GÖRÜNTÜLÜ

Geri dönen gencin objektifinden Efrin’de bahar

Yıllarca zorunlu göçün ardından 4 Nisan’da ikinci konvoyla memleketine dönen genç A.B., baharın tüm renkleriyle açtığı Efrin’i görüntüledi. “Zeytin şehri Efrîn, tüm göçmenlerini bekliyor” dedi.

4 Nisan’da ikinci dönüş konvoyuyla memleketine kavuşan Efrînli genç A.B., bahar ile yeniden canlanan kente dair çektiği fotoğrafları ve görüntüleri ANF’ye ulaştırdı. Telefonla görüştüğümüz A.B., “Zeytin şehri Efrîn, tüm göçmenlerini bekliyor” dedi.

Efrîn halkı, 2018’de Türk devleti ve ona bağlı çete gruplara karşı 58 gün süren “Çağın Direnişi”nde destansı bir direniş sergiledi. Binlerce kişi yerinden edildi, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu yüzlercesi katledildi.

Mart 2018’de kent işgal edildiğinde halkın büyük bölümü geri dönemedi. Yıllar süren zorunlu göç, 29 Ocak’ta Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmada gündeme alındı. Anlaşmanın en önemli maddelerinden biri, göçmenlerin güvenli ve planlı dönüşünü öngörüyordu.

Bu kapsamda ilk konvoyda 400’den fazla aile, ikinci konvoyda ise yaklaşık 200 aile Efrîn’e döndü. İkinci konvoyda yer alan ve güvenlik nedeniyle adını açıklamayan A.B. de onlardan biriydi.

Qamişlo kentinin Yusuf Gulo kavşağında ailesiyle otobüslerin önünde 3 Nisan akşamı beklerken arkadaşlarına veda eden A.B.  “Gerçekten Efrîn’e dönecek miyiz?” diyordu.

Yola çıkmadan önce ise kararlıydı: “Efrîn’e gideceğim. Önce tüm köyleri ve beldeleri gezeceğim, yıllarca mahrum kaldığım doğayı göreceğim ve Efrîn’in baharını görüntüleyeceğim.”

4 Nisan sabahı yola çıkan konvoy aynı gün akşam saatlerinde Efrin’e ulaştı. A.B. ikinci kez aradığında sevinç gözyaşları içindeydi: “Efrîn’e vardık. Şimdi köyleri dolaşıp baharı görüntüleyeceğim.”

Efrîn, verimli ovaları, dağları ve özellikle zeytin ağaçlarıyla ünlüydü. İşgal öncesi bölgede 40 milyondan fazla zeytin ağacı vardı. Ancak 2018’den bu yana binlerce ağacı kesilen ve ticaretin kurbanı yapılan Efrîn doğası büyük bir yara aldı.

A.B., şehrin merkezinin büyük ölçüde değiştiğini anlatıyor: “Sokakları tanıyamıyorum. Düzensiz yapılaşma hâkim. Şehrin yüzü artık eski sakinleri değil. Sanki üzerine kara bir çadır örtülmüş gibi.” Medyada anlatılanların gerçeği tam yansıtmadığını, esasta hizmetlerin yok denecek kadar az olduğunu da ekliyor.

Köylerin ise nispeten eski halini koruduğunu ancak dağların ve ormanların ağır hasar gördüğünü belirtiyor. Yine de bu yıl yağan yoğun yağmurlar sayesinde baharın olağanüstü güzel açtığını belirten A.B, “Çiçekler her renkte açmış. Sanki Kürtlerin geri dönüşünü selamlıyorlar. Bu renkler Kürt sembollerinin renkleri gibi.”

A.B. sözlerini şöyle noktaladı: “Efrîn Kürt şehridir, kimse onun kimliğini değiştiremez. Göç edenler yavaş yavaş geri dönüyor. İnsanlar yeniden zeytin ağaçlarına sarılacak, toprağını öpecek."

Bu hafta içinde Hesekê’den üçüncü konvoyun da yola çıkması planlanıyor. Yaklaşık bin ailenin katılması beklenen dönüşler, 29 Ocak Anlaşması kapsamında aşama aşama devam edecek.