YPG, ‘Rojava Devriminin Büyük Komutanı’ Nûreddîn Sofî’yi andı

YPG Genel Komutanlığı, şehadeti ilan edilen “Rojava Devriminin Büyük Komutanı ve Öncüsü Nûreddîn Sofî”’yi andı.

HPG Basın İrtibat Merkezi (HPG-BİM), 11 Ağustos Pazartesi yaptığı açıklamada, “Rojava Özgürlük Devrimi’nin ve Kuzey – Doğu Suriye halklarının öncüsü Nûreddîn Sofî yoldaş, 24 yılını geçirdiği Kurdistan dağlarına eski arkadaşlarını görme temelinde Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığımızı ziyarete geldiği esnada 6 Nisan 2021 günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşmıştır” dedi 

Şehit ilanı ardından bir açıklama yapan YPG Genel Komutanlığı,  “Rojava Devriminin Büyük Komutanı ve Öncüsü Nûreddîn Sofî yoldaşı saygıyla anıyoruz” dedi. 

Açıklamada şunlar ifade edildi: 

“6 Nisan 2021 günü eski mücadele arkadaşlarını ziyarete gittiği sırada Garê bölgesinin Bergarê alanında işgalci Türk ordusunun saldırısı sonucunda şehadete ulaşan, Rojava Devrimimizin komutanı ve öncüsü Nûreddîn Sofî yoldaşı saygıyla anıyoruz. Başta değerli yurtsever ailesi olmak üzere tüm Kuzeydoğu Suriye ve Kürdistan halklarına başsağlığı diliyoruz.

2011 yılında Arap baharının başlaması ile birlikte bölgemizde tarihi değişimler yaşanmaya başlandı. Suriye’de yaşayan halklar da bu sürecin adeta merkezinde yer alıyordu. Artık bölge büyük bir değişim sürecine doğru ilerliyordu. Bu değişim ya halkları büyük bir özgür ve demokratik sisteme kavuşturacaktı ya da daha derin bir kaosa sürükleyecekti. Arap, Kürt, Süryani, Ermeni, Türkmen, Çerkez toplumlarında oluşan kozmopolitik bir yapıya sahip olan Suriye için yeni bir sistem ve modele ihtiyaç vardı.

Böylesi bir süreçte Kürt özgürlük hareketinin öncülüğünde Rojava’da bir halk devrimi yaşanmıştı. Önce YXK olarak kendini örgütleyen Rojava halkı daha sonrasında YPG-YPJ güçleri olarak bölgenin temel savunma gücü haline gelmişti. Halkın öz dinamiklerinden oluşan Rojava savunma güçlerine kısa sürede binlerce kadın-erkek katılarak, kendi coğrafyasını savunmaya başlamıştı. Kısa bir sürede Rojava Devrimi sadece kendi coğrafyasının değil, özellikle El Nusra ve DAİŞ gibi cihadist yapılara karşı verdiği mücadele ile tüm insanlığın savunan enternasyonalist bir devrime dönüşmüştü.

19 Temmuz 2012 yılında ilan edilen Rojava Devrimi özgürlük ve demokrasinin öncüsü olarak kendi sistemini oluşturmaya başlamıştı. Sadece Suriye’de değil, tüm bölgede yaşanan kaosa karşı bir alternatif sistem olacaktı. Suriye halklarının ortak devrimine dönüşen Rojava Devrimi halkların kendini güvende hissettiği temel bölge olacaktı. Bir tarafta bölgenin gerici devletlerine karşı diğer yandan da cihadist yapılara karşı bir halk devrimi olmuştu. Kendi öz dinamikleri ile kendi savunma gücünü oluşturan ve sisteme kavuşturan Rojava Devrimi yüz yıllardır bölge halklarının özlemi olan, özgür ve demokratik sistemin gelişmesinin öncüsü olacaktı.

Rojava Devrimi büyük bir emeğin ve kahramanların eseri olmuştu. Binlerce şehit ile devrimimiz kendini küllerinden yaratmıştı. Büyük komutanlar, kahraman savaşçılar ve fedakar halkımızla yeniden bir tarih yazılmıştı. Hiç şüphesiz devrimimizin öncülerinden biri de büyük komutanımız Nûreddîn Sofî arkadaşımızdır.

