Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Mûş’un Gimgim ilçesinde hayata geçirilmek istenen jeotermal enerji santrali (JES) projelerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bölge halkının uzun süredir söz konusu projelere karşı mücadele yürüttüğü belirtildi.
FEDA ve DAKB, JES projelerinin doğaya ve insanlığa zarar vereceğini ifade ederek, bu girişimlerin Alevi toplumunun yaşadığı alanlarda uygulanmak istenmesinin “iyi niyetli olmadığını” kaydetti. Projelerin yalnızca çevresel tahribata yol açmayacağı, aynı zamanda bölge halkını zorunlu göçe sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.
Açıklamada, tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler açısından su kaynaklarının kirlenmesi, toprağın verimsizleşmesi ve meraların yok edilmesinin yaşamı sürdürülemez hale getireceği vurgulandı. JES projelerinin fay hatları üzerinde yürütülmesinin deprem riskini artırabileceğine de dikkat çekildi.
Alevi inancında doğanın kutsal bir yere sahip olduğu belirtilen açıklamada, “Dağ, taş, su ve toprak inancın özüdür. Doğanın yok edilmesi, Alevi inancının yaşam alanlarının ortadan kaldırılması anlamına gelir” denildi.
FEDA ve DAKB, projelerin yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını, “yaşamın, doğanın ve inancın tasfiyesi” anlamına geldiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca, Gimgim’daki projelere karşı düzenlenecek eylemlere katılım çağrısı yapıldı. Bu kapsamda 11 Nisan 2026’da Mersin’de ve 24 Nisan 2026’da Gimgim’da mitingler düzenleneceği hatırlatıldı.
FEDA ve DAKB, açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Halkımızın göçe zorlanmasına karşı duracağız, doğamızı ve inanç mekanlarımızı savunacağız. Kadınların öncülüğünde yaşamı koruma mücadelesini büyüteceğiz. Bu projelere karşı hukuki ve toplumsal direnişimizi sürdüreceğiz. Hiç kimsenin kendi toprağında mülteci haline getirilmesine izin vermeyeceğiz.”
Açıklamada, tüm duyarlı kesimler doğaya ve inanca yönelik müdahalelere karşı mücadeleye destek vermeye çağrıldı.