Stuttgart’ta halk buluşmasında Rojava ve müzakere süreci tartışıldı
PYD ve FED-GEL’in düzenlediği panelde Rojava’daki son gelişmeler, saldırılar ve müzakere süreci ele alındı.
PYD ve FED-GEL’in düzenlediği panelde Rojava’daki son gelişmeler, saldırılar ve müzakere süreci ele alındı.
Almanya’nın Stuttgart kentinde PYD ve FED-GEL’in organize ettiği halk buluşması paneli gerçekleştirildi. Panel, eski PYD Eşbaşkanı Salih Müslüm şahsında tüm özgürlük şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Panelde konuşan PYD Eşbaşkanı Perwin Yusuf, Rojava’daki son gelişmeleri değerlendirdi. Yusuf, konuşmasına tüm özgürlük şehitlerini saygı ve minnetle anarak başladı.
ROJAVA’YA YÖNELİK SALDIRILAR VE HALKIN DİRENİŞİ
Perwin Yusuf, Rojava Devrimi’ne yönelik geniş ve kapsamlı saldırıların sürdüğünü belirterek, Kürt halkı ve Kürt kültürüyle bağlantılı herkesin bu saldırılara karşı duruş sergilediğini ifade etti. Başûr, Bakur ve Avrupa’da Kürtlerin devrime sahip çıktığını vurguladı.
Yusuf, Rojava’da 13 yıldır halkın kendi kendini yönettiğini, YPG ve YPJ öncülüğünde DAİŞ’e karşı büyük bir direniş yürütüldüğünü ve ağır bedeller ödendiğini söyledi. Toplumun komünler, halk meclisleri ve kurumlar aracılığıyla kendi iradesiyle örgütlendiğini dile getirdi.
‘TEKÇİ VE OTORİTER ANLAYIŞI KABUL ETMEYİZ’
Suriye’de iktidarda olan geçici hükümetin selefi-İslami ve tekçi bir anlayışa sahip olduğunu belirten Yusuf, bu yaklaşımın insan hakları ve kadın özgürlüğü konusunda herhangi bir hassasiyet taşımadığını söyledi.
Bu nedenle hükümetle yürütülen müzakerelerin zor ve çetin geçtiğini ifade eden Yusuf, “Dayatılan mantık ya savaş ya da tüm şartların kabul edilmesidir. Biz bunu asla kabul etmeyiz” dedi.
Perwin Yusuf, temel hedeflerinin tüm halkların birlikte yaşayabileceği demokratik bir Suriye olduğunu vurguladı. Aynı zamanda 13 yıllık mücadeleyle elde edilen kazanımların korunmasının esas olduğunu belirtti.
Askeri, kültürel, kadın ve eğitim alanlarında elde edilen kazanımlardan vazgeçmeyeceklerini ifade eden Yusuf, QSD (SDG) bünyesinde bireysel entegrasyon dayatmasını reddettiklerini söyledi.
Müzakereler sonucunda üç taburun kurulması konusunda uzlaşı sağlandığını aktaran Yusuf, en önemli sorunlardan birinin YPJ’nin statüsü olduğunu belirtti. YPJ’nin askeri yapı içinde tanınması gerektiğini vurgulayarak, kadın özgürlüğünün sembolü olan bu yapının yalnızca iç güvenlik gücü olarak tanımlanmasını kabul etmediklerini dile getirdi.
‘BİZ BU TOPRAKLARIN ORTAĞIYIZ’
Kürt halkının verdiği büyük bedellerin, halkı bu toprakların asli sahibi ve ortağı haline getirdiğini belirten Yusuf, hükümetin demokratik olup olmamasından bağımsız olarak bu gerçeğin değişmeyeceğini ifade etti.
Kürt birliğinin önemine dikkat çeken Yusuf, Şam yönetiminin bu birliği zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu, ancak buna rağmen birliğin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.
Yusuf, çözümün müzakere ve birlikten geçtiğini belirterek, askeri birliğin korunması, kültürel çalışmaların geliştirilmesi ve Kürt birliğinin sağlanmasının temel öncelikler olduğunu ifade etti.
Panel, soru-cevap bölümünün ardından “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganlarıyla sona erdi.