Komutan Nûreddîn Sofî, 2013 yılında Rojava’ya, yani doğduğu topraklara gelerek devrime öncülük etmiştir. Uzun yıllar Kürt özgürlük mücadelesinde tecrübeler edinmişti. Hem askeri hem de siyasi tecrübeleri ile Rojava Devriminin sistemleşmesinde ve bu günlere kadar gelmesinde büyük bir emeğin sahibi olmuştur.

Rojava, Nûreddîn Sofî arkadaş için ayrı bir alan olmaktaydı. Çünkü kendi büyüdüğü topraklardı. 1970 yılında Qamişlo’nun Mişerfê köyünde dünyaya gelmişti. Büyüdüğü köy Kürtlerin ve Arapların birlikte yaşadığı bir köydü. Ailesi yurtsever ve dini geleneklerini de koruyan bir aileydi. Yine toplumsal ahlakı güçlü bir aile geleneğine de sahipti. Aile Arap ve Süryani toplumu içerisinde de çok tanınan ve kabul gören bir ailedir. Aile çevresinde birçok genç özgürlük mücadelesine katılmıştır. Böylesi toplumsal kültürü güçlü bir ailede yetişen Sofî arkadaşın yurtsever ve sosyal özellikleri de oldukça güçlüydü. Kürtlük duygularını yoğun yaşayarak büyümüştü. Kürt kültürü ve edebiyatıyla şekillenmişti. Onun için Kürt edebiyatına da büyük bir merakı vardı. Sofî arkadaş uzun yıllar Baas rejiminin baskısı altında yaşayan toplum gerçekliğinde büyümüştü. Devletçi baskıya karşı bir çözüm arayışını erken yaşlarda edinmişti. Gençlik yıllarından itibaren sosyalizmle tanışmıştı. Karakter olarak sürekli okuyan ve araştıran biriydi. Özellikle sosyalist felsefe ve bilimsel sosyalizm üzerine birçok kitap okumuş ve arkadaş çevresi edinmişti. Üniversiteyi Halep’te fizik ve matematik bölümünde okumuştu. Üniversiteyi okuduğu yıllarda Apocu düşünce ile tanışmıştı. Sürekli olarak araştırdığı bilimsel sosyalizmin pratiğini Apocularda görmüştü. Bu temelde 1990 yılında Kürt özgürlük hareketine katılmıştı. 24 yıl boyunca Kürt özgürlük hareketinde askeri ve siyasi olarak önemli bir tecrübe edinmişti.

2013 yılından itibaren devrim sürecinin inşa çalışmalarında sorumlu düzeyde görev üstlendi. Siyasal, ideolojik, diplomatik ve askeri çalışmalara çok yönlü bir şekilde katılarak faaliyet yürüttü. TEV-DEM ve kanton sisteminin kurumlaşması için tüm Kuzey-Doğu Suriye alanlarında çalışmaları koordine etti. Özellikle komün ve meclis çalışmalarının sistemleşmesi için şehir şehir gezerek tüm kurumlarla ilgilendi. Tüm faaliyetlerinde halk ile iç içe çalıştı. Emekçi yönü halk tarafından görülüp kabul gördü. Tüm kurumsal ve halk sorunlarıyla bire bir ilgilendi. Hiçbir zaman halka üstenci yaklaşmadı ve onların bir evladı gibi sorunlarına çözüm bulmaya çalıştı. Zaten halkçı ve sosyal özellikleriyle bulunduğu her ortamda insanlarda derin bir etki bırakıyordu. Çocukla çocuk, ihtiyarla ihtiyar oluyordu. Güçlü bir hitabete sahipti. Derin felsefi, tarihsel, bilimsel, ideolojik entelektüel kişiliği ile karşılaştığı her insanı derinden etkileyip devrim çalışmalarına katıyordu. Onun olduğu yerde toplumsallaşma gelişiyordu. Her insanın dilinden anlıyor ve kimle ne konuşacağını çok iyi biliyordu.

