Kürdistan’da halkın en büyük geçim kaynağının başında tarım geliyor. Verimli topraklara sahip olan Kürdistan coğrafyasında yüzlerce farklı ürün yetişiyor. Geçmişte Türkiye'nin tarım ihtiyacının yüzde 65'i Kürdistan bölgesinden karşılanırken, bugün Türk devletinin uzun yıllardır yürüttüğü savaş politikaları ve inşa ettiği barajlar nedeniyle tarım alanları büyük ölçüde daralmış durumda.
Kürdistan'da yürütülen tarım politikasına ilişkin ANF'ye konuşan Ziraat Mühendisi Abdussamed Ucaman, şunları kaydetti:
"Tarım denildiği zaman sadece bitkisel üretim üzerinden değerlendirme yapmıyoruz. Biraz da zirai üretim demek daha doğru olacaktır. Zirai üretim dediğimiz şey, bir tarafta üretim süreci, diğer tarafta işin pazar ve tüketim noktasıyla iç içe geçmiş bir gıda özgünlüğünü kapsıyor. Mevcut tarım politikasını değerlendirirken Türkiye çapındaki yanlış politikalar ile özelikle Kürdistan’daki mevcut politikaların birbirini etkilediği doğrudur. Ancak Kürdistan'daki tarım politikalarını sosyolojik ve ekonomik altyapı açısından değerlendirdiğimizde, Türkiye’deki diğer illere göre daha dezavantajlı konumda olduğunu görmekteyiz.
90'lı yıllarda 4 bine yakın köy boşaltıldı ve köylüler üretimden koparıldı; çiftçiler üretimden vazgeçip kentlere göç etmek zorunda kaldı. Bu durum, üretim olmayınca kente merkezinde ekonomik sıkıntıları ortaya çıkarıyor. Gıdaya ulaşımla ilgili ciddi problemler ortaya çıkabiliyor. Bunlar işin sosyolojik tarafı.
Bitkinin fizyolojisi ve üretime katkısı açısından da durum ayrı bir noktada. Sosyolojik ve toplumsal alanda, ekolojik toplumun tüm içselliğini alaşağı eden, dağıtan bir yapıya dönüşüyor ve kadim tarım hafızası yok olmaya başlıyor. Mevcut yerel tohumların yok olmasına neden olurken, binlerce yıl boyunca toprağa, iklime ve oradaki duruma adapte olmuş bitki tohumlarının bir bütünen değişmesine de neden oluyor."
‘YERLİ ÜRETİCİLER ÇİFTÇİLİK YAPAMAZ DURUMA GELDİ’
Ucaman, devletin Kürdistan'da tarım alanlarını daraltmaya yönelik bilinçli bir politika yürüttüğüne dikkat çekerek yerli üreticilerin çiftçilik yapamayacak bir duruma geldiğine işaret etti:
"İktidarın mevcut tarıma yaklaşımı, sebep ve sonuç yerine sadece sonuç üzerinden değerlendirme yaparak çözüm arayışına gitmesidir. Şimdiye kadar atadığı ilgili bakanlığın hem çalışanları hem de mevcut bakanların kendileri, bizzat tarımı bilen veya tarımla ilgilenen kişiler olmadıkları için tarımsal politikalarda da yanlış yönlendirmeler söz konusu olmuştur.
Buna, küresel dev şirketlerin etkileri ve neoliberal politikaların etkilerini de ekleyebiliriz. Buradaki çiftçi maalesef üretim yapamıyor. Girdi maliyetleri yüksek olduğu için çiftçi, ürettiği ürünü elinden çıkaramıyor. Bu durum da gıda tedarik zincirinin bozulmasına neden oluyor.
Kürdistan'da köylerin boşaltılması, ayda bir çıkarılan köy yasakları, tarlaya ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle üretim durma noktasına getiriliyor. Bunlar bilinçli bir şekilde yapılıyor. Bundan nedenle şu anda Kürdistan'da üretim ciddi bir problem haline geldi. Ülkenin buğdayının üçte biri Kürdistan'dan karşılanmasına rağmen, şu anda ciddi sıkıntılar mevcut. Oysaki doğru bir politikayla sadece Kürdistan bile, Ortadoğu’yu besleyecek bir pozisyondadır. Hem tarımsal yapısı hem arazi varlığı hem iklim koşulları hem de sulanabilir arazilerin olmasından kaynaklı avantajlı bir konumdadır."
‘TARIM ALANLARI KORUMA ALTINA ALINMALI ‘
Tarım alanlarının koruma altına alınıp çiftçilerin üretime teşvik edilmesiyle sorunların ortadan kalkacağını belirten Abdussamed Ucaman, "Devletin, tarımı bir stratejik alan olarak algılayıp bütçe yoğunluğunu tarımsal üretimin planlaması ve üretimin devamlılığıyla ilgili bir politik anlayışa dönüştürmesi gerekiyor. Buradaki çiftçinin kooperatifleşmesi lazım. Çiftçi, kooperatifleşmediği sürece büyük şirketlerle baş edemeyecek bir duruma gelir. Bundan dolayı da ürününü ucuza satmak zorunda kalır.
Ürünlerle ilgili ayrı ayrı düzenlemeler yapılmalı; ürünlerin raf ömrü, işlenmesi, işletilmesi ve bu işlemlerin paketlenmesiyle ilgili bir entegrasyona ihtiyaç var. Bunların tümü birbiriyle ilgili durumlar. Özelikle çiftçinin yaşadığı sorunlara yönelik ciddi çözümler üretilmeli, yerli tohum yeniden ele alınıp saha çalışmaları yapılmalı.
Çiftçilere yönelik destekleme politikaları artırılmalı ve teşvikler sağlanmalıdır. Tarımda var olan sorunlar bu şekilde çözüme kavuşur" ifadelerine yer verdi.