GÖRÜNTÜLÜ

Katır sırtında 4 ay geçirdiler: Bizi gören yok!

Yayla yolculukları sona eren Wanlı kadınlar bu sene de ürettikleri kadar yoruldular da. Yolları bozuk olan yaylaya katır sırtında 4 ay boyunca gidip gelen Miksli kadınlar, geçinmek için her sene aynı zorlukları yaşıyor.

WAN'DA BÊRÎVANLAR

Yaz ayının bitmesi ile yayla yolculuklarında son günlerini yaşayan bêrîvanlar (süt sağmaya giden kadın), bu sene de büyük bir emek vererek çalıştı. Sabahın erken saatlerinde kalkıp ya araçlar ya da katırlarla kilometrelerce yol giderek yaylaya varan ve koyunlarını sağan kadınlar, elde ettikleri süt ve peynirlerle geçimini sağlıyor. Wan'a uzaklığı nedeniyle herkes tarafından 9'ncu gezegen olarak adlandırılan Bahçesaray (Miks) ilçesinde ise kadınlar, yaz aylarında bêrîvanlık yaparken, kışın ise evde hayvanları ile ilgileniyor. İlçeye bağlı Arinc köyünde ise kadınlar yaklaşık 4 ay boyunca 2 saatlik yolu katır ya da atlarla giderek yaylaya çıkıyor. Her gün gittikleri bu tehlikeli yol sonrası koyunlarını sağan kadınlar sabah çıktıkları evine akşam saatlerinde dönüyor. Yaşadıkları zorluklara rağmen emeklerinin görünmediğine dikkat çeken kadınlar, "Geçinmek için çalışıyoruz. Burada yapacak başka iş yok" diyor.

KATIR SIRTINDA 4 AY GEÇİRİYORLAR!

Kış mevsimi çok çetin geçen ilçede, bêrîvanların bahar ayından sonra yaylaya çıktıkları yol, hem kar hem de yağmur nedeniyle sürekli bozuluyor. Yapılmayan yol nedeniyle her sene aynı sorunu yaşayan ve iki saatlik yolu katırlarla gitmek zorunda kalan kadınlar, benzinin pahalı olması nedeniyle de araç tutamıyor. Gün içinde çok yorulan kadınlar, işlerini bitirdikten sonra gittikleri yolu süt ve peynirlerinden dolayı yürüyerek dönmek zorunda kalıyor. Bu zorlu yol her ne kadar kartpostallık fotoğraflar açığa çıkarsa da her yaz katırdan düşüp yaralanan birçok bêrîvan oluyor.

Yaylaya gidiş yolunda görüştüğümüz kadınlardan 20 yıldır bu işi yaptığını söyleyen Kıymet Çağırcı, yaşadıkları zorlukları şöyle dile getirdi: “Yıllardır ya atlarla ya katırlarla bêrî'ye (kırda yapılan sağım işi) gidiyoruz. Koyunlarımızı sağıp, peynirimizi yapıp sonra yeniden eve geri geliyoruz. Mecbur bu işi yapıyoruz. Burada başka iş yok. Ben yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorum. Çocuklarımız evde tek kalıyor, eve dönünce de ev işlerini yapıyoruz. Bu yol her kış bozuluyor. Kar yağıyor, yağmur yağıyor, bir sonraki yaz yeniden bozuk olduğu için araçla gidemiyoruz. Sabah 10 gibi gidiyoruz akşam 7'de yeniden köye dönüyoruz. Yolumuz yaklaşık iki saat sürüyor. Mayıs'ta bu yolculuğa başlıyoruz Eylül'ün sonunda bitiyor. Bütün kışlık ürünlerimizi bu bêrî'den karşılıyoruz. Emek veriyoruz ki kışı daha rahat geçirelim.

Buranın kışı çok zor ve çetin geçiyor. Burada ne iş imkanı var ne de başka bir şey. O yüzden üç buçuk-dört ay boyunca her gün bu yolu gidip geliyoruz. Bu yol düz de değil, yokuşları da var. O yüzden katırdan ya da attan düşüp yaralanan da oluyor. Dönüşte de sütlerimizi katıra yüklediğimiz için biz yürüyerek köye dönüyoruz. Her halukarda çok zorlanıyoruz.”