Almanya’nın Darmstadt kentinde bir araya gelen Avrupa- Kürdistan Ekoloji Hareketi (TEV–EKO), 30 delegenin katılımıyla iki günlük ara dönem toplantısını düzenledi. Toplantıya İsviçre, İtalya, Almanya ve Avusturya’dan katılım olurken, enternasyonalist ekoloji hareketleri de destek verdi.
NEDEN TEV-EKO?
İki günlük tartışma platformunda öne çıkan temel hususlar, daha çok neden TEV-EKO gibi bir oluşuma ihtiyaç duyulduğu üzerinde yoğunlaştı. Bu bağlamda, şöyle bir ifade kullanıldı: “Ekoloji, uzun yıllardır Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ana ilkelerinden biri olurken; özgür, işlevsel ve etkin bir sistem, bireylerin kendi kaderlerini ellerinde bulundurarak kolektif bir şekilde hayatlarının her alanını örgütlemesiyle mümkün olacaktır.”
Ayrıca, alternatif model olarak radikal, anti-kapitalist, toplumsal ve öz-yönetimci bir yapının inşasına dikkat çekildi. Bileşenler, Kürdistan’da devam eden doğa kırımından hareketle 2024 yılından bu yana böyle bir zorunlu oluşuma gittiklerini ifade ederek, Avrupa Kürdistan Ekoloji Hareketi’ni kurma ihtiyacı duyulduğunu belirtti.
Bu bağlamda, TEV-EKO’nun, Kürt Özgürlük Hareketi’nin ilkeleri ve demokratik modernite paradigmasının temel esasları üzerinden toplumsal ekoloji doğrultusunda örgütsel yapısını geliştirmeyi hedeflediği; politik ve ideolojik bir hat üzerinden ekoloji mücadelesinde küresel çapta yol alacağı vurgusu yapıldı.
Yapılan tartışmalarda, doğanın temel ihtiyaçların ötesinde sömürülmesi ve tahrip edilmesinin, kadınların ezilmesiyle başlayan hiyerarşik sistemle doğrudan bağlantılı olduğu vurgusu yapılırken, günümüzde insanların cinsiyet, etnisite ve inanç gibi nedenlerle ayrımcılığa uğradığı ve ekonomik olarak sömürüldüğü belirtildi.
Özgür ve dayanışmacı bir toplumu hedeflediklerini ifade eden Avrupa Kürdistan Ekoloji bileşenleri, doğayı bir özne ve yaşamın temeli olarak görmek ile tüm yaşam varlıklarının haklarını savunmanın hayati öneme sahip olduğunu kaydetti. Tartışmalarda öne çıkan temel konu, yaşamı bir bütün olarak ele almak ve kendimizi doğanın bir parçası olarak görmekle mümkün olabileceği oldu.
Ayrıca, “Doğayı ve yaşamı savunmak, ekolojik ve dayanışmacı bir ekonomi anlayışından geçmektedir” vurgusu yapıldı. Bileşenler, Kürdistan Ekoloji Hareketi ile Kürtler arasında ekolojik bilinci yükseltmeyi ve tüm faaliyetlerde etkili kılmayı; ayrıca Kürdistan’daki ekokırım politikalarını Avrupa’ya ve dünyaya duyurmayı hedeflediklerini ifade etti.
‘ROLÜMÜZÜ OYNAYAMADIK’
Yürütülen tartışmalarda TEV-EKO’nun çalışma tarzı ve yöntemi üzerine duruldu. Kurumsal misyonuna ilişkin olarak, yeterince rolünü oynayamadığı ve bu mücadelenin Kürdistan ekseninde mi yoksa Avrupa zeminini gözeterek mi yürütüleceği konularında netlik sağlanamadığı ifade edildi.
Buna ek olarak, hitap ettiği kitlenin hangi kesim olması gerektiği, diplomasi çalışmasına mı yoksa pratik örgütlenmeye mi yöneleceği ve enternasyonal çalışmayı hangi zeminde yürüteceği gibi soruların da yeterince açığa kavuşturulamadığı yönünde özeleştirisel bir yaklaşım belirdi.
TOPLUMSAL EKOLOJİ BARIŞLA MÜMKÜN
Ekoloji çalışmasının kısmi anlamda yoğunlaştığı ülkeler Almanya, İsviçre ve İtalya olurken, diğer Avrupa ülkelerinden henüz bir örgütlenmenin yeterince oluşmadığı belirtildi. Yeni süreçle birlikte, örgütleme modelinin genişletilmesi ve kurumsallaşması; ekoloji eğitimlerine ağırlık kazandırılması, çok dilli bir web sitesi için çalışmaların hazırlanması; ekoloji bilincinin yükselmesi ve toplumsal alana sirayet etmesi gibi konular üzerinde durulurken, günlük hayatta pratik bulan temel konular üzerinde de sirayet etmesi gerektiği vurgulandı.
Tartışmalara katılan enternasyonalist Kürt dostları ise, ekolojinin öneminin ancak barışa ortak olunup barış için çalışılırsa mümkün olabileceğini belirtti. Toplumsal ekolojiye duyarlılığın ancak barış ortamında daha iyi anlaşılabileceğine ve oluşabileceğine işaret edildi.
Bileşenler, tüm eksik ve yetmezliklere rağmen ekolojik toplumu inşa etme kararlılığını bir kez daha yineleyerek, “Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu” ruhuyla çalışmalarına devam edeceklerinin ve bu çalışmayı ileriye taşıyacaklarının sözünü verdiklerini belirtti.