Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) kuruluşundan ordulaşmasına kadar Önder Apo’dan özgürlük perspektifini esas aldı. YPJ’nin kuruluş yıldönümü ve aynı zamanda Önder Apo’nun da doğum günü olan 4 Nisan’ın yaklaşması dolayısıyla ANF’ye değerlendirmelerde bulunan YPJ Genel Komutanlık Üyesi Sarya Efrîn, konuşmasının başında YPJ’nin kuruluş yıldönümünü ve Önder Apo’nun doğum gününü kutlayarak, “YPJ’nin kuruluşunun 13. yıldönümünde, Bêrîvan, Arîn, Avêsta, Sîdar, Denîz ve bu mücadelede şehit düşen tüm şehitleri anıyor ve şehitlerimize sonuna kadar mücadelelerini sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz. Ayrıca, biz kadınlar için yeni bir doğum günü olan Önder Apo’nun doğum günü olan 4 Nisan vesilesiyle, Önder Apo’yu ve tüm özgürlük savaşçılarını bu özel günde tebrik ediyoruz” dedi.
‘BU HALKI SEVİYORUZ ONLARI SAVUNMAK BİZİM SORUMLULUĞUMUZDUR’
Komutan Sarya Efrîn, YPJ’nin kuruluş aşaması ve toplum üzerindeki etkisinden bahsederek, “Savunma birlikleri olarak, 2013 yılında kuruluş konferansımızı düzenledik ve kendimizi resmen örgütledik; bu mücadelemiz bugüne kadar devam ediyor. YPJ’nin kadın iradesinin temsil ettiği ve Rojava Devrimi’nin öncüsü olduğu bu mücadele bugüne kadar kolay gelmedi. Birçok yönüyle büyük zorluklar ve engellerle karşı karşıya kaldık özellikle sosyal alanda. Kadınları savaşlarda ve ön saflarda yer alabilecek kişiler olarak görmeyen bir toplum, bunu hem devletin hem de kendi geleneklerine aykırı görerek kabul etmedi. Bu yüzden verilen mücadele kolay olmadı. Önce kendi kişiliğimizle mücadele ettik, sonra kadınların yaşadığı topluma ve o toplumda yaygın olan geleneklere, kadınları yanlarında kabul etmeyen erkeklerin zihniyetine ve hatta yaşadığımız ülkeye karşı mücadele ettik. Bunların üstesinden gelmek ve bizim de var olduğumuzu, bu ülkeyi sevdiğimizi ve ülkeyi sevgi ve sorumlulukla korumanın da bizim sorumluluğumuz olduğunu kabul ettirmek için mücadele ettik” diye belirtti.
‘YPJ TOPLUM İÇİNDE BÜYÜK BİR GÜVEN KAZANDI’
YPJ’nin gücünü savaşçı kadınlardan aldığını vurgulayan Sarya Efrîn sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın özgürlük hareketleri bize güç kazandırmada, mücadelemizde bir araya gelmemizde ve kendimizi örgütlememizde bize ilham oldu. Her yönden zorluklarla karşılaştık, ancak özellikle bölgelerimiz saldırı altındayken, deneyimimiz ve özgüvenimiz, kendimizi temsil etme isteğimiz ortaya çıktı. Ayrıca, kadın savunma birliklerinde sorumluluk ve komuta pozisyonları üstlenen ve Efrîn’den Kobanê’ye ve hatta Qamişlo’ya kadar tüm bölgelerde YPJ birliklerini organize eden kadınlar da vardı. Elde edilen başarılı sonuçlar, YPJ’nin tüm kentlerde örgütlenmesini ve kendi doğal gücüyle kendi ayakları üzerinde durmasını sağladı. Sonuçları sahada görüldüğünde, toplum ve kadınlar üzerinde olumlu bir etki yarattı. Toplum ayrıca kadınlara izin verilirse bunu başarabileceklerini de anladı. YPJ, toplumundan büyük bir güven kazandı. Toplumumuz YPJ’yi kabul etti ve onlarca aile kız çocuklarını özgürlük bilinci ve özsavunma bilgisini öğrenmeleri için YPJ saflarına gönderdi. Orduda kadınların varlığı, toplumda bir rahatlık duygusu da yarattı. Orduda kadınların varlığı, toplumda bir rahatlık duygusu da yarattı. Çünkü savunanlar, daha iyisini yapan ve ahlaki yaklaşan kadındır.”
