, başkentiydi. DAİŞ, birçok tedbir almıştı. Reqa’nın etrafının tamamına mayın döşemiş, şehri bırakmama kararı almışlardı.
Bu, DAİŞ’e karşı yürütülen en zor hamlelerden biriydi. Hamlenin yürütülmesinde heval Nûreddîn yer aldı; ısrarlı ve kararlı bir şekilde DAİŞ’in üzerine gitti. Reqa’yı özgürleştirme savaşında öncü bir rol oynadı. Savaş tıkandığında mutlaka bir çözüm buluyor, tıkanmanın aşılması için ısrar ediyordu.
Reqa merkezinde, ‘Bazı DAİŞ’lilerin gitmesi için yol açalım ki Reqa daha fazla yıkıma uğramasın’ önerisinde bulundu. Orada da heval Nûreddîn’in öncü bir rolü vardı. En önemlisi ise DAİŞ’i tamamen yok etme savaşında, Baxoz ve Dêrazor savaşında heval Nûreddîn komutandı.
Baxoz’da DAİŞ’e vurulan son darbede heval Nûreddîn’in imzası vardı. Çünkü dediğim gibi, savaşa o komutanlık ediyordu. DAİŞ’e karşı yürütülen savaşa başlangıçta değil, ortasında katıldı; ama özellikle Reqa ve Dêrazor gibi en önemli savaşlarda çok güçlü bir rol oynadı. Bu da savaş tecrübesinden kaynaklıydı.
‘BAĞDADİ’YE KARŞI YÜRÜTÜLEN OPERASYONDA ROLÜ VARDI’
Bunu ilk defa söylüyorum; Bağdadi’nin öldürülme meselesinde, Bağdadi’ye karşı yürütülen operasyonda heval Nûreddîn’in rolü vardı. Bağdadi’nin nerede olduğuna ilişkin bilgiler vardı; ama bazı arkadaşlarımız bu bilgilere inanıyor, bazıları ise inanmıyordu. Ne kadar doğru olup olmadığı konusunda tereddütler yaşanıyordu.
Fakat en fazla inanan, takip eden, adım adım ortaya çıkaran heval Nûreddîn’di. ‘Bu bilgiler doğrudur, ciddiye almalıyız’ diyordu. Kendisi de takip etti ve daha sonra bilgilerin doğru olduğunu netleştirdi.
Bağdadi’ye karşı yapılacak olan operasyonun hem QSD’nin hem de koalisyonun, yani genel bir kararın olmasında da güçlü bir rolü vardı. Operasyonun başarılı olmasının aktörlerinden biriydi. Bağdadi’ye karşı yapılan operasyonun başarılı olmasının mimarı heval Nûreddîn’dir. Çünkü o, bu operasyonda ısrar etti ve operasyonu takip etti.
Efrîn’de yaşanan savaşta, Efrîn direnişinde, Serêkaniyê, Girê Spî direnişinde yine heval Nûreddîn’in büyük bir rolü vardı. Zaten heval Nûreddîn Efrîn’deydi. Efrîn savaşı başladığında uzun bir süre Efrîn direnişini yürüttü. Yine diğer direnişlerde de yer aldı.
Çok zorlu süreçler geçirdik, ama heval Nûreddîn her zaman direniş alanlarındaydı. Genel olarak şunu söyleyebilirim: QSD’nin DAİŞ’e karşı yürüttüğü savaşta, daha sonra Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî direnişlerinde heval Nûreddîn’in çok büyük bir etkisi var. Hem bu savaşların organize edilmesinde hem de savaşa öncülük edilmesinde komutan olarak yer aldı ve savaşları yürüttü.
Halkımız ve Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan tüm bileşenler, DAİŞ teröründen kurtulmaları konusunda heval Nûreddîn’e minnettarlar.
Heval Nûreddîn şehadeti zamansız oldu. Bazı çalışmalar için Başûr’u ziyaret ettiği bir dönemde şehadet haberini aldık. Türk devletinin hava saldırısıyla orada şehit düştü. Birçok sebepten dolayı şehadeti şimdiye kadar ilan edilmedi. Kürt halkına ve kamuoyuna şimdi ilan edilmesi uygun görüldü.
Elbette heval Nûreddîn’in şehadeti en başta bizim için çok büyük bir kayıptır. Rojava’daki tüm Kürt hareketleri ve Suriye’nin tüm bileşenleri için büyük bir kayıptır. Elbette bunun etkisi olacaktır; ama bizler, mücadele arkadaşları olarak ve birlikte 35 yıl mücadele yürütmüş yoldaşları olarak mutlaka anısına layık olacağız.
Mücadele ettiği, gençliğini ve yaşamını feda ettiği amacının başarıya ulaşması için bizler de sonuna kadar mücadele edeceğiz.”