GÖRÜNTÜLÜ

Zaman ve mekânın sınırlarını aşan bir komutan: Nûreddîn Sofî

Sîpan Hemo ve Newroz Ehmed, "Komutan Nûreddîn Sofî, tarihte bir daha asla görülmeyecek komutanlardan biridir" diyerek, Nûreddîn Sofî’nin zaman ve mekân sınırlarını aşarak unutulmaz bir etki bıraktığını ifade etti.

Halk Savunma Güçleri (HPG), 11 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Komutan Nûreddîn Sofî’nin 6 Nisan 2021’de, HPG karargâhını ziyaret ettiği Kürdistan dağlarında, işgalci Türk devletinin saldırısında şehit düştüğünü duyurdu.

Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanlığı üyesi Sîpan Hemo ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı üyesi Newroz Ehmed, Komutan Nûreddîn Sofî’nin kişiliği ve mücadelesi hakkında YPG Basın Merkezi’ne konuştu.

Sîpan Hemo, "Sofî yoldaşı 35 yıldır tanıyorum. Suriye'deki Kürt siyasi hareketinin yolculuğu sırasında tanışmıştık ve Kürdistan dağlarında birlikte uzun bir mücadele yolculuğuna başlamıştık. Zorlukları ve paha biçilmez anlarıyla o yıllar unutulmaz" dedi.

“En karanlık koşullarda bile Sofî, Halk Savunma Güçleri saflarında sabır ve sonsuz inançla ilerleyen ilham verici bir komutandı. Bilgelik ve cesareti birleştiren, nadir niteliklere sahip, aklımızda ve kalbimizde kendine yer edinen eşsiz bir komutandı” diyen Hemo, “Yoldaş Sofî'nin kişiliği bir kelime veya cümleyle özetlenemez; tarif edilemez. Apocu hareketin kendine özgü özellikleriyle bilinen tüm mücadeleleri, davaya derin bir inanç ve zafere mutlak sadakatle birleştiği için, o devrimci mücadelenin temelini temsil ediyordu” ifadelerini kullandı.

 Sofî’nin en zor koşullarda dahi direnebildiğini dile getiren Sîpan Hemo, “Yoldaş Sofî sadece bir savaşçı değildi; o tam bir kişilikti. Bir devrimci savaşçının tüm olumlu özelliklerini; en zor koşullarda direnişi, bilgeliği, sadakati ve cesareti kendisinde toplamıştı. Bir komutan olarak konumuna rağmen bizimle otoriteyle değil, sevgi ve sorumluluk duygusuyla ilgilendi. Dostlarını ve halkı etrafında topladı, herkese tereddütsüz yardım etti. Nazik, güzel ve tatlı diliyle insanların yüreklerine umut ekti” diye konuştu.

“Yoldaş Sofî ile tanışan herkes, onu uzun zamandır tanıyormuş gibi hissediyordu. Çocuklara bile dostça davranırdı” ifadelerini kullanan Hemo, “Yoldaş Sofî, her zaman zafer için çabalayan, en zorlu savaşlarda önderlik eden, zorlukları zafer fırsatlarına dönüştüren yenilmez bir komutandı.

Çeşitli cephelerde birçok savaşta yer aldı. Askeri güçlere komuta etme konusundaki üstün yeteneğini ve doğru planlar yapma becerisini gösterdi. Rojava devriminde eşsiz ve önemli bir rol oynadı. Şehit Xebat ve Şehit Rûstem gibi ölümsüz şahsiyetlerle birlikte bu devrimin temellerini atan ilk kişilerden biriydi. Sadece katılmakla kalmadı; tarih yazdı, Suriye'deki mücadelenin yeni bir aşamasının temellerini attı” dedi.

