GÖRÜNTÜLÜ

Kuraklık bağları da vurdu; üzüm dalında karardı

Hezro’ya bağlı Bağyolu köylüleri her sene olduğu gibi bu sene de Ekim’de köylerindeki bağın yolunu tuttu, ancak kuraklığın zararıyla karşılaştı. Üzümler dallarında karardığı için daha az ürün elde edildi.

Kürdistan'da bağbozumu dönemi başladı. Kuraklık nedeniyle yanmış üzümlerle karşılaşan köylüler, geride kalan üzümleri toplayıp pekmez ve cevizli sucuk için kollarını sıvadı.

Havaların soğuması ile beraber köylerde kış hazırlıkları başladı. Ekonomik kriz ve kuraklık nedeniyle eskiye oranla bu hazırlıklar daha kısa günlere yayılırken, özellikle köylerde yaşayan yurttaşlar kışı daha kolay geçirmek için Eylül ve Ekim ayları boyunca çalışıyor.

Hezro ilçesine bağlı Bağyolu köyü sakinleri ise her sene olduğu gibi bu sene de Ekim’de köylerindeki bağın yolunu tuttu. Her sene topladıkları üzümlerle pekmez, pestil ve cevizli sucuk yapan köylüler, bu sene bolluk yerine kuraklıkla karşılaştı. Sıcak havalar nedeniyle üzümleri dallarında kararan köylüler, eskiye oranla daha az ürün elde etti. İki gün kaldıkları bağda büyük bir emek verenler, bu durumun gelecek sene daha da artmasından endişe duyuyor.

VERİM DÜŞTÜĞÜ İÇİN KESME YAPILAMADI

Yaptıkları işin zor olmasının yanı sıra değerli olduğunu belirten Mürvet Yıldeniz, bağbozumunda kadın emeğinin büyük olduğunun altını çizdi.

Her sene geldikleri bağlarında kazanlarını hazırlayıp ateşlerini yaktıklarını anlatan Mürvet Yıldız, bu işin gelenek haline geldiğini ve büyüklerinden kaldığını söyledi. Diğer aylarda bağın bakımını yaptıklarını, sıcak havaların bitmesiyle beraber de üzümlerini toplamaya başladıklarını belirten Mürvet Yıldeniz, şunları anlattı: “Önce üzümleri toplayıp ardından eziyoruz. Çıkan üzüm suyunu (şire) da gün boyunca kaynatıyoruz. O sırada cevizli sucuk için cevizlerimizi hazırlıyoruz. Pekmez için de sucuk için de üzümü saatlerce kaynatıp karıştırıyoruz. Pekmezi yaptıktan sonra da cevizli sucuğu ve pestili yapıyoruz. Eskiden kesme de yapardık ancak verim düştüğü için onu artık yapamıyoruz. Pestili de temiz çarşaflara serip dağıtıp kurutmaya bırakıyoruz. 

EMEK ÇOK VERİM YOK

Hepimiz çok çalışıyoruz, hepsi de kışı daha rahat geçirebilmek için. Biz dışarıdan alınan ya da satın alınan ürünlere alışık değiliz. Kendi yaptığımız şeyleri tüketmeyi daha çok seviyoruz. O yüzden yaptığımız şey de o emeğe değiyor. Yaptığımız pekmez, pestil ve sucukla kışı geçiriyoruz. Yine bize fazlaysa çevremizdeki insanlara da dağıtıyoruz. Bu işin zahmeti çok. Bizden sonra da bunu yapanlar olmaya devam edecek. Üzümlerimiz az olduğu zaman bile dışarıdan almak yerine şire satın alıp kendimiz yine yapıyoruz.”

KURAKLIK ÜZÜMLERİ YAKTI

Bağbozumunda eski tadı alamadıklarını belirten Alihan Kuşlu ise, kuraklığın bütün ürünlerini etkilediğine dikkat çekti. Üzümlerinin yarısından fazlasının dalında yandığını söyleyen Alihan Kuşlu, şunları paylaştı: "Geçmişten bu yana bu işi yapıyoruz. Bu sene maalesef kuraklıktan ve aşırı sıcaklardan dolayı üzümlerimizin yarısı yandı. Üzümler dalında kaldı o yüzden çoğunu kullanamadık. Özellikle son yıllarda bu durumla sık sık karşılaşıyoruz. Eskiden geldiğimizde iki üç gün bağda kalırdık ama eski tadı tuzu kalmadı. İklim değişince doğa da değişiyor. Üzüm bu sene çok tuttu ama diğer sebzeler ve fıstıklar gibi hepsi yandı. Eski verimi alamıyoruz. Gelecek sene daha da kötü olacak. Bir çözüm üretmek lazım."