Komutan Sarya, konuşmasının devamında bugün Ortadoğu’da yaşanan savaşlara ve Suriye üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Bugün hegemonik güçlerin savaşları var ve tüm savaşların kurbanı ise her zaman Ortadoğu’dur ve özellikle Suriye savaşlar için bir merkez olmuş durumda. İran’a yönelik saldırılar, Suriye’nin saldırıların odağı olmadığı ilk sefer olsa da, bu Suriye için hiçbir tehdit olmadığı ve bu durumun böyle devam edeceği anlamına gelmiyor. Görünüşe göre Suriye, İran’la bağlantılı güçlere karşı savaşabilmek için bu savaşta Batılı ülkelerin projesini desteklemesi yönünde büyük bir baskı altındadır. Baas rejiminin yıkılmasıyla yeni bir geçici hükümet kurulmuş ve Suriye kendini yeniden inşa etme sürecinde olsa da, hükümetin temsil ettiği bilinç ve bugün Suriye’de ortaya çıkan otorite değil, savaşın yeniden alevlenme riski çok yüksektir. Suriye’de şimdi yaşanan durum, Suriye’nin tüm bölgelerinde devam eden savaşlar, halklar ve dinler arasında yaşanan bir savaştır. Aslında çok ulusluluk, çok inançlılık ve çok kültürlülük Suriye için bir zenginliktir.
Eğer bu geçici hükümet, Suriye’deki tüm bileşenlerin haklarını kapsayan demokratik bir sistem ve otorite kurmazsa ve tüm bu uluslar bir araya gelip yeni bir hükümetin kurulması için bir güç ve temel oluşturmazsa, fazla bir şey başaramayacak ve daha fazla iç savaşa yol açacaktır. Özellikle bugün, DAİŞ’in ortaya çıkma tehdidi çok yüksek ve bileşenler arasında da çok fazla çatışma var. Bu, toplumda barışı sağlamaz. Suriye halkı, tüm bileşenleriyle birlikte bu devrime katıldı” ifadelerini kullandı.
‘KADINLAR MEVCUT HÜKÜMETTE YER ALMADIĞI SÜRECE SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ MÜMKÜN DEĞİL’
Mevcut hükümette kadınlar yer almadıkça mevcut sorunların sona ermesinin mümkün olmadığını belirten Sarya Efrîn, şunları aktardı: “Eğer modern ve huzurlu bir Suriye inşa edilmek isteniyorsa, kadınların da bu süreçte yer alması gerekir. Kadınlar bu devrimde çok büyük bedeller ödedi; cezaevlerinden geçti, işkence gördü, darp edildi, öldürüldü ve göç ettirildi. Hatta çocuklarını ve eşlerini bu uğurda kaybetti. Ancak bugüne kadar ne yetkililerin açıklamalarında ne de mevcut hükümette, ne yönetim ve bakanlık çalışmalarında ne de kurulan orduda kadınların sesi yer aldı.
Son dönemde kadın polis teşkilatı kurulmuş olsa da bunun, kadınların verdiği tüm bedelleri ne ölçüde temsil edeceği belirsizdir. Kadınların bu hükümette yer almaması durumunda, ortaya çıkan sorunların ya da iç savaşın sona erdirilmesi mümkün değildir. Şu ana kadar birçok kentte yaşanan çatışmalarda kadınlar yer almadı; bu da Suriye’deki kadınların yeniden acı çekmek ve kan dökülmesini istemediğini göstermektedir. Kadınların tutumu açıkça ortaya koymaktadır ki artık savaş durmalı ve Suriye toplumu, tüm bileşenleriyle birlikte ülkeyi yeniden inşa etmelidir.”
‘YPJ SURİYE ORDUSU İÇİNDE KABUL EDİLENE KADAR MÜCADELE DEVAM EDECEK’
YPJ’nin Suriye ordusu içinde kabul edilmediği sürece mücadelenin devam edeceğini belirten Komutan Sarya Efrîn, şunları dile getirdi: “Bugün entegrasyon konusu gündemde ve herkes YPJ’nin nasıl entegre olacağını merak ediyor. Bizim de kazanımlarımızı koruyarak Suriye ordusu içinde yer alabilmemiz için çabalarımız var. QSD’nin Suriye hükümetine entegre olmasına dair yapılan anlaşmada, YPJ’nin yer almamasına dair herhangi bir hüküm yoktu. Bu temelde biz de YPJ olarak her tugay içinde bir kadın savaşçı taburu şeklinde kendimizi örgütledik. Her ne kadar bu adım olumlu karşılanmamış olsa da, biz kadınlar olarak bu devrimin başlangıcından itibaren Baas rejimi ve DAİŞ çetelerine karşı güçlü bir mücadele yürüttük, öncülük ettik ve bunun bedelini de ödedik. Elde ettiğimiz kazanımları emek ve kanımızla kazandık; bu yüzden onları korumak temel görevlerimizden biridir.
