Özgür Basın Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bunyad Cizîrî, 22 Eylül 2023’te geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu şehit düşen Gazeteci Seyit Evran’ın Kürdistan’ın dört parçasında yürüttüğü çalışmalar ve Rojava Kürdistanı’nda Özgür Basın’ın inşasındaki rolüne dikkat çekti. Cizîrî, Evran’ın mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Gazeteci Bunyad Cizîrî, Seyit Evran’ın şehadetinin ikinci yıldönümü vesilesiyle konuştu.
Cizîrî, “Seyit yoldaş denince, vatan sevgisi, gazetecilik tutkusu ve halk sevgisi ve halkların kardeşliği akla gelir. Seyit, yurtsever bir ailede büyüdü. Dedesi, Şêx Seîd isyanında yer almış. Bu, zamanla ailesinin ve Seyit’in kişiliği üzerinde derin bir etki bıraktı. Rêber Apo tarafından özgürlük fikirlerinin oluştuğu dönemlerde, ailesi bu fikri kucakladı ve katıldı” dedi.
GURBETELLİ ERSÖZ ONDA DERİN BİR ETKİ BIRAKTI
Cizîrî, Evran’ın Gurbetelli Ersöz ile tanışmasının etkisine değinerek, “1985’te Seyit üniversitedeyken, basın çalışmalarında büyük bir isim olan Şehit Gurbetelli Ersöz ile tanıştı ve Seyit en çok bu dönemde etkileniyor. Sonrasında çalışmalara katıldı. Devrim ve mücadele gerçeğini öğrenmek ve Türk devletinin işgalci gerçeğini göstermek için yoğun çaba gösterdi. Bu yaklaşımıyla üniversitedeki arkadaşlarının üzerinde büyük bir etki yarattı” diye konuştu.
1990 yılında Seyit Evran’ın basın çalışmalarına katıldığını hatırlatan Cizîrî, “Kimsenin gazete okuyamadığı, engellemelerin ve Türk devletinin vahşice yönelerek onlarca gazeteciyi katlettiği dönemlerde Seyit arkadaş, büyük cesaretle ve kahramanca basın çalışmalarında yerini aldı” dedi.
KÜRDİSTAN’IN DÖRT PARÇASINDA MÜCADELE YÜRÜTTÜ
Evran’ın çalışmalarının Kürdistan’ın dört parçası ve yurt dışında devam ettiğini aktaran Cizîrî, şunları söyledi: “Seyit, özgür dağlarda çalışmalarını ve mücadelesini sürdürdü. Kamerası ve kalemiyle gerillanın direnişini ve kahramanlığını yakından takip etti. Ağır koşullara rağmen gerçeklerin karanlıkta kalmaması için üzerine düşeni yerine getirdi. Özgür dağlarda edindiği tecrübeyi diğer bölgelerde paylaştı. Rusya, Ermenistan ve daha sonra Başûr ve Rojhilat’ta kapsamlı çalışmalar yürüttü.”
DÊRIK’TEN EFRÎN’E KADAR MÜCADELE
Rojava’da devrim sürecinin başlamasıyla Seyit Evran’ın devrimin her alanında yer aldığını vurgulayan Bunyad Cizîrî, “Dêrîk’ten Efrîn’e kadar köy köy ziyaretlerde bulundu. Her zaman coşkuluydu ve ağır sorumlulukları üstleniyordu. Özgür dağlardaki tecrübelerini eğitimlerde gazeteci adaylarıyla paylaştı. Ondaki bu enerji insanlarda basın çalışmalarına olan ilgiyi artırdı. Seyit sadece gazeteci değil, aynı zamanda bir devrimciydi. Ondaki bu devrimci ruhu, Önderliğe ve şehitlere olan bağlılığını, çalışmalar karşısında gösterdiği yüksek performans ve dürüstlüğüyle gösteriyordu” ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR BASIN’IN TEMEL SÜTUNLARINDAN BİRİ
Evran’ın Rojava’da Özgür Basın’ın temel sütunlarından birisi olduğunu belirten Cizîrî, “Heval Seyit, Rojava Devrimi’nin her sürecinde, olay ve gelişmelerin yaşandığı her dönemde büyük bir arayış içerisine girerek çalışmalarını yürütüyordu. Engin yaşam deneyimiyle bir okuldu ve basın çalışmaları açısından büyük bir miras bıraktı” dedi.
HALK TARAFINDAN ÇOK SEVİLDİ
Bunyad Cizîrî, halk tarafından çok sevilen Evran için, “Seyit, halk tarafından çok seviliyordu ve o da halkı seviyordu. Kişiliğiyle, yaklaşımlarıyla, çalışmaları ve emeğiyle halkın kalbinde yer etti.
Heval Seyit’in son sözü şöyleydi: ‘Bir yanım Bakur, bir yanım Rojava, bir yanım Başûr, bir yanım Rojhilat; ben tamamıyla Kürdistan oldum.’ Gerçekte Heval Seyit, dört parça Kürdistan’da ve yurt dışında çalıştı. Onun sözleri ve eylemleri, Kürdistan’ın dört parçasında ve yurt dışında tanındı” diye konuştu.
Cizîrî, “Seyit’in arkadaşları ve öğrencileri, onun mirasını, sevgisini ve yürüttüğü mücadeleyi yaşatmalı, sahip çıkmalı. Seyit’in arzusu, özgür bir Kürdistan ve demokratik bir toplumla hakların kardeşliğini inşa etmekti. Ayrıca gerçeklerin her zaman açığa çıkarılmasını, karanlıkta kalmamasını istiyordu. Bunları yerine getirmeliyiz. Nasıl ki 14 Temmuz direnişinden, Özgürlük Hareketi’nin öncülerinden bahsediyorsak; basında da Seyit yoldaşın büyük ve değerli emeğini ve sevgisini esas almalıyız” diyerek konuşmasını tamamladı.