DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği Êzidî Soykırımı’nın 11. yıl dönümünde, İsviçre'nin Zürih kentinde bir dizi etkinlik düzenlendi. Etkinliklerde yapılan açıklamalarda, uluslararası topluma Êzidî toplumunun taleplerine kulak verilmesi ve sorumluluk üstlenilmesi çağrısında bulunuldu.
Zürih kantonundaki ilk etkinlik, St. Jakob Kent Kilisesi önünde, Zürih Berîtan Kadın Meclisi öncülüğünde ve Zürih Demokratik Kürt Toplum Merkezi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Anma, 74. Ferman’da katledilenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Kilise girişine "Kein Vergessen, kein Vergeben" (Unutma, Affetme) yazılı pankart asıldı. Ayrıca, Şengal’de kaçırılan ve kaybettirilen kadın ve çocukları temsilen kilise önüne elbiseler asıldı.
Eylemde ilk konuşmayı Barış Anneleri adına Vesile Ana yaparak, başta kadınlar olmak üzere Şengal’de tüm katledilenleri andı. Ardından Êzidî Kadın Meclisleri Çatı Örgütü (SMJÊ) üyesi Çiçek Yıldız, hazırlanan basın metnini okudu.

SMJÊ ile Êzidî Dernekleri Birliği Merkezi (NAV-YEK) tarafından ortaklaşa hazırlanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“3 Ağustos 2014’te DAİŞ çeteleri, Şengal bölgesine insanlık dışı bir saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırı, uluslararası kamuoyunun gözleri önünde, çağımızın en ağır suçlarından biri olarak yaşandı. 400 binden fazla Êzidî yerinden edildi, yaklaşık 10 bin kişi katledildi. 7 binden fazla kadın ve çocuk kaçırıldı, satıldı ve köleleştirildi. Kadınlar sistematik şekilde tecavüze uğradı; çocuklar zorla Müslümanlaştırıldı ve asker yapılmak üzere eğitildi. Bugün hala yaklaşık 2.700 kadın ve çocuğun akıbeti bilinmemektedir.”
Açıklamada ayrıca, DAİŞ’in Êzidî toplumunu yok etme amacına açıkça vurgu yapılarak, oluşturulan özsavunma ve özyönetim modelinin umut verici olduğu belirtildi. Devamla, “2015’ten bu yana Êzidî toplumu Şengal’de özyönetimi hayata geçirmiştir. Bu, kültürel, dini ve toplumsal hakların korunması adına hayati bir adımdır. Ancak bu model, Türkiye’nin hava saldırıları, PDK’nin uyguladığı ambargo ve Irak merkezi hükümetinin düşmanca politikaları nedeniyle sürekli tehdit altındadır. Bu faktörler, bölgedeki güvenlik ve kalkınmayı baltalıyor, göçmenlerin geri dönüşünü engelliyor” denildi.
ÊZIDÎ TOPLUMUN TALEPLERİ
Basın açıklamasında, uluslararası topluma mücadele ve dayanışma çağrısında bulunularak şu talepler sıralandı:
- Şengal’in Yeniden İnşası: Yıkılan altyapıların (barınma, sağlık, eğitim) yeniden inşası; güvenli bir yaşamın temini.
- Kendi Kaderini Tayin Hakkının Tanınması: Şengal’deki mevcut özyönetimin tanınması.
- Güvenlik Önlemleri: Şengal üzerinde uçuşa yasak bölge ilan edilmesi; sivil nüfusun korunması.
- Geri Dönüşün Teşviki: Yerinden edilmiş kişilere kapsamlı yardım sunularak gönüllü ve güvenli geri dönüşün sağlanması.
- Uluslararası Bağış Konferansı: Yeniden inşa için mali kaynakların toplanması ve sürdürülebilir kalkınma projelerinin geliştirilmesi.
ŞENGAL PANELİ

Etkinliklerin ikinci bölümü, İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) Dış İlişkiler Komitesi tarafından düzenlenen panel ve belgesel gösterimiyle sürdü. Zürih’te Kürt dostları tarafından işletilen Zentral Wäscherei sahnesinde gerçekleşen etkinlikte, SMJÊ üyesi Çiçek Yıldız konuşmacı olarak yer aldı.
Çok sayıda İsviçreli Kürt dostunun katıldığı panelde, Çiçek Yıldız ferman sonrası Şengal’de yaşananları özetleyen bir sunum gerçekleştirdi. Almanca yaptığı sunumda Yıldız, Êzidî toplumunun artık örgütlü bir halk olduğunu belirtti. Çiçek Yıldız şunları ifade etti: “Her konuşmada Êzidî toplumu artık sadece mağdur bir halk olarak görülmemelidir. Hem Şengal’de hem de diasporada örgütlüyüz. Özsavunmamızı ve özyönetimimizi kendimiz oluşturduk. Pêşmergelerin halkımızı yalnız bıraktığı anda DAİŞ saldırdı. 12 gerillanın halkımızı büyük bir felaketten kurtardığını unutmayalım. YPG ve YPJ’nin açtığı koridor sayesinde 150 bin Êzidî kurtarıldı. Bugün YNŞ ve YJŞ gibi yapılar bu mücadelenin devamıdır.”
Kayıp kadın ve çocukların durumuna da dikkat çeken Çiçek Yıldız; “Hâlâ kayıp Êzidî kadın ve çocuklarımız var. Daha geçen gün YPJ tarafından bir Êzidî kadın kurtarıldı. Önemli ilerlemeler kaydedildi ama çözülmesi gereken sorunlarımız da var. Mücadelemiz sürecek” vurgusunda bulundu.
Panel, katılımcıların sorularıyla interaktif şekilde devam etti.
‘ŞENGAL: SOYKIRIMDAN SONRAKİ YAŞAM’ BELGESELİ
Panelin ardından “Şengal: Soykırımdan Sonraki Yaşam” adlı belgeselin gösterimi yapıldı. Gösterim öncesi belgeselin yönetmeni Delia Biddle Bris kısa bir konuşma yaptı. Bris, bu yıl Şengal’e giderek bölgedeki yaşamı yerinde gözlemlediğini belirtti:
“3 Ağustos 2014’te sözde ‘İslam Devleti’ DAİŞ, Êzidîlere karşı acımasız bir soykırım gerçekleştirdi. Binlerce insan öldürüldü, kaçırıldı, köleleştirildi. Bu acılar hâlâ çok taze.”
Konuşmanın ardından belgeselin gösterimi gerçekleştirildi.