Bu nedenle YPJ olarak, Suriye ordusu içinde yer almak için mücadelemizi sürdüreceğiz ve bu kabul edilene kadar çabalarımıza devam edeceğiz. Çünkü bugüne kadar ne yasada ne de anayasada kadın haklarının bu hükümet içinde güvence altına alındığını gösteren bizi ikna edecek bir durum söz konusu değildir. Bazı kişiler tarafından sayının şu kadar olması gerektiği ya da bunun kabul edilmediğine dair bazı açıklamalar yapıldı. Ancak sayı bizim için önemli değil; bizim için önemli olan kimliğimizin ve irademizin temsil edilmesidir.
Bu temelde daha önce de geçici hükümete bağlı Savunma Bakanı ve geçici hükümet başkanıyla görüşme talebinde bulunduğumuzu, taleplerimizi kendilerine ileterek ortak bir diyalog zemini oluşturmak istediğimizi birçok kez dile getirdik.
Kadınların ordu içinde yer alması yeni bir durum değildir; hem Ortadoğu ülkelerinde hem de Avrupa ülkelerinde bunun örnekleri vardır. Ancak geçici hükümet yetkililerinden şimdiye kadar duyduğumuz kadarıyla hedef, yeni bir Suriye inşa etmektir. Eğer amaç buysa ve Suriye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyorsa, bugüne kadar bir kadın bakan dışında hükümet içinde kadınların varlığına rastlamadık. Yetkililerden hiç kimsenin kadınların varlığından ya da haklarının ne olacağından, nasıl bir rol üstleneceklerinden bahsettiğini de duymadık.
Bu durum bizde endişe yaratmaktadır. Çünkü yıllardır Suriye devriminde emek veren kadınlar vardır. Bu nedenle hazırlanacak Suriye anayasasında kadın haklarının güvence altına alınması ve kadınların Suriye ordusu içinde yer almasının teminat altına alınması gerekmektedir.”
Konuşmasının devamında, saldırılar sonucunda esir alınan savaşçılara da değinen Sariya Efrîn, şu değerlendirmede bulundu: “Geçmiş dönemlerde bölgemiz bir savaşa maruz kaldı ve bunun sonucunda bazı savaşçılar esir alındı. Bizim temel konularımızdan biri, şehit arkadaşlarımızın cenazeleri ile esir düşen arkadaşlarımızın durumudur. Bu, her şeyden önce insani bir görevdir. Eğer bir entegrasyon süreci yürütülecek ve Suriye halkının birliği tartışılacaksa, esirler meselesinin siyasi bir konu haline getirilmemesi gerekir. Şu ana kadar esir düşen arkadaşlarımızın bir kısmı yapılan görüşmeler sonucunda serbest kaldı. Ancak bugün Suriye içinde ve dışında bulunan hiçbir uluslararası taraf bu konuyu insani bir sorumluluk olarak yeterince ele alıp takip etmemiştir.
Baas rejimine karşı savaşan, kuşatma altında kalan ve insanlık düşmanı DAİŞ çetelerine karşı mücadele edenler bu kadınlardı. Bu nedenle, ilgili insani kuruluşların görev ve sorumluluklarını yerine getirerek, bu savaşçıların en kısa sürede cezaevlerinden çıkarılmasını sağlamaları gerekmektedir.”
KADINLARIN “HEPİMİZ YPJ’LİYİZ” DİYEREK KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKMA ZAMANI GELMİŞTİR
Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı üyesi Sarya Efrîn, konuşmasının sonunda, YPJ’nin kuruluş yıl dönümü vesilesiyle verdiği mesajında şu sözlere yer verdi: “Biz YPJ olarak her zaman, kadınların bize ulaşmak istediği her yerde onların yanında olmaya ve onları korumaya çalıştık. Bunun en somut örneklerinden biri Şengal’e giderek Êzidî kadınların kurtarılmasıdır. YPJ’nin dünya kadınları üzerinde etkisi oldu ve yüzlerce enternasyonal kadın YPJ’ye katıldı; YPJ, her kadını kapsayan bir yapı haline geldi. YPJ, aynı şekilde bilgi ve savunma konusundaki deneyimlerini de bu kadınlarla paylaştı. Geçmiş süreçte büyük bir çalışma yürütüldü ve biz, deneyimimiz ile mücadelemizin bir ilham kaynağı haline geldiğine inanıyoruz. Ancak şimdi zaman, tüm kadınların ‘Hepimiz YPJ’yiz’ sloganıyla kazanımlarına sahip çıkması ve mücadelelerini hukuki, diplomatik ve siyasi alanlarda sürdürmesidir. Böylece elde ettiğimiz kazanımları yeni Suriye anayasasında güvence altına alabilir ve kadın kimliğinin değerleriyle, birlikte ve ortak bir iradeyle yeni Suriye’nin inşasında yerimizi alabiliriz.”