Araştırma: Madenciliğin karbon salımı sanılandan çok daha yüksek olabilir
Yeni bir bilimsel araştırma, metal madenciliğinin karbon ayak izinin bugüne kadar hesaplanandan çok daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.
Yeni bir bilimsel araştırma, metal madenciliğinin karbon ayak izinin bugüne kadar hesaplanandan çok daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.
Environmental Science and Technology dergisinde yayımlanan araştırmada, madencilik sektöründe uzun süredir bilinen ancak karbon emisyonu açısından yeterince incelenmeyen "asit maden drenajı" olgusu ele alındı.
Araştırmanın başyazarı Luke Bridgestock, bugüne kadar madencilikte büyük ölçüde göz ardı edilen bir karbondioksit kaynağı tespit ettiklerini belirterek, "Madencilik sektörünü karbonsuzlaştırmanın yolu, emisyonların nereden kaynaklandığını belirlemek ve her kaynak için uygun çözümler geliştirmekten geçiyor" dedi.
SÜLFÜRLÜ MİNERALLER
Araştırmaya göre çıkarılan cevherlerde bulunan sülfürlü mineraller, oksijen bakımından zengin yüzey sularıyla temas ettiğinde suyun asitlenmesine neden oluyor.
Asitli su, kireç taşı gibi kayaçlarla reaksiyona girerek atmosfere karbondioksit salıyor. Suyun denize ulaşması halinde de benzer kimyasal süreçler nedeniyle ilave CO₂ emisyonu oluşuyor.
İSPANYA’DAKİ MADENLER İNCELENDİ
Bilim insanları araştırmayı, İspanya'nın güneybatısındaki İber Pirit Kuşağı'nda yürüttü. Bölgede faaliyet gösteren ya da terk edilmiş 82 maden bulunuyor ve asit maden drenajının en yoğun görüldüğü alanlardan biri olarak kabul ediliyor.
Nehirlerin kimyasal yapısını ve deniz suyuyla karışım süreçlerini inceleyen araştırmacılar, 19. yüzyılda başlayan büyük ölçekli madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan asit maden drenajının, bugüne kadar resmi hesaplamalarda dikkate alınan emisyonlara yakın miktarda karbondioksit saldığını tespit etti.
YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN YENİ UYARI
Araştırma, rüzgâr türbinleri, elektrikli araçlar ve enerji altyapısı için ihtiyaç duyulan metallerin üretiminin artacağı bir dönemde yayımlandı.
Bilim insanları, yeşil dönüşümün gerektirdiği madencilik faaliyetlerinin iklim üzerindeki gerçek etkisinin doğru hesaplanabilmesi için asit maden drenajından kaynaklanan emisyonların da karbon ayak izi hesaplamalarına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.