GÖRÜNTÜLÜ

Dört aylık esaretin ardından: ‘Ben bir Kürt kadınıyım ve savaşçıyım’

Dört ay boyunca HTŞ’li çetelerin kontrolündeki El Ektan hapishanesinde esir tutulan ve yapılan anlaşma sonucu serbest bırakılan YPJ savaşçısı Henan Mehmud Biro, “Ben bir Kürt kadınıyım ve savaşçıyım. Halkımın özgürlüğünü istiyorum” dedi.

ESİR SAVAŞÇI

Henan, dört ay boyunca El Ektan hapishanesinde kaldı. Yer yer fiziki işkenceye maruz kaldı. Soruşturmayı farklı gruplar yürütüyordu ve amaçları açıktı: Korkutmak ve itirafçı yapmak: “‘Neden YPJ’ye katıldın? Neden savaşıyorsun?’ diye soruyorlardı. Genç yaşta savaşmamızı yanlış buluyorlardı. YPJ’li iki savaşçı daha vardı. Bir arkadaşım yaralıydı. Toplam altı kadındık. Çocuk yoktu.


HTŞ’nin eline düştüm, bir gün kurtulacağımı hiç düşünmemiştim. ‘Buradan çıkamazsınız’ diyorlardı. Ben de ‘En fazla öldürürler ya da ömür boyu burada kalırım’ diyordum. Günlerce uyuyamıyordum. Son haftada hapishane sorumluları, ‘Cumartesi günü serbest bırakılacaksınız’ dedi.

Sürekli dayatıyorlardı. ‘Siyasi bir birikimin var, seni Ahmed El Şara’nın yanına göndereceğiz’ diyorlardı. Bazen alay ediyorlardı. Ama ben hep şunu diyordum: ‘Arkadaşlarıma ihanet etmem.’ Hiçbir soruya cevap vermedim.

‘Bütün Rojava’yı aldık’ diyorlardı. Hesekê’ye girdiklerini söylüyorlardı. Tedirgin oldum. ‘Her yer düştü mü?’ diye düşündüm. Sonra doğru olmadığını anladım.” Serbest bırakılacağını öğrenen Henan, o anı şöyle anlatıyor: “Bir hafta boyunca gözlerime uyku girmedi. O kadar mutluydum ki! Dört ay sonra hapisten çıkıyorum. Mücadele arkadaşlarımı, ailemi göreceğim. Tarifi imkansız bir duyguydu.”


Hapishanedeyken bir anlaşmadan haberim yoktu. Sadece ‘Suriye’de af çıktı, herkesi kapsıyor’ denmişti. ‘Buradan çıkamam’ diyordum. Ama umudumu tamamen kaybetmiyordum. Savaş süreçlerinde birlikte olduğum kadın arkadaşlarımı düşünüyordum. Onların manevi gücüyle ayakta kaldım.

HTŞ grupları Cumartesi sabahı saat 5’te bizi çıkardılar.  Reqa’dan Hesekê’ye gelirken ‘Özgür bir insanım artık’ diyordum. Yeniden doğdum. Başımdaki siyah yazmayı kaldırdığımda ‘Özgürlüğüme kavuştum’ dedim. Ailemi göreceğimi hiç tahmin etmiyordum. Çok ağır duygular yaşadım.

Ya beni öldürecekler ya da Türkiye’ye bağlı gruplara teslim edecekler diye düşünüyordum. Ailemi görünce şok oldum. Ağlamak, halay çekmek, sevinmek ve üzülmek… Hepsi iç içeydi. Hala tutsak olan birçok arkadaşım var. Onların da bırakılmasını istiyorum. Halkımızın Efrîn ve Serêkaniyê’ye dönmesini istiyorum. Ben bir Kürt kadınıyım ve savaşçıyım. Halkımın özgürlüğünü istiyorum.”