Yazılı bir açıklama yapan YPJ Genel Komutanlığı, “Onun mücadelesi, sadece yerel bir direnişin değil, tüm insanlığın ortak vicdanının ifadesi olmuştur” dedi.
“Komutanımız; senin düşlerin bizim yolumuzdur. Senin hedefin, bizim yeminimizdir. Barbarlık yenilecek, halklar kazanacak, kadınlar özgürleşecek!” ifadelerinin kullanıldığı YPJ’nin açıklaması şöyle:
“Yaşamı boyunca gösterdiği kararlılık ve adanmışlık, bizlere hem onur hem de sorumluluk bıraktı. Yoldaşları olarak, O’nun mücadelesini yaşatmanın ve mirasına sahip çıkmanın gururuyla hatırası önünde eğiliyoruz. Başta değerli yurtsever ailesi olmak üzere, halkımıza ve tüm özgürlük savaşçısı yoldaşlarımıza başsağlığı diliyoruz. Halkımızın özgürlük ve onur mücadelesinin öncü komutanlarından, eşsiz bir direnişçi, halk kahramanı NURETTİN SOFİ yoldaşımız, yaşamını halkının özgürlüğüne, insanlığın ortak değerlerine ve adaletin egemen olduğu bir dünyaya adamıştır. Onun mücadelesi, sadece yerel bir direnişin değil, tüm insanlığın ortak vicdanının ifadesi olmuştur.
Nurettin Sofi yoldaş, DAİŞ barbarlığına karşı yürütülen savaşta gösterdiği cesur duruş, stratejik zekâ ve kararlı önder duruşuyla tarihe geçmiştir. Bu karanlık güçler yalnızca bir bölgeyi değil, tüm insanlığı tehdit etmekteydi. Onun öncülüğünde verilen mücadele, sadece askeri bir zafer değil; insanlık onurunun, kadın özgürlüğünün ve halkların kardeşliğinin savunucusu olmuştur. Bilinci, iradesi, doğallığı, yeteneği ve keskin zekâsı, her koşulda yol gösteren bir pusula gibi halkına ışık olmuştur. O, yalnızca savaş meydanlarında değil, yaşamın her alanında örnek bir lider, güven veren bir yoldaş ve umudu diri tutan bir öncüydü. Mütevazı duruşu, halkıyla kurduğu güçlü bağ ve adanmışlığı, onun mücadelesinin özünü oluşturuyordu.
Nurettin yoldaşın, direnişi, sınırları aşan bir anlam taşır. Onun şahsında, baskı ve sömürünün hüküm sürdüğü yerde ayağa kalkanların, kadınların özgürleşmesi için mücadele edenlerin, kültürel soykırıma karşı direnenlerin sesi yankılanmaktaydı. Onun yaşamı, “özgürlük” kelimesinin sadece bir ideal değil, uğruna yaşamını feda edilecek bir hak olduğunu dünyaya hatırlatmıştır. Komutan Nurettin yoldaşın davası, tek bir halkın değil, tüm insanlığın mücadelesidir. Onun idealleri, adaletin ve eşitliğin hüküm sürdüğü bir dünya özlemidir. Bu nedenle, halkımızın direnişi, dünyanın dört bir yanında özgürlük arayışının bir parçası olarak anlaşılmalıdır. O, halkının hafızasında daima yaşayacak. Onun adı, özgürlüğün, direnişin ve insanlık onurunun sembolü olarak gelecek kuşaklara miras kalacaktır. Bizler, onun mirasına sahip çıkacak; adalet, eşitlik ve özgürlük için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bugün yüreğimizin en derin yerinde bir sızı, gözlerimizde yanan bir ateş var. Bir yandan dünyanın en güzel, en zeki, en yürekli özgürlük savaşçısı ve yiğit komutanlarından Nurettin Sofi yoldaşımızı toprağa verirken, aynı zamanda fikirlerini ve mücadelesini sonsuza dek yaşatmanın günü bugün… O, yalnızca bir savaşçı değil, halkların özgürlük umudunun, onurunun ve özgürlük mücadelesinin en güçlü öncülerinden biriydi. Adı da adımları da dağlar kadar tüm ülkemizin hafızasına kazındı. O, komutanlığı yalnızca askeri bir görev olarak değil, insanlık onurunu savunmanın, halkların geleceğini özgürleştirmenin bir sanatı olarak gördü. Komutasında attığı her adım, yalnızca taktik bir hamle değil, tarihe düşülen bir özgürlük notuydu. Her operasyon, halkların onuru içindi; her mevzi, halkların geleceğine açılmış bir kapıydı.
Kadın özgürlüğüne yaklaşımı, onu farklı kılan ve diğerlerinden ayıran en büyük erdemlerinden biriydi. Kadın savaşçıları sadece omuz omuza çarpıştığı yoldaşlar olarak değil, özgür bir toplumun öncüsü olarak gördü. Biz kadın savunma güçlerine her daim güvenle yaklaştı, güç verdi. Onun gözlerinde, kadınlar özgürleşmeden halkların özgürleşemeyeceğini bilen bir inancın pırıltısı vardı. Biz biliyoruz ki, onun düşleri yarım kalmadı. Çünkü O, düşlerini yoldaşlarının ve halkların yüreğine işledi. Biz kadın savunma güçleri için, sadece bir dost değil; bir müttefik, bir öğretmen, bir yol göstericiydi. Kadın özgürlüğü konusundaki yaklaşımı, onu bizim gözümüzde ölümsüz kıldı. O, kadın savaşçılara yalnızca savaş alanında değil, fikirde ve iradede de eşit muamele etti. Kadınların DAİŞ’e karşı verdiği mücadelenin sadece askeri değil, aynı zamanda ideolojik bir devrim niteliğinde olduğunu farkındaydı. “Kadın özgürleşmeden, bu coğrafya özgürleşemez” sözünü ilke edinmişti. O’nun ideallerini yaşatmak, bizler için bir anma değil, bir söz, bir yemin meselesidir. Biz o yemini yaşamın her alanında mücadelenin her mevzisinde ve her nefesimizde tutacağız. Şimdi bizlere düşen, onun bayrağını yere düşürmemek; adımlarını büyütmek, hedeflerini daha ileri taşımaktır.
