BM Raportörü Morgera: Enerji dönüşümü doğayı, suyu ve gıdayı korumalı

BM’nin iklim ve insan hakları özel raportörü Elisa Morgera, enerji dönüşümünün insan haklarıyla çelişmeden gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Dialogue Earth’e konuşan Morgera, fosil yakıtların aşamalı olarak terk edilmesi çağrısında bulundu.

ELISA MORGERA

Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliği bağlamında insan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusundaki özel raportörü Elisa Morgera, enerji dönüşümünün yalnızca yenilenebilir enerjiye geçişle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “Bu süreç doğayı, suyu ve gıdayı da korumalıdır” dedi.

Morgera, Dialogue Earth’ten Fermin Koop’a verdiği söyleşide, iklim değişikliğiyle mücadelede 1.5°C hedefinin hâlâ geçerli olduğunu ve bu hedef doğrultusunda fosil yakıtların terk edilmesinin uluslararası bir insan hakları yükümlülüğü haline geldiğini ifade etti. Ancak Morgera’ya göre bu geçiş, insan hakları ihlallerine yol açmamalı.

“İklim değişikliğinin en çok etkilediği toplulukların haklarını koruyan, etkili ve bilimsel temelli çözümler önceliklendirilmelidir” diyen Morgera, halihazırda hükümetlerin bu tür çözümlere öncelik verdiğini söyleyemeyeceklerini belirtti.

YEŞİL MADENCİLİK HAK İHLALLERİNE YOL AÇIYOR

Yenilenebilir enerji sistemlerinin gerektirdiği kritik minerallerin çıkarılmasına dair endişelere de değinen Morgera, özellikle Arjantin, Bolivya ve Şili’nin oluşturduğu “lityum üçgeninde” ve diğer bölgelerde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti. “Eğer enerji dönüşümünde yine fosil yakıt temelli ekonomik modeli sürdüren bir yaklaşım benimsiyorsak, iklim krizini çözmüyoruz demektir” diyen Morgera, kritik minerallere yönelik arayış, doğayı tahrip ediyor ve insan haklarını ihlal ediyorsa, bu geçişin meşru olmadığını vurguladı.

Fosil yakıt ve maden şirketlerine de çağrıda bulunan Morgera, ulusal yasaların şirketleri bu geçişe zorlayacak net düzenlemeler getirmesi gerektiğini savundu. Şirketlerin faaliyetlerinin insan haklarına etkisini önceden analiz etmeleri, etkilenen toplulukları bilgilendirmeleri ve şikayet mekanizmaları oluşturmaları gerektiğini belirten Morgera, “Fosil yakıtlar artık geçerli bir sektör olmamalıdır. Bu yönde hem yasal çerçeve hem de kamu denetimi güçlendirilmeli” şeklinde konuştu.

Morgera’ya göre küresel iklim yönetişiminde insan haklarını zayıflatan ciddi yapısal eksiklikler bulunuyor. Özellikle doğa, okyanus ve sağlık bilimlerinin yeterince dahil edilmemesi, iklim politikalarının dar bir teknik çerçeveye sıkışmasına neden oluyor.

COP30 için beklentiler yüksek

Kasım 2025’te Brezilya’da yapılacak olan COP30’a ilişkin değerlendirmesinde Morgera, toplantıların katılımcı yapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Başta yerli halklar, gençler ve çevre savunucuları olmak üzere dezavantajlı grupların müzakerelere gerçek anlamda dahil edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, fosil yakıtlardan çıkış sürecinin takibine ilişkin net bir denetim mekanizmasının kurulmasının da şart olduğunu söyledi.

İskoçya’daki Strathclyde Üniversitesi’nde çevre hukuku profesörü olan Morgera, 2024 yılında BM tarafından raportör olarak atanmıştı. Göreve geldiğinden bu yana üç tematik rapor hazırlayan Morgera, enerji sistemlerinin fosil yakıtlardan arındırılması, kritik minerallerin çıkarılmasının insan hakları üzerindeki etkileri ve iklim yönetişimindeki yapısal zayıflıklar üzerine çalışmalar yürütüyor.

Kaynak:

Fermin Koop, “The energy transition must protect nature, water and food”, Dialogue Earth, 2024.

https://dialogue.earth/en/climate/the-energy-transition-must-protect-nature-water-and-food-66157