GÖRÜNTÜLÜ

Pazarda asgari ücret tepkisi: Borçlanarak ekmek alıyoruz

Yeni yıl asgari ücreti kirayı bile karşılamıyor. Pazar harcamalarını borçlanarak aldıklarını söyleyen ve derinleşen krize tepki gösteren Amedliler, “Aç uyuyup aç uyanıyoruz. Yarın ne olacak diye yaşıyoruz. Bu günler daha da kötüleşecek" dedi.

Yoksulluk sınırının 90 bin TL, açlık sınırının ise 30 bin TL olduğu Türkiye’de 2026 yılına dair asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından açıklanan bu rakam milyonlarca emekçi tarafından tepkiyle karşılanırken, bu ücreti  “sefalet ücreti” olarak değerlendiren Amedliler, belirlenen rakamla kimsenin geçinemeyeceğini ve aç kalacağına dikkat çekti. Sadece pazar alışverişlerinde dahi bu parayla bir ayda meyve ve sebze alışverişi yapacaklarını belirten Amedli yurttaşlar, “Bu ücretle insanlara sadece ekmek ve su yiyin” diyorlar sözleri ile, ülkenin içinde bulunduğu krize dikkat çekti.

VERİLER YOKSULLUĞU NET BİR ŞEKİLDE GÖSTERİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) gelir ve yaşam koşulları verilerine göre, 2024’te yoksulluk riski altındaki kişilerin oranı yüzde 13,6 seviyesine ulaştı. Bu, bir önceki yıla göre artış anlamına geliyor. Sendika araştırmaları, her 10 kişiden yaklaşık 2’sinin yoksul olduğunu ve 6’sının borçlu olduğunu ortaya koyuyor. Bu, yalnızca gelir seviyesinin düşük olmadığını, aynı zamanda hane halkının borçla yaşamaya çalıştığını da gösteriyor.  

Çeşitli hesaplamalara göre, dört kişilik bir ailenin dengeli ve yeterli yaşam için gereken yoksulluk sınırı 78 bin TL–90 bin TL aralığında hesaplanıyor. Buna karşın mevcut net asgari ücret bu sınırın oldukça altında kalıyor. Asgari ücret, temel gıda ihtiyacını gösteren açlık sınırını bile çoğu zaman karşılamıyor. Resmi asgari ücretli bir çalışanın maaşıyla yalnızca temel gıda ve zorunlu harcamaları karşılaması giderek zorlaşıyor.

2025 yılının son günlerinde yeni yıla umutsuz ve beklenti olmadan girdiklerini belirten Amedliler,  henüz asgari ücrete zam gelmeden gıdaya zam geldiğine dikkat çekerek yeni yılın bu yılı aratacağını da söyledi. Geldikleri pazarda sadece yeşillik ve biraz meyve alabildiklerini belirten halk, sepetleri boş bir şekilde eve döndüklerini ve aç uyuduklarını söyledi.

Bu konuda halkın asgari ücret ve ekonomik kriz yorumunu Amed’in Bağlar ilçesinde kurulan bir pazarda alışveriş yapan Amedlilere sorduk. Bir sorup bin ah işittiğimiz kişiler, krizde yaşadıkları sorunları ve alınması gereken önlemleri şu sözlerle değerlendirdi:

‘SOFRAMA EKMEK KOYAMADIĞIM GÜNLER OLUYOR’

Abbas Güler: “Ben pazarda çalışıyorum, asgari ücret dahi alamıyorum. Akşama kadar çalışıyorum ama çocuklarımın ekmek parası dahi çıkmıyor. Burada oturuyorum, o kadar emek veriyorum ama asla emeğimin karşılığını dahi alamıyorum. Bu kriz yıllardır bizi vuruyor ama bu sene bu kış çok ayrı geçiyor. Bu sene her şey daha da artacak. Zaten durum çok kötü, önümüzdeki sene daha kötü olacak. Zengin olan daha da zenginleşiyor, yoksul da ekmek dahi alamıyor. Biz bu düzeni istemiyoruz. Ben daha çocuklarımın önüne bir ekmek dahi koyamıyorum. Bu düzenle nereye kadar gidecekler?”

