Amed’de Pasûr’daki doğa talanına karşı kitlesel yürüyüş

Amed’in Pasûr (Kulp) ilçesinde süren doğa talanına karşı çevre örgütleri, meslek odaları, siyasi partiler ve yurttaşlar kitlesel bir yürüyüş düzenledi.

Otogar Kavşağı’ndan başlayan yürüyüş, Diyarbakır İdare ve Vergi Mahkemeleri önüne kadar sürdü. Yürüyüşte, “Asrın kabusu HES’ler Sarım Çayı’nı kurutursa hayat susar”, “8 bin yıldır yaşayan Birkleyn Mağaraları taş ocağıyla ölüyor”, “Yaylamızda maden ocağı istemiyoruz” ve “Kurşun gibi aspeste adres sormuyor, ölüyoruz” yazılı pankartlar taşındı.

Yüzlerce kişinin katıldığı eylem boyunca, “Xweza ya me rûmeta me ye (Doğamız onurumuzdur)”, “Diren direne kazanacağız” ve “Bê xweza jiyan nabe (Doğasız yaşam olmaz)” sloganları atıldı.

TALAN SÜRÜYOR

Eylem sonrası kurumlar adına açıklama yapan Amed Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, Pasûr’da yürütülen faaliyetlerin hukuksuz olduğunu belirterek özetle şunları söyledi:

“Hesendîn Yaylası’nda ÇED raporu kayboldu. Çevre Kanunu’na göre ÇED kararı olmadan hiçbir çalışma yürütülemez. Ancak mahkemeler bilirkişi raporlarına rağmen şirketlerin lehine karar veriyor. Bu hukuksuzluktan vazgeçilmelidir.”

DOĞAYI KORUMAK ONUR MESELESİDİR

DEM Parti Amed İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, Amed’in birçok bölgesinde doğa tahribatı yaşandığını vurgulayarak, “Doğamıza sahip çıkacağız, bu talana karşı mücadeleyi büyüteceğiz” dedi.

Licê’nin Mizak Mahallesi Koçmarin mezrasından Azize Alan, maden faaliyetlerinin yaşam alanlarını yok ettiğini belirterek, göçe ve yoksullaşmaya karşı direneceklerini ifade etti.

Kulp-Der Başkanı İflahattin Aslanhan ise, “Doğayı savunmak bir onur meselesidir” diyerek “bu onurlu mücadelede herkesin yer alması gerektiği” çağrısında bulundu. 

BİR SAĞLIK SORUNUDUR

Amed Tabip Odası Başkanı Veysi Ülgen, doğa tahribatının yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını da tehdit ettiğini vurguladı. Ülgen, “Aspes ve kurşun gibi maddeler kanserojendir. Çıkarılan başka maddeler de aynı şekilde zararlıdır” derken, “Çocuklarımıza temiz bir çevre bırakmak istiyoruz” vurgusunda bulundu. Ülgen, “Doğa talanı artık bir sağlık sorunudur ve derhal durdurulmalıdır” çağrısını yaptı. 

İZMİR’DE AYM’YE BAŞVURU

İzmir’de çevre örgütleri ve ekoloji aktivistleri, doğayı maden ve enerji şirketlerine açan 7554 sayılı “Talan Yasası”nın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. HDK İzmir Ekoloji Meclisi’nin öncülüğünde yapılan başvuru öncesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi önünde EGEÇEP ve Yeşil Sol Parti’nin de katıldığı bir basın açıklaması düzenlendi.

Katılımcılar, “Talan yasası iptal edilsin”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganlarıyla doğa talanına tepki gösterdi. EGEÇEP Eşsözcüsü Derya Lim, yasayla birlikte ormanların, zeytinliklerin, meraların ve köylerin şirketlere “peşkeş çekildiğini” belirterek, “Bu yasa, doğayı koruyan tüm güvenceleri ortadan kaldırıyor” dedi.

Derya Lim, Şırnak, Cudi, Akbelen ve Samandağ’da yaşanan çevre yıkımlarını örnek göstererek, rant ve talan politikalarına karşı seyirci kalmayacaklarını vurguladı. 

DeryaLim ayrıca Aliağa’daki İzdemir Termik Santrali’nin bu yasa sayesinde yeniden faaliyete geçmesinin önünün açıldığını hatırlatarak, “Bu ülkenin havası, suyu, toprağı için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Basın açıklamasının ardından çevre örgütleri, yasaya ilişkin iptal dilekçelerini mahkemeye sundu.