9 Ekim 2019'da işgalci Türk devleti ve bağlı çete gruplarının Kuzey ve Doğu Suriye’nin Cizirê Kantonu’na bağlı Serêkaniyê ve Girê Spî’ye başlattığı saldırıların altıncı yılında, Cizîre Kantonu’na bağlı Til Temir Askeri Meclisi üyesi savaşçıları ANF’ye konuştu.
‘KENTLERDEKİ HERKESİ HEDEF ALDILAR’
Til Temir Askeri Meclisi üyesi ve Serêkaniyeli savaşçı Demhat Serêkani, 9 Ekim 2019’daki saldırının izlerinin hâlâ taze olduğunu söyledi. Serêkani, saldırıların hava saldırılarıyla başladığını, kentlerde siviller ile savaşçı ayrımı yapılmadan geniş çaplı saldırılar gerçekleştirildiğini anlattı:
“Başlangıçta savaş uçaklarıyla saldırdılar. Kentlerdeki sivil, asker gözetmeksizin herkesi hedef aldılar. Yaşanan saldırılar sonucunda 10 günlük bir direniş oldu ve birçok arkadaşımız şehit düştü. Ben de direnişte yer aldım; o saldırıda yaralandım. Tek isteğimiz Serêkaniyê’nin işgalci güçlerin eline düşmemesiydi.”
Serêkani, savaş sırasında kullanılan ağır ve yasaklı silahların halk ve arkadaşlarına karşı kullanıldığını vurgulayarak, 6 yıl sonra bile acının günlük hayatlarında yer aldığını söyledi.
‘SERÊKANIYÊ’NİN ACISI HER GÜN BİZİMLE YAŞIYOR’
Savaşçı, Serêkaniyê halkına ve şehitlere verdikleri sözü yineleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Başta Serêkaniyê halkı olarak Serêkaniyêli bir savaşçı olarak 2011’den 2019’a kadar burada direnerek şehit verdiğimiz gibi bugün de şehitlere karşı ve buradaki halka karşı sözümüzü yeniliyoruz ve Serêkaniyê’yi unutmadığımızı belirtiyoruz. Er ya da geç mutlaka Serêkaniyê’ye döneceğiz; savaşla ya da siyasetle nasıl olursa olsun. Halka ve şehitlere verdiğimiz söz var: Serêkaniyê’yi Türk devleti ve çetelerine bırakmayacağız. Serêkaniyê’nin acısı, çocuklarının acı çığlıkları her gün bizimle yaşıyor. Kentimize dönene kadar savaşacağız; son damla kanımıza kadar.”
Konuşmasını, “Şehid Namirin û Bijî Serok Apo” diye sonlandırdı.
‘BARBARCA BİR SALDIRIYDI, KÖYLER TALAN EDİLDİ’
Savaşçı Ciwan Seydo, 9 Ekim 2019’u “kapsamlı ve barbarca bir saldırı” olarak tanımladı. İşgalci Türk devleti ile bazı çete gruplarının Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yönelik saldırılarında kentlerin ve çevresindeki köylerin talan edildiğini belirten Seydo, halkı umutlu olmaya çağırdı:
“Serêkaniyê ve Girê Spî halkımız umutlu olsun; biz asla kentlerimizi bırakmayacağız. Artık QSD, YPG ve YPJ gibi bir gücümüz var; bu güçlere inansınlar. Özgürleştirme yakındır. Bizim Til Temir’deki varlığımız, Serêkaniyê, Girê Spî ve Efrîn içindir.”
Seydo, Til Temir Askeri Meclisi ve askeri güçlerin bu kentlerin özgürleştirilmesi için daima hazır olduklarını, “doğru zamanın gelmesini” beklediklerini belirtti.
‘İSLAM ADI ALTINDA TALAN VE YIKIM’
Savaşçı Dilşer Cudi de, 9 Ekim saldırılarını “İslam adı altında” gerçekleştirilen talan ve yıkım olarak nitelendirerek, “İşgalci Türk devleti ve ona bağlı çeteler ve gruplar İslam adı altında bu kentlerimize saldırdılar talan ettiler hırsızlık yaptılar. Halkımız göç etmek zorunda kaldı. Hala halkımız göçmendir ve her biri başka bir yer de.”
Biz YPG ve QSD saflarında savaşmaya devam ediyoruz. Bu askeri elbiseleri giydik ve iki kentimizi özgürleştirip geri alacağız. Şehitlerimizin çektiği acıların intikamını alacağız; halkımızı ait oldukları yere geri getireceğiz.” dedi.
‘ÇETELERİ KENTLERİMİZDEN ÇIKARACAĞIZ’
Savaşçı Axanis Civan da Türk devleti ve ona bağlı çetelerin işgal edilen kentlerden çıkarılması gerektiğini vurguladı. Civan, geri dönüşün biraz zamana ihtiyaç duyduğunu ancak kaçınılmaz olduğunu söyledi: “Kent bizim kentimiz, toprak bizim toprağımız. Göç etmek zorunda kalan halkımıza söylüyoruz: Siz geri döneceksiniz. Çeteler ve Türk devletine ait hiçbir şey bizim kentlerimizde kalmayacak.”