Komutanımızın kaybı, düşman için bir sevinç sayılabilir. Ama biz biliyoruz ki, özgürlük mücadelesinde hiçbir şahadet, mücadeleyi zayıflatmaz; aksine çelikleştirir. Onun şahadeti bizim kararlılığımızı büyütmüştür. Onun gidişi, her kadının, her gencin, her özgürlük sevdalısının yüreğine daha büyük bir direniş azmi bırakmıştır. Bugün yalnızca bir yoldaşımızı değil, halkların onurunu savunan en yiğit komutanlarımızdan birini uğurluyoruz. Onun adı, DAİŞ karanlığına karşı yürütülen direnişin destanına kazındı. DAİŞ, kadınları köleleştirmeyi, halkları kökünden yok etmeyi hedefleyen bir barbarlık zihniyetiydi. O ise bu karanlığa karşı, halkların onurunu savunan bir ışık oldu. Her mevzide, her operasyonun başında, yalnızca taktik planlar kurmadı; aynı zamanda bir halkın iradesini de büyüttü.
DAİŞ’e karşı yürüttüğü komutanlık, yalnızca askeri bir başarı değil, insanlık tarihine düşmüş bir onur sayfasıdır. O, yalnızca mevzilerde değil, insanların yüreğinde yer edindi. Halklar arasında güven ve birlik köprüleri kurdu; Arap, Kürt, Türkmen, Süryani, Ermeni demeden herkesin ortak özgürlük umudunu büyüttü. Onun komutası altındaki her operasyon, barbarlığa karşı atılan bir darbe, halklara kazandırılan bir zaferdi. Bugün biliyoruz ki, o sadece bir komutan değildi; aynı zamanda bir ideolojinin taşıyıcısıydı. O ideoloji; halkların eşitliği, kadınların özgürlüğü ve sömürüsüz bir yaşamın ideolojisiydi. Onun şehadeti, bizler için bir bitiş değil; daha sert, daha kararlı bir başlangıçtır.
Biz kadın savunma birlikleri olarak, onun bize öğrettiği taktikleri, inancı ve cesareti, şimdi daha büyük bir iradeyle ileriye taşıyacağız. Komutan Nurettin, ömrünü halkının özgürlüğüne adamış; yaşamını adalet, eşitlik ve onur uğruna feda etmiş gerçek bir halk kahramanıydı. Zor zamanlarda bile umudu yeşerten, halkına güven aşılayan duruşu, onu halkın hafızasında ölümsüz kıldı. O’nun adı, baskıya karşı direnişin ve özgürlüğe adanmış bir hayatın sembolü olarak yaşamaya devam edecek. Komutan Nurettin, ömrünü halkının özgürlüğüne adamış, adalet ve eşitlik uğruna hiçbir bedelden çekinmemiş gerçek bir halk kahramanıydı. O’nun direnişi, yalnızca bir cephe mücadelesi değil; bilinçle yoğrulmuş, irade ile güçlenmiş, doğallığıyla güven veren, yeteneği ve zekâsıyla yol gösteren bir özgürlük yürüyüşüydü. Zor anlarda bile halkına umut ve cesaret aşılayan duruşu, direnişin ve özgürlüğe adanmış bir yaşamın simgesi olarak hafızalarda yerini aldı. O’nun adı, hem halkının gönlünde hem de özgürlük mücadelesinin tarihinde daima yaşayacaktır.
Komutanımız; sen mücadelemizin doruklarında, bu halkın dilinde ve yüreğinde sonsuza dek yaşayacaksın. Senin taktik zekan, direniş ruhun, yoldaşlığına dair anılarımız, bize her zaman rehber olacak. Biz, senin gibi komutanların varlığı ile büyüyen bu özgürlük ordumuzu daha da güçlendireceğiz. Yaşamını halkının özgürlüğüne adayan Nurettin Sofi yoldaş, artık yalnızca halkımızın değil, özgürlük uğruna mücadele eden tüm halkların ve insanlığın ortak kahramanıdır. Onun izinden yürüyenler, barış, özgürlük ve kardeşlik dolu bir dünya kuruluncaya kadar mücadeleye devam edecektir.
Komutanımız; senin düşlerin bizim yolumuzdur. Senin hedefin, bizim yeminimizdir. Barbarlık yenilecek, halklar kazanacak, kadınlar özgürleşecek! Ve sen, bu zaferin her sayfasında yaşayacaksın. Bu yeminle diyoruz ki; Ne senin hayallerin yarım kalacak ne de özgürlük sancağı ellerimizden düşecek! Yolumuz senin yolundur; hedefimiz senin amaçlarındır.
Zafer, halkların özgürlüğü ve kadınların kurtuluşu olacaktır.
Yaşasın özgürlük! Yaşasın halkların kardeşliği!
JİN JİYAN AZADİ”