MSD ve özerk yönetim çalışmalarının inşası ve gelişmesinde önemli role sahipti. Bugün özerk yönetim tüm Suriye’de temel bir model olarak kabul ediliyorsa bunda Sofî arkadaşın ciddi emeği vardır. Bu günleri görerek çalışmalara sahip çıktı. Bir an bile durmadı, Kürt, Arap, Süryani, Ermeni, Türkmen toplumlarının demokratik-ulus sisteminde buluşmasını sağladı.

İnşa çalışmalarının en önemli ayaklarından biri olan savunma çalışmalarına da öncülük etti. Özellikle halkımızın savunma gücü olan YPG-YPJ’nin geliştirilmesi için büyük bir emeğin sahibi oldu. Özellikle DAIŞ ve El-Nusra çetelerinin işgal saldırılarının arttığı süreçlerde savaşı koordine etti. Uzun yıllara dayalı askeri tecrübe ve komutanlık yeteneğiyle savunma çalışmalarının gelişmesini sağlamıştı. DAIŞ ve El-Nusra saldırlarının artması ile birlikte YPG-YPJ güçleri de birçok hamle geliştirmişti. O yıllarda gelişen, Til Hemîs ve Til Berak hamleleri, Cezaa savaşı, Til Hemîs-Tolhildan hamlesi, Rakka’daki Fırat’ın Gazabı hamlesi, Dêrezor’daki Bagera Cizîrê hamlesi, Baxoz’daki IŞİD’in bitirilmesi hamlelerinde bire bir koordine düzeyinde yer aldı. Yine DAIŞ’in Kobani’ye saldırdığı süreçte direniş savaşının yürütlmesinde aktif rol aldı. Halep ve Efrin’de de gelişen çete saldırılarına karşı gelişen direnişi de bire bir koordine etti. Yine Türk devletinin, Efrîn, Serêkaniyê ve Girêspî’ye yönelik işgal saldırıları süreçlerinde komuta düzeyinde savaşı koordine etti.

Komutan Sofî, bu coğrafyada tüm halkların ortak bir savunma sisteminin oluşması için önemli bir çabanın sahibi olmuştu. Bu temelde 2015 yılında Kuzey-Doğu Suriye halklarının ortak savunma gücü olan QSD’nin kuruluşunda bizzat rol oynamıştır.

Hem çetelerin hem de işgalci Türk devletinin saldırılarının arttığı süreçte 2016 yılında YPG komutanı olarak askeri çalışmalarda birinci derecede sorumluluk üstlendi. DAIŞ saldırılarının arttığı süreçlerde taktik zenginliği ve askeri tecrübesi ile DAIŞ’in tüm kuzey-doğu Suriye’de yenilgiye uğramasında önemli katkısı olmuştu. Savaşta çok yönlü bir komutandı. Derin bilinci ve birikimi ile taktik zenginliğe sahipti. Onun olduğu yerde savaşçılar kendini güvende hissederlerdi. En zorlu anlarda bile Sofî arkadaş bir çözüm bulurdu. Hiçbir zaman çözümsüz ve alternatifsiz kalmazdı. Her bir tartışmada yanındaki arkadaşların görüşlerini alır o temelde karara giderdi. Kararlarında net ve cesaretliydi. Keskin bir komutan ve savaşçıydı. Hiçbir zaman tereddüt yaşamazdı.

Sofî arkadaşın kadın özgürlük çizgisine yaklaşımında sosyalist karakteri öndeydi. Kadın ile doğru temelde yoldaşlığı anı anına yaşardı. Sofî arkadaş kadın iradesini tanıma, kadın ile birlikte çalışma ve kadın çizgisine göre yaşamayı kendisine ilke edinmişti. Hem toplumsal inşa çalışmalarında hem de kadın savunma gücü olan YPJ’nin ordulaşma sürecinde kadın arkadaşlarla ortak çalışırdı. Özgür kadının yoldaşıydı. Kadın çizgisine hiçbir zaman klasik tarzda yaklaşmaz ve özgür kadın çizgisinin yoldaşı olmuştu.

