Avrupa Çevre Ajansı uyardı: ‘Doğayı korumak maliyet değil, yatırımdır’
Avrupa Çevre Ajansı’nın (AÇA) yayımladığı son rapora göre, Avrupa’da çevrenin genel durumu “ciddi şekilde kötü” olmaya devam ediyor.
Avrupa Çevre Ajansı’nın (AÇA) yayımladığı son rapora göre, Avrupa’da çevrenin genel durumu “ciddi şekilde kötü” olmaya devam ediyor.
İklim değişikliği, toprakların aşırı kullanımı ve biyolojik çeşitliliğin kaybı, yalnızca doğayı değil aynı zamanda Avrupa’nın ekonomisini ve toplumsal refahını da tehdit ediyor.
AÇA’nın raporuna göre, AB’nin 2030 için belirlediği 22 çevre hedefinden yalnızca ikisi yolunda ilerlerken, dokuzu ciddi gecikme yaşıyor.
AÇA, sera gazı emisyonlarının 1990’dan bu yana %37 oranında düştüğünü ve yenilenebilir enerji payının 2005’ten bu yana ikiye katlandığını hatırlatıyor. Ancak toprakların %60-70’inin bozulmuş, su kaynaklarının %62’sinin kötü durumda olması ve koruma altındaki habitatların %81’inin risk altında bulunması, çevresel tahribatın boyutunu ortaya koyuyor.
AÇA’ya göre, su kıtlığı iklim değişikliğiyle daha da artıyor. Buna karşın tarımda verimli sulama, geri dönüşüm, teknolojik yenilikler ve doğru yönetişimle %40’a kadar su tasarrufu sağlanabileceği belirtiliyor.
Avrupa Komisyonu’nun iklimden sorumlu üyesi Wopke Hoekstra, “Eylemsizliğin maliyeti çok büyük, iklim değişikliği doğrudan rekabet gücümüzü tehdit ediyor” diye uyardı.
Ajans Direktörü Leena Ylä-Mononen ise 2030 hedeflerinde yaşanan gecikmenin Avrupa’nın “refahını, rekabetçiliğini ve yaşam kalitesini” riske attığını vurguladı.
AÇA Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ise şu uyarıda bulundu: “Doğayı korumak bir maliyet değil. Bu, rekabet gücümüze, dayanıklılığımıza ve yurttaşlarımızın refahına yapılan bir yatırımdır. Gecikmek yalnızca maliyetleri artırır, eşitsizlikleri derinleştirir ve direncimizi zayıflatır.”
Raporda, çevre politikalarının ertelenmesinin ekonomik ve toplumsal açıdan daha ağır bedeller doğuracağı ve şimdi atılacak adımların gelecek nesiller için daha adil, temiz ve dayanıklı bir Avrupa inşa edebileceği vurgulandı.