İngiltere’de Demokratik Güç Birliği tarafından Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde düzenlenen basın açıklamasında, Kürt toplumuna yönelik kriminalizasyon politikalarına tepki gösterildi.
Kürtçe, Türkçe ve İngilizce gerçekleştirilen ortak açıklamada, Kürt toplumuna yönelik baskıların demokratik değerlere zarar verdiği ifade edildi. Açıklamayı Kürtçe olarak İshak Milani, Türkçe olarak Jiyan Kadın Meclisi adına Filiz Dersim ve İngilizce olarak GİK-DER Göçmen İşçiler Derneği adına İbrahim Avcil okudu.
Açıklamada, 27 Kasım 2024 tarihinde Londra’daki Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen geniş çaplı polis operasyonu sert sözlerle eleştirildi. 800’den fazla polisin katıldığı baskının kamu yararı açısından meşrulaştırılamayacağı belirtilen açıklamada, milyonlarca sterlinlik kamu kaynağı harcanmasına rağmen davanın herhangi bir mahkûmiyet kararıyla sonuçlanmadığına dikkat çekildi.
Ortak açıklamada, aylar süren yargılama boyunca jüriyi ikna edecek herhangi bir suç unsurunun ortaya konulamadığı ifade edilirken, yeniden yargılama girişimlerinin ise hukuki ve toplumsal açıdan kabul edilemez olduğu kaydedildi.
Demokratik Güç Birliği temsilcileri, PKK’nin fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırma kararının ardından davanın dayandırıldığı siyasi zeminin tamamen ortadan kalktığına işaret etti.
Açıklamada ayrıca, Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile PKK’nin fesih kararına dikkat çekilerek, Kürt sorununun demokratik siyaset temelinde çözülmesi gerektiğinin uluslararası düzeyde kabul gördüğü belirtildi. Buna rağmen İngiltere’de Kürt kurumlarının hedef alınmasının demokratik değerlerle çeliştiği ifade edildi.
Demokratik Güç Birliği tarafından yapılan çağrıda, İngiltere’de yaşayan Kürt toplumunun ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamına uzun yıllardır katkı sunduğu belirtilerek, Kürt kurumlarına yönelik kriminalizasyon politikalarına son verilmesi istendi.
Açıklamada, “800’den fazla polis, milyonlarca sterlin kamu kaynağı ve aylar süren yargılama sonucunda hiçbir mahkûmiyet çıkmamıştır. Ortada engellenmiş bir kamu tehdidi yoktur. Buna rağmen Kürt toplumu hedef alınmaya devam edilmektedir. Demokratik haklar, toplumsal sağduyu ve adalet adına bu sonuçsuz yargılamaya derhal son verilmelidir” denildi.
Basın açıklaması, İngiltere’deki Kürt, Türk ve demokratik çevrelerin ortak dayanışma mesajlarıyla sona erdi.