Sofî arkadaş tüm devrimci özelliklerinin yanı sıra enternasyonalist kişiliği ile de öne çıkan bir komutan olmuştu. DAIŞ’e karşı mücadele sürecinde dünyanın dört bir yanında yüzlerce enternasyonalist arkadaş mücadelemize katılmıştı. Sofî arakdaş her bir enternasyonalist arkadaşla bire bir ilgilenerek onların mücadeleye daha güçlü katılması için çalışmıştı. Her bir arkadaşın geldiği toplumsal ve sosyolojik gerçekliğini hissederek adeta yüreklerine hitap etmişti.

Sofî arkadaş her yönüyle mücadelemizde iz bırakan bir komutanımız oldu. Hem toplumsal inşa çalışmalarında hem de askeri çalışmalarda öncü ve örnek bir komutan olarak beyinlerde ve yüreklerde yer etti. Sözü ve eylemi ile bir olan, istikrarlı bir devrim yürüyüşüne sahip bir devrimciydi. Sosyal karakteri önde olan biriydi. Yaşam heyecanı ve coşkusundan hiçbir zaman taviz vermezdi. Düşünsel gelişimini de hiçbir zaman durdurmadı. Her zaman okuyan ve kendini eğitendi. Hem kendisini eğitti hem de yoldaşlarını. Birlikte çalıştığı her bir arkadaş için bir öğretmen oldu. Entelektüel bir kişilikti. Yanındaki insanlarla sürekli tartışır, hep bir şeyler okurdu. Merak ettiği her konu hakkında araştırma yapardı. Bir yaşam tarzı haline gelen bu özellikleri sayesinde gerçek bir sosyalistti. Bir yandan yaratılan değerlere büyük bir bağlılık yaşarken diğer yandan sürekli yeni şeylerin peşinde koşardı. Hiçbir zaman durmak bilmezdi. Hem düşünsel hem de fiziksel emeğiyle de örnek biriydi. Hiçbir kalıba girmezdi. Sürekli bir faaliyet içindeydi. Her anını mücadele için yaşardı. Birlikte çalıştığı arkadaşlarıyla da bir ekip olarak, kolektif çalışırdı. Kollektif yönetim tarzını pratikleştiren sosyalist bir komutandı. Hiçbir zaman kendisinde ısrar etmezdi ve her bir arkadaşın görüşüne büyük değer verirdi. Sofî arkadaş için maneviyat esastı. Edebiyata, sanata ve mücadelenin yaratımlarına büyük değer verirdi. Gerçek bir propagandacıydı. Hitabeti güçlü ve neyi nasıl konuşacağını iyi bilirdi. Tanıdığı her insanı kazanmayı, mücadeleye katmayı tarz olarak yaşam felsefesi edinmişti. Onu gören ve tanıyan her insanda unutulmaz izler bırakıyordu. Öyle ki insanların beyninde ve yüreğinde yer ediniyordu. Mütevazi, dürüst, samimi yapısı ve devrimci ahlaki özellikleriyle bulunduğu her ortamda örnek bir komutan olmayı başarmıştı.

Büyük komutan Nûreddîn Sofî arkadaşımız bizler için büyük bir devrimci miras ve çizgi bıraktı. Halkımız üzerinde yürütülen soykırım ve imha politikalarına karşı 4 parça Kürdistan’da yürütülen mücadelede adını tarihe yazdı. Bizler için asla unutulmayacak bir komutan, bir yoldaş ve bir devrimci oldu.

Kuzey-Doğu Suriye sistemine zemin olan Rojava Devrimini bugünlere taşıyan Nûreddîn Sofî arkadaş şahsında özgürlük mücadelemizde şehit düşen tüm özgürlük savaşçılarını anıyoruz. Başta Nûreddîn Sofî ve beraberinde şehit düşen gerilla Bahtiyar Gabar arkadaşların aileleri olmak üzere tüm halkımızın başı sağ olsun diyoruz. Şehitlerin bize bırakmış olduğu devrimci mirası sonuna kadar koruyacağımızı ve özgürlük mücadelesini zafere ulaştıracağımızın sözünü veriyoruz.”