Komisyona göre kararın amacı tekstil atıklarını azaltmak, çevresel zararı sınırlamak ve sektörü daha “döngüsel” üretim modellerine yönlendirmek.
Avrupa Çevre Ajansı verilerine göre, Avrupa’da her yıl satılamayan tekstillerin yüzde 4 ila 9’u kullanılmadan yok ediliyor. Bu da yılda yaklaşık 600 bin ton tekstilin çöpe gitmesi ve 5,6 milyon ton CO₂ salımı anlamına geliyor.
Yeni kurallarla birlikte şirketler, kaç adet ürünü imha ettiklerini açıklamak zorunda olacak. Güvenlik riski taşıyan ya da hasarlı ürünler için istisnalar tanınacak.
AB ayrıca 2026 Şubat’tan itibaren firmalara üretim ve imha edilen ürün miktarlarını şeffaf biçimde raporlama yükümlülüğü getirecek. AB, bu adımın “hızlı moda”nın çevresel ve toplumsal etkilerine dair artan tüketici kaygılarına yanıt olduğunu belirtiyor.
ÇEVRE ÜRETİM SAVUNUCULARI TEMKİNLİ
Ancak çevre ve etik üretim savunucuları temkinli. “Ethique sur l’Etiquette” (Etiket üzerinde etik) kolektifinden Mathilde Pousseo, şirketlerin fazla ürünleri yardım kuruluşlarına yönlendirebileceği uyarısında bulunarak, bu kurumların zaten kapasite sınırına dayandığını ve düşük kaliteli kıyafetlerin ekonomik olarak değerlendirilemediğini söylüyor. Pousseo’ya göre düzenleme, imha sorumluluğunu hayır kurumlarına devretme riski taşıyor.