‘AÇ KALKIP AÇ UYUYORUZ’

Hasan Akagündüz: “Ay başı geldiğinde borçlarla geçiniyoruz. Bu kriz asla geçmez; gittikçe eriyor ve kriz artıyor. Zaten şimdiden zamlar hazır, bize 5 kuruş veriyor, 10 kuruş alıyorlar. Bunu yapanın Allah belasını versin. Asgari ücret bir insanın bir haftalık ücreti. Aldığı parayla kirasını dahi ödeyemiyor. Biz borç edinerek pazara geliyoruz. Benimki asla bana yetmiyor. Ay başı geldiğinde cebimde 5 kuruş dahi kalmıyor. Ne yapacağımızı asla bilmiyoruz. Pazara geliyoruz ama yeşillik dışında hiçbir şey alamıyoruz. Yeşillikle beslenip akşam aç uyuyoruz. Bu durum bu şekilde devam edecek. Biz açlıktan öleceğiz, bazıları da bolluk içinde ölecek.”

‘ASGARİ ÜCRET KİRA PARASINA DAHİ YETMEZ’

Muhsine Aslan: Asgari ücreti bırakalım, 50 bin dahi kimseye yetmez. Asgari ücretle insanlar kirayı dahi ödeyemiyor. Kirayı veren ne pazara gidebilir ne ekmek alabilir ne de ailesine bakabilir. Bu insanlara sadece kira parası veriyorlar. Eskiden 50 lirayla her şeyi alıyorduk, şimdi o parayla yeşillik dahi alamam. İnsanların alım gücü çok düştü. İnsanlar akşamları aç uyuyor. İnsanlar ne ekmek ne de yiyecek bulamıyor. Aileler gelip çöplerden sebze alarak kendilerine bakıyor. Bu asgari ücret, insanlarla dalga geçmek dışında bir şey değil. Bu şekilde ne çocuk okutabilirsin ne de başka bir şey yapabilirsin. Ekmek aslanın ağzında. Artık bu durum gelecek sene daha da kötüleşecek. Bizi daha kötü günler bekliyor.

‘YARIN NE OLACAK DİYEREK YAŞIYORUM!’

 Tevfik Güleş: Asgari ücretle çalışan bir insan, gün içinde sadece su ve ekmek yiyebilir. Hele ki çocukları varsa onu dahi bulamaz. Bugün bir çocuğun harçlığı bile her şeyi gösteriyor. Bir insan asgari ücretle ne kendine ne de çocuklarına bakabilir. Zaten bir günlük harcaması o kadar yapıyor. İnsanlar pazara dahi artık gelmiyor. Bu insanlar sadece su ve ekmeği hesaba katıyor. Kirada olan bir insan ne yapacak? Ben kirada kalıyorum, benim kiram 20 bin. Ben ne yapayım? Ha bugün ha yarın diyerek sürünerek yaşıyorum. Bunlar sadece kendi insanını ve zenginleri düşünerek bu ücreti belirliyor. İnsanlar artık simit yiyemez durumda. Biz ne yapsak da ne desek de boş. Bu sistem değişmeyene kadar, bu düzen değişmeyene kadar bu durum bu şekilde devam edecek. İnsanlar yoksulluk içinde yaşamaya devam edecek. Pazara gelen insanlar parayla ne aldığını bile bilmiyor. Bütün parasını harcıyor ama sepeti boş ve sadece yeşillik alıyor. Ülkenin yoksulluğunu en iyi zaten bu pazar meydanı gösteriyor. Akşam üstü insanlar kalan çürük ve ucuz meyveleri almak için yarışıyor.

‘SOFRAMA NE ET NE SEBZE GELİYOR’

Saliha Tuncel: Ben artık iki haftada bir pazara geliyorum. Her şey çok pahalı, bir şey alınmıyor. Ben en düşük emekli maaşını alıyorum ama asla bana yetmiyor. Baştakilerin bu düzeni değiştirmesi gerekiyor. Emekli maaşımı iki gün harcıyorum; üçüncü gün borçlanarak geçiniyorum. Biz ne bu krizi ne de bu sene yapılacak zamları asla kabul etmiyoruz. Ben bir emekli olarak ne et ne de meyve alabiliyorum. Bunlar aydan aya soframıza geliyor. Asgari ücreti artırsınlar, bu zamları azaltsınlar artık yeter.