Son yılların en çetin kışlarından birini yaşayan Kürdistan kentlerinde çok yönlü sorunlar yaşanıyor. Kırsal mahalleler başta olmak üzere birçok yerde halk, ısınma ve elektrik konusunda mağduriyet yaşarken, ekonomik kriz nedeniyle bu kış şartlarında gıdaya ve temel ihtiyaçlara ulaşamayan binlerce kişi bulunuyor. Yağan karla birlikte eksilere düşen hava sıcaklığı sonrası gerek odun sobası gerekse elektrik sobası kullanan halk, ay sonunda kendilerine gelecek faturaları ve masrafları hesap ederken; damları akan ya da evlerinde rutubet olan yurttaşlar ise soğuk havaların bitmesini dört gözle bekliyor.
Amed'in yoksul mahallerinden Fiskaya ve Ben û Sen’de de halk bu sorunlarla boğuşuyor. Temel ihtiyaçlarına erişemeyen halk, ekmeğin artan fiyatı nedeniyle kar altında odun sobalarında ekmek pişirirken; elektrik sobası kullanan yurttaşlar ise ay sonunda gelecek faturayı düşünüyor. Karın kendileri için bir eğlence ya da tatil anlamına gelmediğini ifade eden kent sakinleri, yoksulluğun soğuk havalarda daha da derinleştiğini ve insanların kendi hallerine bırakıldığına dikkat çekti. Sık sık elektriklerin kesildiğini belirten yurttaşlar, her gece bir sonraki günün sabahında doğacak güneşi beklediklerini dile getiriyor.
'BAHÇEDEN VE SOKAKLARDAN ODUN TOPLUYORUM'

Mahalle sakinlerinden Miyaser Aras, soğuk havalarla birlikte yaşadığı geçim sıkıntısını anlatarak şunları söyledi: “Ben yirmi yıldır bu mahallede oturuyorum. Bu soğuklardan önce odun sobası kurmuştum. Kurduktan sonra odunlarım yetmeyince ben de sokaklardan ve bahçemden odun toplamaya başladım. Bu evde tek başıma yaşıyorum. İnsanların getirdiği yemeklerle yaşıyorum. Kar yağdığı günden bu yana o yemekler de gelmiyor. Kendi evimde sobamı yakıp tek başıma oturuyorum. Bir yaşlılık maaşım var, onun dışında bir şey yok. Bu devirde kimse kimseye bakmıyor zaten. Biz de her gün ‘nasıl geçecek’ diye düşünüp günlerimizi geçiriyoruz.”
Miyaser Aras, soğuk havaların hayati risk oluşturduğunu ve ev koşullarının da kötü durumda olduğunu belirterek, “Havalar çok soğuk; ben de bu odunlarla yaşamaya çalışıyorum. Komşum gelip kapımı çalmasa, ‘Neredesin?’ demese, ölsem o gün öldüğümü dahi bilen olmayacak. Evimin tavanı çökmüş. Belediyeye gittim, beni başka yere yönlendirdiler; kar yağdığı için gidemedim” diye konuştu.
'HİZMET OLARAK SINIFTA KALINDI'

Mahallede 48 yıldır yaşayan Raif Kaya, kar yağışıyla birlikte mahallede yaşanan sorunların arttığını belirterek, “Kar yağdığı günden bu yana yaşamadığımız şey kalmadı. Bu mahalle, kentin en yoksul mahallelerinden biri. Bu karda kışta hizmet anlamında herkes sınıfta kaldı. Bu kar en son on yıl önce yağdı; kimse bu kadarını beklemiyordu. Biz de yurttaşlar olarak beklemiyorduk” dedi.
'İNSANLAR KIŞ ŞARTLARINDA ALACAĞI EKMEĞİ DÜŞÜNÜYOR'
Kaya, temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan sıkıntılara ve ekonomik krizin etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Isınmadan gıdaya kadar her konuda sorun yaşıyoruz. Kar yağdığı günden bu yana elektriğimiz yok. Bir hasta olsa, kimseyi çıkarıp hastaneye götüremeyeceğiz. En başta insanlar ısınma noktasında sorun yaşadı. Elektrik olmayınca insanlar soba yaktı, ama şimdi odun dahi bulamayan insanlar olduğu için soba da çok zor. Eskiden insanlar sadece yazın çalıştığında parası ona yetiyordu, ama şimdi ne kış ne yaz çalıştığında ihtiyaçların karşılanmıyor. İnsanlar bu ekonomik kriz yüzünden kendi evlerini geçindiremiyor. Yarın alacağı ekmeğin parasını düşünerek uyuyan insanlar var. Bu insanların unutulmaması lazım.”
'TOPRAĞA İYİ GELSE DE İNSANLAR ZORLANDI'
Bir diğer mahalle sakini Saadet Kurt da bu kışın geçen yıllara göre çok daha ağır geçtiğini belirterek yaşanan zorlukları anlattı. Saadet Kurt, “Her ne kadar su ve tarım açısından iyi olsa da insanlar baya zorlandı. Isınma noktasında insanlar zorluk yaşadı. Günlerce elektriklerin kesik olması insanları çok zorladı” dedi.
'KRİZ KIŞ KOŞULLARINI DA ZORLUYOR'

Saadet Kurt, ekonomik krizin etkilerinin her alanda hissedildiğini vurgulayarak şunları belirtti:
“Onun dışında, ekonomik kriz de bu dönemi bu kadar zorlaştırdı. Ne esnaf ne pazarcılar buraya geliyor; gelseler dahi insanlar bir şey alamıyor. Burada tek başına yaşayan insanlar da var. Onların unutulmaması gerekiyor. Çocuktan tutalım diğer insanlara kadar herkes bu ekonomik krizden zarar görüyor. Bunun en büyük sorumlusu da iktidar. Asgari ücreti artırıyor ama ardından her şeye zam yapıyor. İktidar, yoksullar üzerinden ayakta durmaya çalışıyor. Bu kış çetin; evet, ama çetinliği artıran sebeplerden biri de ekonomik kriz.”