Sofî’nin varlığının sembolik olmadığını vurgulayan Sîpan Hemo, “2013 yılından bu yana Sofî yoldaş, Rojava'nın önde gelen liderlerinden biri oldu ve tüm askeri ve savunma güçlerinde eşsiz bir iz bıraktı. Varlığı sadece sembolik değildi; Kürt halkı ve tüm bölge halkları için tarihi kazanımlara yol açacak bir stratejinin inşasında temel taşlardan biri olmuştur” diye kaydetti.

Şehit Sofî’den birçok şey öğrendiklerini aktaran Sîpan Hemo, “Yoldaş Sofî'den özgür bir insanı ve gerçek bir devrimci bilinci nasıl inşa edeceğimizi öğrendik. O, bize sadece silah taşımayı öğretmekle kalmadı; aynı zamanda aklımızı nasıl kullanacağımızı ve değerlerini bilinç ile sorumlulukla savunan bir insanı nasıl inşa edeceğimizi de öğretti” ifadelerini kullandı.

“Yoldaş Sofî, kuantum teorisini ve çelişkilerini katı bir teori olarak değil, bir yaşam felsefesi olarak biliyordu. Yoldaş Sofî, kuantum teorisini kuru bilgi uğruna incelemedi; çelişkilerini derinlemesine inceledi, analiz etti ve önemli sonuçlar çıkardı. Ardından onu devrimin, halkın ve Önderliğin hizmetine sundu” diyen Sîpan Hemo, “Rojava Devrimi’nde yolculuğumuza birlikte başladık. Yoldaş Sofî, başlangıçta toplum saflarında mücadele etmeyi kendine görev edindi. Devrim ilerledikçe ve askeri mücadeleye girişme kararı alındıktan sonra, en zor koşullarla ve en karmaşık anlarla karşılaştığımız komuta merkezine birlikte gittik. Kapılar kapandığında ve yollar kesildiğinde hep bir çözüm penceresi açan Sofî oldu” diye konuştu.

“Yoldaş Sofî hakkında konuşmak benim için çok zor. Uzun zaman birlikteydik ve devrimci yolculuklarımız iç içe geçmişti. O, bir arkadaştan daha fazlasıydı” diyen Sîpan Hemo, “Yoldaş Sofî sıradan bir insan değil; fikirleri, sanatı ve askeri deneyimi bir araya getiren sıra dışı bir komutandı. Askeri güçlerin saflarından DAİŞ’e karşı stratejik operasyonlara liderlik etmeye kadar her zaman ön saflardaydı. Önder Apo’yu derinlemesine inceleyen ve fikirlerini halkın hizmetine sunan bir şair, sanatçı ve toplum mühendisiydi. Onu özlüyorum ve sonsuza dek kalbimde taşıyacağım” diye belirtti.

‘ZORLUKLARLA SARSILMAZ BİR İRADEYLE MÜCADELE EDEN BİR KOMUTANDI'

 Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı üyesi Newroz Ehmed ise, “Yoldaş Sofî ile Rojava devriminin başlarında tanıştım. O dönemde, askeri güçlerin inşası sırasında, bölge halkına yönelik sürekli saldırıların ortasında bölgenin komutanıydı. Önder Abdullah Öcalan'ın ideolojisiyle kendini donatmıştı. Varlığı gerçek bir güçtü. Tüm zorluklara rağmen deneyimini halkının hizmetine sundu” dedi.

“Devrimi geliştirmek için herkesin fikrini dinleyip dikkate alarak tüm çalışmalara büyük bir sorumlulukla yaklaştı. Herkesin moralini yükseltti ve onlara güven aşıladı. Evet, askeri bir mücadele içindeydik ama o, savaşçılardan uzak bir komutan değildi. Özellikle Serêkaniyê'ye yapılan saldırılar sırasında onları ziyaret etti ve onlara moral verdi” diyen Newroz Ehmed, şöyle devam etti: “Devrimin başlarında Cizîrê Kantonu’nda birçok bölgeye saldırılar vardı. O dönemin zorluklarına rağmen Sofî, savaşçılar ve halk arasında güzel bir ruh yarattı, moral geliştirdi ve herkesi doğrudan etkiledi. O savaşlar sırasında, birçok gücün bize saldırdığı gerçeğine rağmen, savaşı herkesle tartıştı ve bu saldırılara karşı uygun taktikler geliştirmeye çalıştı. Sonraki harekâtlarda onların arasında yerini aldı ve Suriye Demokratik Güçleri'nin kurulmasıyla askeri güçlerin sistemi ve yönetimi üzerinde önemli bir etkisi oldu.”

