Yoga: Binlerce yıllık felsefeden milyarlık endüstriye
Bir zamanlar ruhsal dinginliğin ve içsel dengenin simgesi olan yoga, bugün dünyanın dört bir yanında dev bir endüstri haline geldi.
Bir zamanlar ruhsal dinginliğin ve içsel dengenin simgesi olan yoga, bugün dünyanın dört bir yanında dev bir endüstri haline geldi.
Yoga felsefi bir derinlikten çıkıp, çok sayıda ülkede çok boyutlu bir ticarete dönüştü. İsviçre’de RTS medyası yoganın nasıl milyarlık bir endüstriye dönüştüğüne dikkat çeken bir haber yayınladı.
Habere göre İsviçre’de de göl kenarından “hot yoga” stüdyolarına kadar her yerde karşımıza çıkan bu kadim disiplin, artık ciddi bir ekonomi yaratıyor. RTS’nin Basik programına göre, “sakinlik arayışı” olarak başlayan ilgi, bugün ticarileşmiş bir yaşam tarzına dönüşmüş durumda.
Vevey’de bir saatlik yoga dersi göl manzarasıyla birlikte 20 franka sunuluyor. Ülke genelinde ortalama fiyat 30 frank civarında. Katılımcılar bunu “kendine yatırım” olarak görse de, uzmanlara göre yoga artık sadece bir ruhsal deneyim değil, aynı zamanda büyük bir pazar.
SICAK STÜDYOLAR, SOĞUYAN FELSEFE
Cenevre’deki Yoga Flame stüdyosu bu dönüşümün tipik örneklerinden biri. 40 derece sıcaklıkta yapılan hot yoga dersleriyle 1000’den fazla üyeye sahip olan işletme, yıllık 500 ila 700 bin frank ciro yapıyor. 35 eğitmenle çalışan merkez, çevrim içi platformlar ve “yoga inzivaları”yla faaliyetlerini büyütüyor.
Yoga uzmanı ve yazar Zineb Fahsi, bu dönüşümün kapitalist ruhunu şöyle özetliyor: “1980’lerde ABD’de yoga, fitness kültürüyle birleşti. Bugün yoga, yeni kapitalizmin ruhuna uygun bir ürün haline geldi.”
YOGA MODASI: ONLARCA MİLYAR DOLARLIK TEKSTİL PAZARI
Artık yoga, sadece mat üstünde değil, gardıroplarda da yerini alıyor. Lululemon ve Alo Yoga gibi markalarla şekillenen “yoga modası”nın küresel değeri 48 milyar franka ulaştı.
Cully’deki Breath of Fire markası, bu dev pazarda etik üretim yapmaya çalışan küçük bir istisna. Kurucusu Cornelia Kauhs, “Eğer sadece kâr peşindeyseniz, bu artık yoga değildir,” diyor. Ailesiyle birlikte yürüttüğü atölye yılda yaklaşık 300 bin frank ciro yapıyor.
YOGA ÖĞRETMENİ OLMANIN YENİ PİYASASI
Yoga’nın bir başka ticarileşen alanı da öğretmen yetiştirme kursları. Artık birkaç yüz frank karşılığında, 200 saatlik çevrim içi eğitimle “yoga eğitmeni” unvanı almak mümkün.
Zineb Fahsi bu durumu “piramidal bir sistem” olarak tanımlıyor:
“Kimse gerçekten derslerle geçinemiyor, bu yüzden herkes öğretmen yetiştirmeye başlıyor.”
Lausanne’daki Samgati Enstitüsü gibi köklü merkezlerde ise 4 yıllık, 500 saatlik ciddi bir eğitim gerekiyor. Kurucusu Malek Daouk, “Bir öğretmenden önce, onun nasıl ve kimden eğitim aldığını sormak gerek,” uyarısında bulunuyor.
TİCARETİN GÖLGESİNDE KAYBOLAN ÖZ
İsviçre’de 700 bin ila 1,3 milyon kişinin yoga yaptığı tahmin ediliyor. Ancak bu “iyi hissetme ekonomisi”, yoga’nın özündeki sadelik ve tüketimden arınmışlık ilkeleriyle çelişiyor.
RTS, şöyle nokta koyuyor:
“Yoga’nın özü belki de sadece oturmak, nefes almak ve meditasyon yapmaktır, ki bunların hepsi, hâlâ tamamen ücretsizdir.”