Munzur Çevre Derneği, “Aliboğazı’nda baraja; Sekasur’da, Geyiksuyu’nda, Cevizlidere’de madene geçit vermeyelim” şiarıyla açıklama gerçekleştirdi. Dêrsim Devlet Su İşleri (DSİ) önünde yapılan açıklamaya kentteki çok sayıda siyasi parti, sivil toplum örgütü, çevre dernekleri ile çok sayıda kişi katıldı. Eylemde, “Doğama, suyuma toprağıma dokunma” pankartı açıldı.
DERSİM YOK EDİLMEK İSTENİYOR
Munzur Çevre Derneği Başkanı Yusuf Topçu, Osmanlı’dan bugüne Dêrsim’in sistematik bir şekilde talan ve yok etme politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Zorla boşaltmalar, sürgünler, yayla ve mera yasakları ile bölgenin insansızlaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Topçu, “Barajlarla belleğimizi ve kutsal mekânlarımızı sulara gömmek istiyorlar. Maden şirketlerine doğamızı talan etmeleri için her türlü destek veriliyor” dedi.
‘ALİBOĞAZI HAFIZAMIZDIR’
Topçu, Aliboğazı’na yapılmak istenen barajın, Dersim’in tarihsel hafızasını silme girişimi olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: “1926’da ve 1938’de boşaltılan, halkı sürgün edilen Aliboğazı’na insanlar tekrar dönüp yerleşti. Qopo Hüseyin’in bile sürgünde hayalini kurduğu, uğruna ölümü göze alıp geri döndüğü bir vadi burası. Direnişin, inancına sahip çıkanların mekânıdır. Dersim’in kapısıdır. Onlarca mezrası, kilisesi, kutsal Kırklar Ziyareti ve zengin florasıyla eşsizdir. Baraj yapılırsa iklim değişecek, kuraklık artacak, yaban hayatı yok olacaktır.”
Topçu, “DSİ bu projelerden bir an önce vazgeçmelidir” çağrısında bulundu.
‘ENDEMİK TÜRLER KAYBOLDU’
Avukat Barış Yıldırım ise bölgede yapılan barajların ekosisteme verdiği zarara şu ifadelerle dikkat çekti:
“Yedi endemik bitki türü yok oldu. Kesin koruma altında olan bu havza, gelecek kuşaklara aktarılmak yerine yok ediliyor. Yaban keçisi, çengel boynuzu, ayı, kurt, vaşak, Anadolu parsı ve su samuru gibi türler tehdit altında. Tağar havzasının korunması gerektiğine dair bilirkişi raporları var. Eğer bu proje hayata geçerse Munzur, Aliboğazı ve Tağar ekosistemleri yok olur. Fırat ekosistemi nasıl yok edildiyse aynı şey burada da yaşanacak.”
‘MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ’
DEDEF Genel Başkanı Alirıza Bilir da projelerin halkın yararına olmadığını vurguladı. Bilir, “Bu projeler Dêrsim halkının yeniden sürgün edilmesine yol açacaktır. Demokratik kurumlar ve çevre örgütleri olarak halkımızla yan yana, bu haksız ve hukuksuz projelere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.