“Bölgenin tüm bileşenleriyle; Araplar, Süryaniler ve Ermenilerle temas halindeydi. Halkla ve savaşçılarla toplantılar düzenliyor, savaşçıları giyim kuşamlarından disiplinlerine ve günlük ihtiyaçlarına kadar dikkatle yönlendiriyordu. Mücadelenin her detayına yakın, hazır ve etkili bir komutandı; herkesi önemsiyordu” ifadelerini kullanan Newroz Ehmed, “Sofî yoldaş, düzenlediği her tartışmaya veya toplantıya her zaman yeni bir şeyler katıyordu. Neşeli bir ruhu ve çekici bir kişiliği vardı. Bu yüzden herkes tartışmalarına ve toplantılarına katılmak istiyordu. Varlığı alışılmadıktı; canlıydı, etrafındakilerde katılım arzusunu teşvik ediyordu” diye ekledi.

Şehit Sofî’nin kadın mücadelesine bakışına da dikkat çeken Newroz Ehmed, “Sofî yoldaş, kadınların özgürlüğü konusunda net ve derin bir vizyona sahipti. Kadınların mücadelelerinin genel kurtuluş mücadelesinin bir parçası olduğuna inanıyordu. Her zaman, ‘Kadın yoldaşlar çalışmalarına devam ediyor ve ben onlara engel olmak istemiyorum’ derdi. Bunlar sadece söz değildi; özellikle Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) saflarında kadın mücadelesine verdiği sürekli destek ve yapıcı önerilerde açıkça görülen kararlı bir duruştu. Bu konuda derinlemesine araştırmalar yürüterek daha geniş bir anlayış ve daha güçlü bir destek aradı. Özellikle QSD yönetimi içinde ortak çalışma düzeyinde Sofî, kolektif çalışmayı üretken bir deneyim haline getiren rahat bir ortam yarattı. Bizi araştırma ve geliştirmeye yönlendirdi ve yoldaşlık ilkelerine bir slogan olarak değil, yoldaşlar arasındaki ilişkinin temelini yansıtan günlük bir pratik olarak bağlı kaldı” dedi.

“Sofi gerçek bir komutandı” diyen Newroz Ehmed, “Zorlukları tanımayan ve zorluklarla sarsılmaz bir kararlılıkla yüzleşen bir halk lideriydi. En zor zamanlarda, özellikle Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî bölgelerine yönelik şiddetli saldırılar sırasında, düşünceleri ve araştırmalarıyla yer aldı. Bu acılardan uzak durmadı ve saldırılarda şehit düşen sivillerin acılarını görmezden gelmedi” ifadelerine yer verdi. Newroz Ehmed, sözlerini şöyle tamamladı: “Liderlik sorumlulukları konusunda çok hassastı, çünkü verdiğimiz cevapların halkımız için her zaman yeterli olmadığını biliyordu. Bu nedenle arayışını asla bırakmadı; aksine, bu aksiliklerin üstesinden gelip onları yeni zaferlere dönüştürmeye çalıştı. Eylemsizlikle yetinmedi; her zorlukta bir ilerleme fırsatı, her acıda bir umut tohumu gördü. Şehitliği bize büyük bir sorumluluk yükledi ve onun izinden gidip, ruhuna ve yoluna sadık kalarak çalışmalarına devam edeceğiz.”